Merhaba ben Benjamin 23 yaşındayım. Kahverengi saçlarım ve yeşil gözlerim var. Hergünkü gibi dahi abimin klasik buluşlarını kullanmak için izin almaya çalışıyordum.
-Olmaz. Çok tehlikeli.
İşte dahi abim genius. 26 yaşında. Simsiyah saçları ve masmavi gözleri var. Bilim ödülleri var ve bu benim hiç umurumda değil. Sonuçta buluşlarını önce ben test ediyorum. Ayrıca benimde uzun atlama yarışması birincilik kupam var.
-Ama daha önce birşey olmamıştı. Sadece yarım saatliğine lazım.
-Of!
-Lütfen.
Yine muhteşem bakışımı yaptım.
-Tamam. Ama birdaha yavru köpek bakışına kanmam.
Aslında bukadar saf değildir ama yavru köpek bakışıma dayanamaz.
-Deneyelim istersen.(Sırıttım)
-Aşırı hızda giden motorumu geri almamı istiyorsan olur. (Sinirli sinirli bakıyordu)
-Hadi ben kaçtım.
Arkamdan ettiği lafları duymamak için ses geçirmeyen kulaklığımı takıp motora atladığım gibi 2 dakikada Pictalar'ın evine varmak umuduyla gaza basarken Element Çılgınlığı adlı film afişini gördüm.Bu filme gitmeliydim. Çünkü elementle ilgili olan filmlerin hastasıyım. Elementleri yönetebilmeyi çok istiyorum. Doğrusu gerçek hayatta bu imkansız gibi birşeydi. Ben bunları düşünürken Pictalar'ın evine gelmiştim.
-Picta. Aşağıya gel hadi.
1 dk sonra
-Benjamin senmi geldin. Abinin motorunu almışsın. Kesin yine o bakışına dayanamamıştır.
Bu picta aşık olduğum kız çok tatlı bi kızdır. 23 yaşında. Arasında gri olan kahverengi saçları ve çok güzel gri gözleri var.
-Ben. Ağızının suyu akıyor. Sil bir zahmet.
Bu Picta'nın gıcık kuzeni Mary. 25 yaşında. Dalgalı sarı saçları ve mavinin en açık tonu gözleri var. Benimle uğraşmak çok hoşuna gidiyor.
-Hiçte bile.
-Yaa. Kesin öyledir.
-Git başımdan yoksa olucaklara karışmam. Haberin olsun.
Mary bir yandan kahkaha atarken;
-Hey! Şampiyon sakin ol.
Picta dayanamayıp ortaya atladı.
-Yeter!
Picta'yı ilk kez sinirli görmüştüm.
-Özür dilerim Picta. Senin burada olduğunu unuttuk.
Mary de aynı şekilde özür diledi. Ama hiçte ciddi olmadığı anlaşılıyordu.
-Tamam önemli değil. Benjamin sen ne söylemek için geldin?
İsmimi kısaltarak söylemiyordu. Buda sevdiğim huylarındandı. Çünkü ismimi çok seviyordum.
-Şey. Mavi böğürtlen toplamaya gidelim mi?
İkiside biranda bana bakakaldılar.
-Kırmızı böğürtlenlerden sıkıldım. Mavi olanların tadını çok merak ediyorum.
Picta;
-Ama orası çok tehlikeli hem de şehrin dışında nasıl gidicez?
Elimle gurur duyar bir şekilde motoru gösterdim.
-Üçümüzü de alır mı sence?
-Deneyip,görelim.
Mary yarı dalgın yarı şaşkın gözlerle bi bana bi Picta'ya bakıyordu.
-Hıı?
-Mary!
-Tamam banada uyar. Peki saat kaçta gidiyoruz?
Mary'e bakıp sırıttım.
-Bir saat sonra.Neyse ben eve gidip abime gelicek mi diye sorayım. Şimdiden söylüyorum gelmek istemeyen olursa birdaha konuşmam.
Abimi duyunca Mary çok fena kızarmıştı. Kesin aşıktı.
-Bize güven. Dimi Mary?
-Evet. Bize güven.
İlk bölümü sonunda attım. Biraz acemice oldu galiba. İlk bölümün heyecanına verin. Yazım yanlışı veya noktalama yanlışlarım varsa affetmeniz dileğiyle hoşcakalın. Bu arada Benjamin 2.Bölümde maceralara atılıcak.
BẠN ĐANG ĐỌC
Bilinmeyen Güç
Khoa học viễn tưởngKapak:elfnrats111 Özel güç tutkusuyla yanıp tutuşan,her normal gününde macera arayan bir gencin hikayesi. Aslında bukadar çok istediği gücü ülkesi tarafından engellendiğini nereden bilebilirdi. Hem kendini hem de arkadaşlarını nasıl maceralar bekl...
