Birinci Bölüm

56 4 4
                                        

Herkes Fazlasıyla Sevmiş,Ben Eskileriylede Sevdim Oysa.

Ben uçuk bir yazarım şimdilik oylesine biseyler karaliyorum sadece yazdiklarimi ben bile anlanlmiyorum. Demisler ya Sairler Ve Yazarlar sadece Aş'k Tan yazar. Her şair ve yazar aşktan yazmaz mesela ben aşktan yazmiyorum ama dertlerimi aatacak insanda bulamiyorum yapicak bişey ve dertleşicek kimsem kalmadi artik tek dostlum kitaplar kalemim ve kağıdım bunlar benim derdime derman oluyor. Ama artik kağıt kalem yerini sosyal medya denilen illete bıraktı eskisi kadar olmuyo Yani tadı çıkmıyor yazmanin.Aklima bişey gelmiyor sanki beynim durmuş hiç birsey düşünmüyor napiyim soylesene. Sevecek bi yarimmi var,özleyecek bir sevdigimmi var,arkasindan bakacagim bir geçmişimmi var. Kafamda milyon soruyla başbaşa kaldim. Işlemiyor zaman,geçmiyor vakit. Henüz 15 yaşında bir genç oysaki. Genclik yillarini yaşiyor daha ne ara büyüdüde pişman oldu yaptiklarindan. Zamani geldi çalıştı karnini doyurdu zamani geldi Aşkık oldu peşinden koştu. Naapsin garip garipti pek bişey bilmezdi 8. Sinifta bi kiza aşk oldu Sevdi sevildigini sandi. Kiz duygulariyla oynadi BIR Kağıt gibi buruşturup çöpe atti... Kim bilir belki o çocuğa ne oldu ! Ben bilirim Çünkü o Genç benim. Hala yasiyorum onun çekip giderken verdigi aciyi O kadar Yaktiki Canimi Alicagin olsun  vicdansiz Alıcağın olsun..

Insallah mutlusundur gittigin yerde. Ben Mutsuzken Mutlu olmayı iyi becerirdin sen senki senin yerini kimse alamazdı daha 15 yasindaydım oysaki naaparsın kaç yıldır dostum dediğim insanlar bile bıraktı gitti beni. Naaparsın Hayat."Kiminin Parası , Kiminin Duası",demişler. İyi Demişler Napalım biz burda aş'k acısı çektigimizi saniyoruzda Leyla İle Mecnun,Ferhat'la Şirin. Onlarda delicesine sevmiş. Baksana İyi gidiyorum yokluğunu artık o kadarda dert etmiyorum sen ayanimda olmasanda biliyorum hala kalbimde bi yerdesin    ama ya tekrar karşıma çıkarsan ?

ozaman ne olacagını hiç bilmiyorum napıcağımı nasıl yapıcagımı hiç bilmiyorum . E Gittinde ne oldu sanki gitmesen yanimda kalsan basını omzuma Yaslayıp "Seni Seviyorum" Desen... Şu Hayattan o kadarda çok şey istyemiyorum oysaki mal mürk para bunlar hikaye. Ben Sadece Huzur İstiyorum Huzurluca yasayip huzurluca ölmek. Napalım Bazı İnsanlar hayallerimizi öldürünce hayattan istiycek pek birşey kalmıyor. Biliyorum geliceksin,biliyorum döneceksin ama o zamanda ben burda olmıyacağım belki yani çok  geç olucak   yani sana diycegim Şu Ki Çık Gel birbirimizi Üzmeye kırmaya Hiç Gerek yok. En Sonunda Onca Hayali Olan Mutlu Sevecen Çocugu Öldürdünüz Yerine Mutsuz hayattan beklentisi olmayan bir çocuk getirdiniz. Sessizlik Ve Huzur artık o çocugun tek dilegi... O Çocuk Şair Olmak istiyordu çok çalışmıştı onun için ama olmadı bi yerde kalemini kırdılar kağıdını yırttılar yazdıklarını sildiler.

Çocukta Garipti naapsın parası pulu  yok zaten istemezdide zengin olmayı. Ya Zengin olupta burnı havada gezecegine fakir olupta "Rükuş" Gezmeyi yeğlerdi. O kadar paraya düşkün değildi kimi insanlar kimi paraya ruhunu satmazdı para onun için sadece pir kağıt parçası ve bir kaç metalden ibaretti. Cebinde Metelik yoktu ama bunu dert etmezdi. Sığınmak için dört duvar bir çatı bile yetiyordu ona. Çocuk o kadar çalışkan değildi dersleri pek dinlemezdi ama çoğu öğretmeni onu severdi. Matematik Dersinden anlamasada saygısızlık olmasın diye dinlerdi sıkıldıgına kimseyi rahatsız etmemek için arka sıralara geçip sessizce otururdu.  Gelelim 8. Sınıfta kalbine giren o kıza. Sekizinci sınıfa henüz yeni baslamıştık. Sınıfımıza Üç Yeni öğrenci geldi ama nedense sadece biri dikkatini çekmişti kızın ismi kadriye'ydi o kadar güzel değildi ama temiz kalpli olduğu belliydi yada ben öyle sanmıştım o gün okulun ilk günü o kızla kağıt savaşı yapmıştık. Pembe Rengi Hiç sevmem bana sürekli inat olsun diye penbe kağıt atmıştı arkadaslığımız öyle başlamıştı.  Aslında başlarda iyi gibiydi sekizinci sınıfın ikinci döneminde eyer kıza gölüm kaymasaydı daha güzel olacaktı amaa kalbe söz geçmiyor. Kıza Seni Biri Seviyor Demiştim kim diye felan sordu kız yurdunda kalıyordu yoldayken konuşmak için onunla beraber yurda kadar yürümüştüm Adının baş harfini kendi ismimin    baş harfiyle aynı söyleyip farklı bir isim kullanmıştım.

