PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCELER

29 1 3
                                        


  Bir gün Pamuk Prenses -kimi zaman çok güzel bir kız, kimi zaman sevimli bir kedi çizgi romanlarda- uzun eteğini salına salına yürüyormuş caddenin birinde. Ya bütün erkek kediler ya da eğer güzel bir kız görünümünde ise adam olacak adamlar kara gözlerini açmışlar ona bakıyorlarmış. Hani dedim ya eğer bir kediyse vay haline. Belediyeye kalmış işi o zaman. Bildiğim son zamanlarda pek kısırlaştırmıyorlar kedileri, köpeklere takmış durumdalar...

Neyse efendime söyliyeyim Pamuk Prenses bir mağazanın ki adı prenses ya, mağaza da lüks bir mağazaymış, önünde durmuş. Vitrinde pembe bir pelerin varmış şaşalı mı şaşalı, heryerinde inciler. Girmiş mağazaya. Pelerini denemek istemiş, getirmiş çalışanlardan biri. Üzerine giyivermiş bir çırpıda, geçmiş aynanın karşısına.

Masal bu ya, ayna birden bir sis bulutunun arkasına girmiş. Şaşırmış doğal olarak, doğal olarak diyorum çünkü henüz üvey annesinin bir cadı olduğunu bilmiyormuş, zaten öyle büyüye sihire de inanmazmış. Hafifçe aralanmış sis ardından, bir el uzanmış içinden aynanın, çekmiş almış pelerini Pamuk Prensesin üzerinden. Ne olduğunu anlayamadan mağaza sahibi üşüşmüş başına "pelerinimi isterim de pelerinim" diye. Pamuk Prenses dertli başına dert almamak için ödemiş istemeye istemeye pelerinin parasını, çıkmış sarayına doğru yola.

Saraya vardığında üvey annesi onu kapıda karşılamış, üzerinde ise o beğendiği pembe pelerin. Pamuk Prenses hayretler içerisinde sarayın avcısını çağırmış hemen.

"Al beni götür burdan ormana, bu kadar kıskançlığa dayanamam"

demiş. Avcı istemeye istemeye (istemiyormuş çünkü Pamuk Prenses sarayda olmadığı sürece kötü kalpli kraliçenin ona eziyet edeceğini biliyormuş) Pamuk Prensesi ormana götürmüş. Son bir defa yalvarmış prensese avcı "gitme" diye, ama nafile. Pamuk Prenses avcıdan ayrılıp güzelim ormanın içinde yürümeye başlamış, Avcı da dönememiş saraya korkudan.

Her yer kuş sesleri ve güzel çiçeklerle doluymuş, cennette hissetmiş kendisini bir an. Ta ki karşısına o kahverengi sevimli yavru ayıcık çıkana kadar. Ayıcık minik de olsa korkmuş tabi, sonuçta karşısında aç bir ayı. cennetin cehenneme dönüşmesi sözkonusu. Düşünmüş sevsem azıcık dokunmadan bana uzaklaşırmı burdan diye. Tam o sırada bir ok gelmiş ayıcığın kalbine saplanıvermiş, orda yığılıp kalmış. Pamuk Prenses üzülmüş az önce korktuğu ayıcığın ölmesine (Bildiğim Pamuk Prensesin "pamuk" adını alması o tertemiz yüreğinden değilmiydi.).. Pamuk Prenses ne olduğunu anlamaya çalışırken, beyaz atının üzerinde komşu ülkenin yalkışıklı prensi dikilivermiş karşısına. Pamuk Prensesin gözleri parlamış. Prensin de ondan aşağı kalır yanı yokmuş hani. Aşk bu ya. Prenses prensese olanı biteni anlatmış. Prens ülkesine götürüp orda evlenmek istemiş prensesle ama aklına iki ülkenin savaşta olduğu gelmiş. Pamuk Prensese demiş ki;

"Sen bu savaş bitene kadar benim dostlarımın yanında kal, sonra gelip seni alacağım."

Burada araya not girmekte fayda var, avcı dolaşırken ormanda o kahverengi ayıyı görmüş, kalbini çıkartıp almış.

