Merhaba ben Sally, yani kısaca. Asıl ismim Sally Samantha Pean. Evet tahmin ettiğiniz gibi ben Pean ailesinin en küçük ferdiyim. Safkan Pean ailesinin...
Abim Frank Edward Christopher ben henüz 2 yaşında iken öldü. Sebebini hiç bilmedim. Ama bana hiç çocukluğumu yaşatmadılar.
Annem daima benden nefret etti. Hiçbir zaman beni düşünmedi. Hayatta yokmuşum gibi davrandı. Babamsa bana ailenin son varisi olarak ilgi gösterdi. Beni sevdiğini sanmıyorum ama saygı duyuyordu.
Ama artık Pean ailesinin soyadını taşıyacak bir erkek çocuğu yoktu. Beni bir safkan ile evlendireceklerdi. Kiminle evleneceğim belliydi. En azından onlar için.
Ben hiçbir şey bilmezken onların benim hakkımda karar vermeleri korkunç bir şey.
Ben 12 yaşındayım. Dumstranga gidiyorum. Biliyorum, orasının yalnız erkekler için olduğu düşünülüyor ama yanılıyorlar.
Ben okulumun en iyisiyim. Tabi şaşmamak lazım, hepsi mankafanın teki.
2 tane korumam var. 2 dakika rahat bırakmıyorlar. Yatarken bile başımda dikiliyorlar.
Ben Sally Pean. Hayatı boyunca asla kız olmamış Samantha. Belki de farklı olamaz hayatım. Belki de yaşamam lazım...
____
"Of Viktor. Mankafanın tekisin."
"Ama yapamıyovum. Bu iksiğ isleği his de ba'a göğe di'il."
"Bak geyik otu koymazsan böyle olur mu sence? Bir daha unutma."
"Tamam unutmam."
Okulun ilk günü yine başladı. Her zamanki gibi Mr. Rang beni öve öve bitiremedi. KSKS dersi böyle geçti.
İksir dersinde yaptığım iksir için Madam Peten bana ödev vermedi. Ama Victor gene bana yaptırdı. Ama en iyi arkadaşım. İtiraz da edemiyorum ki.
Şu an kendime ait yatakhanemde oturuyorum. Birazdan Norb yemeğimi getirir. Ah ne kadar açım. Söylemeyi unuttum. Herkes gibi ben de kendime ait yatakhanede yatıyorum.
Babam yatakhaneyle yakından ilgilendi. Yeşil ve mavi renklere hakim bütün yatakhane. Hoşuma gidiyor aslında ama mor olsaydı çok daha güzel olmaz mıydı sizce?
Burada çok ayrıcalıklıyım. Bazen iyi mi kötü ü bilemiyorum. Bir Pean olmak, korkunç bir zenginliğr sahip olmak garip.
Hiç dışarı çıkamıyorum. Derslere beni Norb götürüyor. Gece yatarken yanımda Madam Pines kalıyor. Kendisi benim dadım. Bu yaşta hala bir dadıyla yaşıyorum.
Hayatım böyle geçiyor. Belki başka bir kız olsaydım hayatım çok daha renkli geçebilirdi. Mesela farklı olurdum. Elbise giyebilirdim.
Belki erkek bile olsaydım burada çok daha fazla eğlenebilirdim. En azından özgür olurdum.
Ama ben burada erkek kadar güçlü Samantha'yım. Safkanım, ama bundan gurur duymuyorum. Ben buyum. Ama bu olmak istemiyorum.
Ben de diğerleri gibi süpürgeye binmek istiyorum. Ben de Quiditch, tüküren bilye oynamak istiyorum.
Ben de annemin beni sevmesini bana bir kere sarılıp öpmesini istiyorum. Babamın bir kere canım kızım demesini istiyorum.
Ama olmuyor değil mi? Napıayım ben de idare etmeye çalışıyorum. Çok mu istiyorum?
