lise aşkını üniversiteye taşımanın lüzmu yoktu

3 0 0
                                        

Dünya da ki en büyük aptallık, seni sevmeyen birini seni sevdiğine kendini inandırmak.
O ilk reddedilişim ve ardından yine ayni kişi tarafından oltaya düşüşüm.
Simdi diyorum ki, mezun olduktan hemen sonra numaramı değiştirmeliydim. Bir daha o kişilerle görüşmenin bana ne faydası dokunurdu ki? Sonuçta ergenliğimizi beraber yaşadığımız insanlar. Ki çoğu hâla orada ama biz onlara ergenus, diyoruz.
Sınav kağıdına yazacak bir şey bulamayınca her bos satırını akroşist şiirle dolduran birine aşık oldum. Her sabah hıyar kokan birine. Tabi ki kahvaltı da salatalik yemek faydalıdır. Ama misvaktan sonra diş fırçası üretildi keşke biraz da onu tüketseydi.  Belki de aşık olmadım gaflete düşmüş de olabilirim. Belki de evet belki de papaz büyüsü yapmıştır bana. Sonuçta ben ona nasıl doğal yollarla aşık olabilirim ? Lisenin en kısa ve tontiş erkeği. Her sabah babası transitle okula bırakıyor ,bazen çıkışta alıyordu. Almadığı zamanlarda hovardalık yapıyordu. Ah. Okulun lavabosunda öpüştüğü kızları nasıl unuturum.
Zamanı beş yıl öncesine almayi başaran bir super kız olsam. Onu görünce anırırdım, gözü mü şaşı falan yapardım. Sırf itici gördüğü için umutta vermesin diye... Keşke sana verenlerle yetinseydin sevgilim, ama bana umut bana umut vermeseydin. .

Reşitliğimden midir ne? bir cesaret. Des histoires addictives. Découvre maintenant