Neyse, prenses kabul etmiş prensin teklifini. Prens onu ormanda küçük bir kulubeye getirmiş. Bu küçük sevimli kulübenin içinde 7 tane cüce yaşıyormuş (adlarını şimdi hatırlamıyorum uykucu, bilgin, somurtkan ve bunların zıt anlamlıları tabi vb. vb.). Ev o kadar sevimliymiş ki alt katta 7 tane minik sandalyesi olan bir masa, üst kattada 7 tane küçük yatak varmış. Dışarıdan bakıldığında evin ikinci katının olup olmadığı her ne kadar belli olmasa da.

Pamuk Prenses ile cüceler tanışmışlar, birbirlerini çok sevmişler mutlu mutlu yaşamaya başlamışlar. Günler o kadar hızlı geçiyormuş ki, Pamuk Prenses sıkılmaya başlamış bir süre sonra, savaşın da biteceği yokmuş. Bir gün başka bir ülkenin prensesi kılığına girip kötü kalpli kraliçenin yanına gelmiş, ona kendisine büyü yapmayı öğretmesini istemiş. Kötü kalpli kraliçe karşılığında yüklü bir çek alıp Pamuk Prensese büyü yapmayı öğretmiş.

Ardından prenses yedi cücelerin yaşadığı eve geri dönmüş. Kendisine hemen bir büyü kazanı hazırlamış, bir tutam ondan bir tutam bundan, tabi kurbağa bacağı da eksik değil içinde, kuvvetli bir uyku büyüsü hazırlamış. Bahçedeki elmalardan birini kazana batırmış ve o elmadan ısırmış. Derin bir uykuya dalmış hemencecik. Sanki başka intihar şekli yokmuş gibi...

Yedi cüceler akşam işlerinden evlerine baltalar elimizde türküsünü söyleyerek dönmüşler. Bir de bakmışlar ki Pamuk Prenses orda öylece yatıyor. Ne yapacaklarını bilememişler, doktor çağırmak akıllarına bile gelmemiş bu uçsuz bucaksız ormanda. Ve onu tüm güzelliği görünsün diye camdan bir tabuta yatırıp ormanın en muhteşem yerinde çürümeye bırakmışlar.

Şans bu ya Prensesi ormanda bıraktıkları gün savaş bitmiş prens prensesini almaya gelmiş. Yedi cüceler onu Pamuk Prensesin yattığı yere götürmüşler. Prens daha önce Pamuk Prenses masalını okumuşmuş meğer. Hemen cam tabutu açmış ve alnından öpüvermiş prensesin.. Prenses aynı masaldaki gibi uyanmış. Ama prensi hatırlayamamış. O kadar çok uğraşmış ki prens, ama fayda yok. O da gitmiş kötü kalpli kraliçeden büyücülük dersi almış ülkesinin yarısına karşılık. Prensesi eski haline döndürecek bir sihir hazırlamış ve Pamuk Prensesi eski haline döndürebilmiş. Ama ne varki bütün bunlar olurken, kraliçe aldığı topraklardaki halkı kandırıp isyan çıkartmış prensin ülkesinde, sonunda da tahtı ele geçirmiş. Prensle prenses saraya dönememişler, o küçük orman evinde yedi cücelerle kötü kalpli kraliçe başka bir aynanın karşısında sisler arasında yeniden ortaya çıkana kadar yaşamış durmuşlar.

Masal burda bitiyor gibi görünse de bitmiyor galiba.

Bir rivayete göre, aslında pamuk prensesi yeniden hayata döndürenin prensin iksiri değil de, avcının o kahverengi ayıcıktan aldığı kalp olduğu da söylenmekte. Ama bu rivayet doğruysa eğer prensesin yeni bir iksir yapıp o sevimli ayıcığı, küçük kurbağayı başka bir masalda öpüp de insan haline getirdiği gibi hayat vermesi gerekmekte. Umarım gerçek sevgi o ayıcığın kalbinde prensesle yaşayacak asırlar boyu...  

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jun 08, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCELERStories to obsess over. Discover now