Bu kim?

26 5 3
                                        

Soğuk bir sonbahar günü, zahit işe gitmek için son hazırlıkları yapmakta.
Evden çıkmadan önce, aynadan kendine bakarak. Bu ne tıp ya kim görse kaçar....

Uzun ve yorucu yürüyüşten sonra işe gelen zahit, kapıyı açmak için elini cebine atarken kapının yan tarafından, köşede uyuya kalmış birini görür. Önce korkar geri adım atar.
Bu kim ya, hey oradaki diye seslenir. Fakat ses yok, gene seslenir ama çıt yok. Zahit, yavaşça yaklaşarak elini omuzuna dokundurarak hafif bir sirkeler. Başına mont şapkasını geçiren yabancı. Birden hareket eder.
Zahit,kardeş kimsin ölüdun mu ,yaşıyor musun. "Sanane" diye bir kadın sesi duyan. Zahit şaşırır kalır.
Bir an şoka gitmiş gibi donar kalır.

Zahit kekeleyerek bbbbayan ne işiniz var burda. Size yardımcı olabilirim. Bir yüzünüzü gösterin de konuşalım.
O an ! Şapkasını başından çıkaran kız, şimdi gördün mu beni.. Zahit kızı görünce gene dili durulur. Allah'ım bu ne güzelik ve bu güzelliğin burda sokakta ne işi var...
Güzelliğin şokunu atlatan zahit, elinizi uzatın bayan,bu arada ben zahit. Kız elimi uzatarak bende esra.
Memnun oldum esra.
Hava soğuk gel içeri geçelim. Sıcak bir çay belki açsın kahvaltı yaparız. Âc olan esra bu teklife yok diyemez di..

Zahit, içeri geçer, geçmez hemen sobayı yakar. Gel sobaya yaklaş biraz ısınırsın!! Uzun bir süre zahit ve esra sessiz bir şekilde oturdular. Sobada patlayan kömür sesinden başka ses yoktu. Sessizlik, esranın öldürmesiyle son buldu. Zahit yerinde kalkarak masada duran bardağı alıp esraya uzatır. Buyur iç geçer kendine gelirsin. Esra bardağı alarak, teşekkür ederim zahit bey...

ŞİMDİ BENZEDIMI ONA ?Stories to obsess over. Discover now