Sonra bigün cesaretimi toplayıp seni seven çocuk bendim seni çok seviyorum demiştim.  O Gün bana hiçbirşey demeden çekip gitmişti sonraki gün kursta iken ona bir not yollamıştım içinde güzel sözler yazan. Oda Kurs Çıkışı bir uçak yapıp içine I Love You Yazmıştı o gün sevinçten haykırıcaktım nerdeyse hiç birşey demeden direk eve koşmuştum meyersem  iki tane kağıt varmış birini gördüm diyerini sonradan fark ettim ama içinde ne yazdıgını şuan tam hatırlamıyorum sonraki gün gene okul çıkışı biraz beraber dolaştık sonrada bi yerde oturup konuşmuştuk. Beni gerçekten seviyormusun diye bir soru sordu. Sonra aramızda şöyle bi konsma geçti 

-Malesefki Evet. 

-Neyime aşık oldun ?

-Gülüşüne,

-Ben Okadar Güzel Gülmiyorum ki.

-İşte Onun farkına sen bile varamamışsın...

Bu Konusmadan sonra Yurda kadar geçirdim ve eve döndüm yağmur yağıyordu sırf ıslanmak için yavaş yavaş yürüdüm. Eve Döndügümde üstümü değiştirip elime bir kağıt kalem aldım ve Şiir yazdım. Nerdeyse bir yıldır şiir yazmıyordum iyi gelmişti şöyle bir söz yazdım,

 -Eger gökyüzü bir parça kagit, deniz bir sise mürekkep olsaydi yine de sana olan duygularimi yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki...

Eğer Bu kadar yazmaya devam edersem kendimi kaybedecektim gene o yüzden yazmayı bıraktım zaten geç olmuştu yattım ama uyuyamadım düşündüm. Acaba oda beni gerçekten seviyormu ? diye geçti kafamdan.

Aradan 1 hafta sonra ayrıldık henüz daha sevgili oldugumuzu bile anlamamıştım.

Ayrıldıktan iki ikibucuk hafta sonra felan tekrar konuşmak istedi kabul ettim kıramadım.Sonra yürürken birden durdu boyu benden kısaydı biraz o yüzen kaldırıma çıktı dediki

-Fahrettin benimle çıkarmısın ?

Bişey diyemedim çok ani söylemişti bende çok şaşırdım biraz yürüdükten sonra kabul ettim. Biraz daha dolaştık sonra ben onu ugurladım eve dogru gittim üstümdeki eşyaları bıraktım biraz kafamı toplamak için sessiz bi yere gittim düşündüm düşündüm düşündüm bişey bulamadım napıyım aşıktım hemde aptal bir aşık. O beni bir kere yarı yolda bıraktı ya bi kere daha bırakırsa diğe düşündüm ama sonra ya bırakmazsa dedım kendi kendime.

Bir Şans daha vermiştim ona okulların kapanmasına 1 haftadan az kalmıştı çok mutlu gidiyoduk ki kavga ederek ayrıldık... Artık Umrumda değildi ama Kavgadan sonra arkadaş olalımmı demesi çok ağır koymuştu bana.

Kızlar Erkekleri erkeklerde kızları hiç anlamıyor bunda yalan yok ama erkegi anlamak zor değil. Erkegin gönlü yemekten maçtan bide yağcılıktan geçer erkek budur.Ama Yeri gelir romantik yeri gelir ormantik olur öyle bi huyuda var. Erkek sevdigini delicesine kıskanır erkek bir sınegin yanına yakmaşmasına bile izin vermez.

Gelelim kızlara kızların aklında önce alışveriş,sonra sosyal medya sonraa bugün ne giysem telaşı  En Sonda sevdigim napıyor diye onuda merak eder ama o kadar yogunlugun arasında unutmassa.Ama Her Kız oyle değildir belki. Bilemem tanıdıgım kızların hepsi öyleydi Sanki  milyon tane kız tanıdım hayatım boyunca tanıstıgım kız sayısı yüz olmamıştır bile.

Neyse Konudan sapmayalım Kızlarmı daha çok kıskanır erkeklermi ?

Bu Sorunun cevabı çok kolay aslında kızlar daha çok kıskanır. Erkeklerde kıskanır ama kızlar kadar kafaları basamaz. Erkekler Efelenir bağırır çağırır güç gösterisi yapar  ama kızlar ağırdan alır. Eline bir koz geçtigi an onu en iyi şekilde kullanıp erkegi kıstırmanın bi yolunu bulur.


Daha 15 YaşındaStories to obsess over. Discover now