1.Bölüm

11 0 0
                                        

Dışarıdaki hafif rüzgar tenime usul usul vuruyor, hafifçe yanaklarımı okşuyordu. O kadar hoştu ki o his sanki bütün sıkıntılarının içinde kayboluyor, adeta kendini başka bir dünyada hissettiriyordu sana. Bunun için sadece açık bir havada kulağında kulaklık hafif rüzgar ve de günbatımı gerekliydi...

Her ne zaman olursa olsun, o manzarayı pembeleşince görsem bütün dertlerimi hep geride bırakıp sadece müziğin eşliğinde o manzarayı izlerim. Çünkü o anda aklıma hep o gelir. Yani deniz... O gökyüzünün pembemsi rengi, denizin masmavi rengiyle bir araya gelir ve güneş batmak üzere gökyüzünden aşağı doğru sürüklenerek denizin boşluğuna kendini bırakır. Tıpkı şu an benim yaptığım gibi... Kendimi denizin içinde kaybettiğim gibi...


Saat akşam sekiz buçuğa doğru üzerime hafif bir ağırlık düştü. Yavaş yavaş gözlerim kapanıyor, kendimi usulca uykunun kollarına veriyordum. Bir anda kulaklığımdan aniden pop bir müzik çalmaya başlayınca, kendime geldim. Her şey, her bir olay bana artık onu hatırlatmaya yetiyordu. Kulaklığımdan çıkan ses onunla birlikte sahilde günbatımını izlerken dinlediğimiz şarkıydı.

Hemen telefonumu elime alıp, aniden müziği değiştirmeye çalıştım. Çünkü artık daha fazla onu hatırlamak istemiyordum. Her gün kendimi bu balkonda manzaraya karşı, müzik eşliğinde bir zaman ayırırdım. Ama sadece bir saat. Yoksa günümün geri kalan kısmında hep onu düşünecek olacaktım. İstemiyordum. Çünkü sevdiğinin sen onu düşünürken, onun aynı saatte sevgilisiyle senin onla yaptığını yapması benim için çok acıydı...

                                       * * *
Hemen telefonumdan kulaklığımı çekip bir kenara fırlattım. Telefonumu cebime koydum ve biraz canlanmam için, yüzümü yıkamaya gittim. Soğuk su yüzüme çarptığında biraz üşüsem de, aldırış etmedim ve hemen salonun yolunu tuttum.

Salona girdiğimde, annem sofrayı kuruyordu. Kafamı dağitmak amacıyla anneme yardım etmek istedim. O sırada kapıdan sesler gelmeye başladı. Evimiz müstakil olduğu için, dışarıdaki her olayı rahatlıkla duyabiliyorduk. Annem " hayırdır inşallah " deyip kapıya doğru yöneldi. Bende merak edip, annemin peşinden gittim. Annem kapının dürbününden baktı, baktı, baktı... Annem uzun süre bakınca merak ettim. " Anne ne oldu?" diye sordum. Annem pek bi şey belli etmemeye çalışsada kötü bir durum olduğu ortadaydı. Hemen annem geri çekildiğinde, bende gözetledim etrafı. Ve evet işte ordaydı. Tam da sevgilisinin yanında, başka bir erkekle kavga eden sevdiğim çocuk, deniz... O da sevdiği kızı kolluyordu. Erkeklerin ona sataşmasıyla, kızın ona yüz vermesiyle de olsa yine de onu kolluyordu.

                                       * * *
      
            Gördüklerim karşısında şok olmuş, kapının önünde öylece bekliyordum. Sanki her şey durmuş, sadece dünyada sen varsın ve sana işkence çektiriyorlar gibiydi. Bu, bu his bana çok fazlaydı. İlk defa bir adama bu kadar çok aşık olmuştum. İlk defa birini bu kadar çok seviyordum. İlk defa birine bu kadar çok değer veriyordum. Ama, ama o ise benim gözümün önünde, bizim evimizin orada kendince, sevgilisini kolluyordu...

            Adeta beynim durmuştu. Sadece ama sadece ben onu düşünürken, onunla hayallerimi süslerken, onun her anında ne yaptığını düşünürken, onun yaptığı sadece bir aptallıktan ibaretti. Sadece bir aptallık...

