uzun bir aradan sonra iş günü...

12 1 1
                                        


Birbirini deli gibi seven iki genç...
Dünyaları her ne kadar farklı olsa da kalpten bağlı tutkulu bir aşk...
Yaptıkları kazada ikisi de hafıza kaybı geçirir ve yolları ayrılır
Kader onların yollarını tekrar kesiştirir.
Ama birbirlerinden hiç haberleri olmaz
Tâkî bir yerlerde birbirlerine karşı olan hisleri , duyguları , bakışları hatta kalp ritimlerini fark edince eskimeyen aşklarına binbir türlü zorluklarla karşılarına çıkan her türlü olumsuzlukları ve engelleri yenerek devam eder ....
Kayra ve asaf' ın bir yandan acı diğer yandan körü körüne yanan aşkın öyküsü...

ASAF = yakışıklı iş adamı yaptığı kazadan sonra hayatı tamamen değişir dünyaya bakış açısı , insanlar ile olan iletişimi...aşka olan inancını bile fakat kayra karşısına çıkınca geçmişi onun peşini bırakmaz...

KAYRA = Asaf ' ın deli gibi sevdiği aşkı...
Dünyalar güzeli bir kız. Geçirdiği kazadan sonra kendine uzun süre gelemez işe başlamak istediğinde aşkı ile karşılaşır fakat bunun farkında bile değildir...

Guzel bir güne Can'ın "Günaydın"mesajı ile gozlerini açmıştı kayra.Annesi buket hanım bu durumdan fazlasıyla şikayetçi olmuş ve kendi kendine soylenip dururken kayra merdivenlerden bir çocuk gibi inip annesinin yanağına kocaman bir buse kondurdu ve ;
- Anne! E hani kahvaltı der ve o güzel masum gülüşünü sunar.
-kahvaltıymış. Saat kaç oldu bakmak ister misin.
Kayra kolundaki saate bakar ve neredeyse öğlen olmuştur ve şaşkın bir tavırla iç çeker ve hemen odasına koşar duş aldıktan sonra hemen altına kot bir short üstüne de beyaz askılı bir bluz giyinip hemen aşağıya koşar buket hanım kızını bu halde görünce hemen
-Kız dur nereye
- Anne dur çok geç kaldım hemen çıkmam lazım. Der ve koşarak durağa gider...
Beş dakika bekledikten sonra şirkete giden otobus geldi ve hemen akbilini cebinden çıkartıp bindi. Tercihi hep cam kenari olurdu kayranın. Yarım saat süren otobus yolculuğu bitmiş ve plaza ya giriş yapmıştı bile...
Kartını girişte okutup asansöre ilerlerken en yakın dostu can onun yanına gelip omuzuna dokunarak
- kayra sen nerelerdesin kızım yaa bak buralar sensiz çekilmiyor sana söyliyim
- yapma can sadece yıllık izin abartma
Iki arkadas gelen asansore binip 14. Kata geldiklerinde yolları ayrıldı kayra tam patronun odasını önünden geçiyordu ki gözü tabela ya takıldı ve gözlerini ovalayıp tekrar baktı orada başkasını adı yazıyordu tamam belki soyisimler aynı olabilirdi ama artık o tonton şirin patron yoktu galiba diyerek kendi odasına doğru ilerledi kapıda oturan sekretere bunun ne anlama geldiğini sordu. Sekreter patronun değiştiğini ve yerine ise yiğeninin geldiğini söyleyince gözleri faltasi gibi açılmıştı. Kayra daha faxla oyalanmadan hasretle özlediği odasına gitti tam oturuyordu ki yeni patron asisitan olan kayrayı çağırdı.
Kayra önceden Fehmi KIZILTAŞ'ın asistanıydı.
Yerine gelen patron yegen kayrayı odasına çağırdığında kayra kimle karşılaşacağını bilemiyordu. Daha önce bu ismi hiç duymamıştı. ASAF KIZILTAŞ.
Kayra odanın kapısını bi kaç kere tıklatıp içerden gel sesini duyunca kapıyı açıp içeri girdi. Karşısında yaklaşık 1.83 boylarında siyaha çalan koyu kahve gözleri komur gibi saç ve kirli sakalları... kayra böyle yakısikli bir tiple karşılaşacağını hiç tahmin etmemişti. Asaf karşısında duran asistan kıza bakıp oturması için işatert ettikten sonra kayra hemen kocaman masanın önünde olan karşılıklı deri kahve tonlarında tekli kanepeye oturdu eski odadan eser kalmamıştı oda genel olaral kahve ve krem tonlarıydı biraz da beyaz..
- Sen kayra olmalısın
- evet
- bak küçük ben yeni patron FEHMİ Bey ' in yiğeniyim şmdi sende benim özel asistanım olarak devam edeceksin amcam senin işin çok iyi olduğu için değiştirmek istemedim ona göre.
Asaf kayraya göre yani ilk güne göre çok fevri ve kaba davranmıştı ayrıca ona küçük demesi biraz kızdırmıştı.

DEĞİŞEN HAYATLARStories to obsess over. Discover now