İçimdeki dost Palalo...

97 6 0
                                        

Gerçeklik mi? Hani nerede, hayatın neresinde kimin umrunda? Tüm gerçekler kaybolmuş yalanların arkasında. Artık herşeyin sahtesi var, her fikrin, her hareketin, her duygunun... gülücükler sahte, göz yaşı akıtmak çiçek sulamaktan daha kolay, özlemek zaten en basiti... tüm duyguların sahtesini yaptılar, tüm duyguları acımadan yok ettiler, içlerine ettiler. Herşeyin içine ettiler de, herşeyi batırdılırda bir şey varki öyle birşey hadi hepsini bir tarafa atın bu şeyin içine sıçmaları çok zoruma gitti. Aşk! Aşkın içine ettiler ya aşkın sahtesini yaptılar ya bu işte bu çok zoruma gidiyor... Artık aşık olmak çok sıradan, aşkım demesi çok kolay. Onlarca sevgili var ki görüyorum hepsi birbirine aşkım diyor; ne kadar şanslı insan varmış meğer dünyada aşkını bulmuş (!) Ama ne hikmettir ki bu büyük aşıkların birliktelikleri kadar, birbirlerini unutmasıda çok kısa sürüyor. İşte aşk gibi kutsal bir duygunun içine edip de kendilerine uydurma sahte bir şey icat edip adına aşk derlerse, o çakma aşkları bu kadar sürüyor ancak... oysaki birbirini bulmuş iki aşığın ayrılması mümkün müdür? Hadi bir bela oldu birbirlerinden ayrıldılar diyelim, ya birbirlerini unutmaları mümkün mü? Allah belanızı versin! Attığınız sahte gülücüklerde geberin, döktüğünüz sahte gözyaşlarında boğulun boğulunda bari aşkı bozmayın aşkın içine etmeyin, hadi herşeyi siktiniz, AŞK'a dokunmayın bari, aşkı kirletmeyin... hoşlandım diyin, sevdim diyin, güzeldi diyin ama  aşık oldum demeyin... Aşk benim tanıdığım en kutsal şey çünkü...

Palalo:
- Ah keşke bir mucize olsada şu yapmacık insanların yerine o güzel, gerçek insanlar gelse...

Keşke öyle olsa, belki ozaman şu dünya yaşanabilir bir yer olurdu hatta zevk verici bir yer...

- Metehan benim güzel dostum; peki sen hiç aşık oldun mu? O özlemini çektiğin aşkı yaşayabildin mi?

Ey benim vazgeçilmez dostum eğer aşık olmamış olsam, aşkı anlayabilir miydim? Bırak aşkı hayatı bile anlayamazdım. Çünkü hayat yalandan bir tiyatroydu. Aşk denilen o gerçek perdeyi görünce, hissedince, yaşayınca varolduğumu ve hayatın devam ettiğini anladım. Asıl hayat bu yaşadıklarımız değil. Asıl hayat duygularımız, hislerimiz, hissettiklerimiz. Asıl hayat biziz, kendi özümüzüz. Asıl hayat aşk, asıl hayat aşkımız, asıl hayat bizi etrafında döndüren, şuurumuzu fikrimizi bozan sevgili...

- Peki ey dostum! Seni böylesine etkileyen o aşkın bir hikayesi var mı?

Var elbet...


- Anlatırmısın şöyle yavaş yavaş bana.

Olur anlatayım, anlatayımda ne ateşlerde yandım sende gör, ne yollardan ne bitmez şiirlerden geçtim sende bil...

Tiyatronun gerçek perdesi AŞK...Stories to obsess over. Discover now