____
Okuldan kaçtım. Biliyorum çok garip geldi ama, yani ... Şeyy. Aslında akşam geri dönüceğim. Okuldan nefret eden biri değilim. Okulumu seviyorum ama herkesin dinlenmeye ihtiyacı vardır.
Şu an bir Muggle kasabasındayım. Adını hatırlamıyorum. Ama muhteşem bir yer. Mugglelar kötü değiller. Ayrıca çok temizler.
Yazardan
Sally dosdoğru gidiyordu. Gideceği yeri biliyor gibiydi. Üzerinde yalnızca siyah eteği ve kalın gece mavisi bir kazağı olduğu için dikkat çekmiyordu. Mugglelar da aynı tarz giyiniyorlardı ve bu Sally'nin kıyafet seçiminden gurur duymasını sağladı.
Dümdüz yürüdü ve dikkatini çeken bir kaç Muggle kafelesinden en tenha olanına girdi. Yanına biraz muggle parası vardı.
Sıcak çikolata denen içecek çok dikkatini çekti ve ondan istedi. Çok yumuşak duruyordu ve muggle çocuklarının buna bayıldığını duymuştu.
-Lütfen sıcak çikolata alabilir miyim
-Elbette efendim.
Sıcak çikolata anında geldi. Tadı harikaydı. Belki de hayatında içtiği en güzel içecekti. Dudağının üstünde kalan çikolataları yaladı. İçi sıcacık olmuştu.
-Teşekkür ederim.
-Bir şey değil bayan.
Sally okuldaki diğerlerinin aksine oldukça kibardı. Teşekkür etmeyi, özür dilemeyi ve daha bir çok kibar sözü yerinde kullanıyordu. Büyüklerini örnek almıyordu. Onların kendisini örnek alması gerektiğini düşünüyordu. Ama yalnızca 12 yaşındaydı. Hayat 12 yaşında minik bir kızı dinlemezdi.
Ardından parayı ödeyip çıktı. Hemen ileride bir dondurmacı vardı. Daha önce yemişti ve hiç de pişman olmamıştı.
Sally'den
Hımm, bayılıyorum dondurmaya. Biraz alabilecek kadar param var sanırım. Bakayımmm... Evet var.
"Merhabalar bayım."
"Merhaba küçük hanım."
"Neli dondurmalarınız var acaba?"
"Ne istersin? Hepsi var."
"Limonlu var mı?" dedim heyecanla. Ona bayılıyordum.
"Tamam buyrun küçük hanım."
"Teşekkür ederim. Buyrun parası."
"Afiyet olsun."
Bence şu parka gitmemde bir sakınca yok. Dondurmamı orada rahatlıkla yiyebilirdim. Sekerek gittim. Böyle yürümeyi seviyordum.
Yazardan
Sally bir banka oturdu. Karşıda oynayan çocuklara sevgiyle baktı. Onlar gibi olmayı ne kadar isterdi. Çocuk olmayı çok isterdi.
O sırada dikkatini bir şey çekti. Bir çocuk vardı. Kız çocuğunun ayağındaki kilotluçorabı giymeye çalışılöış ama doğru olmamış gibi duruyordu. Ama yine de eteği ve pembe pabuçları ile çok tatlıydı. Babasının kucağına oturmuştu. Birbirlerine sevgiyle bakıyorlardı.
-Babacım.
-Efendim güzel kızım?
-Bana dondurma alır mısın?
-Tabi canım kızım.
-Babacımm.
Sally'den bir damla yaş düştü, ve hayalleri. Onla birlikte dondurması da.
Sally kaçıyordu. Belki sevgisizlikten, belki de...
Yıldızabasalım🌟🌟🌟🌟
YOU ARE READING
My Life (Benim Hayatım)
FanfictionO minik bir kız çocuğu. Yani dışından böyle gözüküyor. İçini kimse bilmiyor. Onu kimse görmüyor. Neler yaşadığını anlayamıyor. 3 yaşında olgunlaşmayı öğrendi. 5 yaşında hayatın adil olmadığını öğrendi. 9 yaşında sevilmediğini öğrendi. 14 yaşında ke...
