İki Yüzlü Dağ

9 2 0
                                        

    Nefes Belis'e bakarak "çok fazla vakit kaybetmeden harekete geçmemiz gerekiyor." dedi. Belis kafa sallayarak "haklısın bizim kadar olmasa da arayıcılar da oldukça hızlıdır" dedi. Dağa çıkan ince bir patikadan ilerlediler. Bu sefer koşmuyor dağdaki avcılara karşı tetikte duruyorlardı. 

    Dağa çıkmalarından birkaç saat sonra. Arayıcıların lideri olan Yaman ekibine "burada 3 saat dinlenmişler" dedi. Solo sevinerek "onları akşam yemeği kaçmadan yakalayabiliriz o zaman" dedi. Yaman ciddi bir şekilde "hayır yakalayamayız, artık koşmayı bırakmışlar daha sessiz ve izi sürülemez gidiyorlar." dedi suratında en ufak değişim olmadan. Sola "sen herkesin izini sürebilirsin bu senin için zor olmasa gerek" dedi küçük ve iğneleyici bir gülümseme ile. Yaman dahada ciddileşerek "evet herkesin izini sürebilirim ama Nefes'in yanındaki o küçük cadı bunu çok iyi biliyor. Nefes'in sırtında durarak Nefes'in ağırlığını arttırdığı halde bile onu daha da hızlandırmış hatta takibi zorlaştırmak için farklı izler bırakmıştı." dedi. Sola "20 yıldır aynı ekipteyiz ilk defa seni birisini anlatırken hayranlıkla anlattığına şahit oldum"dedi. Yaman sinir ile Solo'ya baktı, Solo'nunda oldukça ciddi olduğunu fark ettiğinde dağın zirvesine doğru bakışlarını çevirdi. Ardında ekibine "hadi gidelim"dedi. Solo haklıydı Yaman gerçekten hayran olmuştu, eğer bir cadı olmasaydı Yaman daha arkadaş canlısı olacağından emindi. 

   Belis "burada ben devreye giriyorum diyerek" cebinden iki tane kukla çıkardı ve onlara ince ipler bağlayarak abisine verdi. "Şimdi bunları atabildiğin kadar yükseğe atmanı istiyorum" dedi. Nefes elindeki iki küçük yüzleri maskeli insanlara benzeyen kuklalara baktı ve dağın tepesine doğru var gücü ile fırlattı. Dağ rüzgarından dolayı rotalarından ufak bir sapma meydana gelmişti. Kuklaların dağın kayacına çarpması ile canlanıp tutması bir olmuştu. Nefes gülümseyerek "sana daha önce kaç defa söyledim bilmiyorum ama kuklalarına gerçekten hayran oluyorum"dedi. Belis"oldukça fazla söyledin" diyerek kayaçlardan tırmanmaya çalışan kuklaları izlemeye devam etti. 300 metrelik bir yüksekliğin ardından kuklalar uygun sağlam iki kaya bulup bellerine bağlı ipleri kayalara bağladı. İp yavaşça kalınlaşmaya başladı ipin kalınlaşmasıyla kuklalar hızla büyüyordu. İpin ve kuklaların yeteri kadar büyümesi ile kuklalar kendilerini ipe tutunarak öylece aşağıya attı. Aşağıya inerken birkaç kayaya çarpsalar da ipi bırakmadılar. Kuklalarını küçültüp cebine koyan Belis "sizi sonra tamir edeceğim" diyerek cebine dokunur...

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jun 21, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

RÜTBESİZ GENERALLERStories to obsess over. Discover now