             Annemin bir anda beni dürtmesiyle kendime geldim. Bana soru sormasına dahi fırsat vermeden, doğru odama koştum. Çünkü her üzüldüğünde veya her beni şaşırtmasının ardından, doğru odama koşar ve kendimi o küçücük yere hapsederdim. Ve her zaman olduğu gibi bunu yaptım.

             Elime telefonumu aldığım gibi, hemen Yıldızı aradım. Tek can dostum, tek arkadaştan ötem, kardeşimi... Zor zamanlarında, sana sahip çıkacak, seni dinleyecek, sana tavsiye verecek bir dostun olmalıydı bu yalan dünyada... İşte bana bunları yapabilecek tek kişi de Yıldızdı.

             Yıldız, hıçkırıklarla ağlayan benim sesimi telefonda duyunca, direk "ne oldu" diye değil, "nerdesin" diye cevap verdi aramama. Çünkü biliyodu o halde ona cevap veremeyeceğimi. Her zaman olduğu gibi...

              Yıldıza evde olduğumu ve hemen bize gelmesini söyledikten sonra, yatağa kendimi fırlattım. O an düşünmeye başladım. "Acaba ben mi çok abartıyorum?" diye. Ama bir yandan tam tersini de düşünüyordum. "Hayır abartmıyorsun, sen sadece onu canından çok sevdiğin için böyle davranıyorsun, onu kıskanıyorsun ve paylaşmak istemiyorsun. O sadece senin olsun istiyorsun. Sadece senin..." acaba gerçekten böyle miydi? Ben onu paylaşamadığım için miydi bunca gözyaşlarım? diye düşünürken, yine düşüncelerim yarıda bölündü. Çünkü o sırada odama annemle birlikte Yıldız girdi.

               Annem, elinde tepside olan kekle birlikte meyve suyunu yatağıma bıraktıktan sonra, Yıldız'a kaş göz işareti yapıp, odamdan dışarı çıktı. Bu olaya pek anlam veremesemde pek kurcalamadım. Kapının kapanma sesi duyulunca, Yıldız direk "dökül" dedi. O sırada kendime geldim. "Ne?" diyebildim o şaşkınlıkla. "Kızım anlatsana öldüm meraktan. Dökül hemen noluyo, neden yine beni aradığında hıçkırıklara boğuluyodun?" O sırada meyve suyumdan bir yudum alıp, hiç gevelemeden anlatmaya karar verdim.

       "Ya Yıldız, bilmiyorum. Yine unutamadım ben onu. Her anımda onu düşünüyorum. Onu ben yoksayamıyorum. Tam toparlandım derken, aniden karşıma çıkıyor. Ve karşıma her çıktığında, içimi daha çok yakıyor, artık dayanamıyorum. Yeter." Ben mi demiştim gevelemeden anlatıcam diye? Sanırım yine sözümü tutamadım. Tam nefesimi bıraktıktan sonra, Yıldız lafa atladı. "Şu an sadece nefes almamana takıldım Güneşim. Kızım, onun için doğru düzgün nefes bile alamıyorsun. Hele bi sakinleş. Ben sana acele et demedim ki " deyince. "Dur bakalım. Orda dur. Sen mi bana acele et demedin? Dökül diyen kimdi? " dedim. Yıldız, "şey evet, orda yanılmış olabilirim, ama bu senin nefes almıyacağın ve şu an beni meraktan çatlatmayacağın anlamına gelmez Güneşçiğim. O yüzden, benim şu an sana patlamamı istemiyorsan, bir an önce şu acıklı hikayene başla derim" acıklı derken vurgu yapmıştı. Ve hemen ona hak verip, nefesimi aldıktan sonra, acıklı hikayeme başladım.

Du hast das Ende der veröffentlichten Teile erreicht.

⏰ Letzte Aktualisierung: Jun 29, 2017 ⏰

Füge diese Geschichte zu deiner Bibliothek hinzu, um über neue Kapitel informiert zu werden!

gizemli sırlar ötesiGeschichten, die süchtig machen. Entdecke jetzt