BÖLÜM 1;

48 7 1
                                        

Bazen çaresiz kalırsın. Sabredersin. Elinden geldiği kadar sakin kalmaya çalışırsın. Olur mu? Sadece 'çalışırsın'...Bazıları çözüm yolunu ölümde arar, bazılarıysa sadece canını yakmak ister. Niye? Başka bir yolu var mı? Çok yalnızsan, niye başka bir yolu olsun ki? İnsanların sana bakan acı dolu gözleri... Nasıl anlatılabilir ki?

Çocukluk güzel geçer değil mi? Herkes mutlu ve masum olur. Benim öyle değildi. Masum bir çocuk da değildim zaten. Şefkat, sevgi de görmedim. Ben doğduğumda, annem yalnızmış. Babam onu terk etmiş ve annem evi geçindirmek için hırsızlık yapmış. O kadar acınır durumdaymış ki, kendi ailesi bile ona yardım etmemiş. En yakın arkadaşını bile soymuş. Elinde olsa dilencileri de soyardı kesin.. Sonunda yakalanıp, hapse girmiş. Peki ben? O kadın bana hamileyken, beni öldürmüş zaten içinde. Hapiste doğdum. Bir yaşıma gelene kadar o lanet parmaklılar arasında yaşadım. En sonunda yetiştirme yurduna gönderdiler beni. Orada büyüdüm.

                                                                  ******************

Ben Su. Reşit olana kadar yetiştirme yurdundaydım. Nedenini biliyorsunuz zaten... Kimse evlatlık edinmedi beni.  'Hapiste doğan bir çocuğa kim bakmak ister ki değil mi?' 

Reşit olduğum gün, dayanamayıp yurttan ayrıldım. Bana verdikleri parayla bir otele yerleşmeye gittim. Bir kaç güne bana bir ev alacaklarına söz vermişlerdi zaten. Bu yüzden rahattım.

--

otel kapısına girdiğim anda, içeride polisler vardı.  Aldırmadan içeri girdim ve bavulumu sürükleyerek otele kaydımı yaptırdım.Polisler telaşla tüm odalara bakıyorlardı. Anahtarlarımı alıp odama çıkmıştım ki, polisler benim odama da göz atmak istediklerini söylediler. Ben kapıyı açar açmaz benden önce içeri girdiler. Etrafa baktılar ve polislerden biri; "Burası boş!" diye bağırdı. Bu komutla herkes odadan çıktı. Derin bir iç geçirip tam arkama dönecektim ki birisi ağzımı kapattı. "Şşş, sus. Sakın yardım için bağırma." dedi. Omuz siktim ve bu rahat tavrım sayesinde beni bıraktı. Arkamı döndüğümde kusursuz biri karşımdaydı. Hemen kendime gelip silkelendim.

"Sakin ol, sana yardım edeceğim."

"Umrumda değil..."

"Umrunda mı değil?"

"Evet."

"Niye? Şuan kötü bir adam tarafından rehin alındın. Kalp atışın bile hızlanmadı mı?"

"Neden soruyorsun?"

"Şaşırttın beni."

"Umrumda değil." diyerek bu saçma sohbete nokta koydum. Güldü. Çok güzel güldü ama...

"Madem bu kadar umursamazsın, kurtar beni." dedi.

Anlamamış şekilde baktım. Bakışlarımdan anlamış olacak ki açıkladı,

"Necmi, şuan burada seni alıp kaçmaya çalışan mafya lideri. Beni de zorla adamlarından yaptı. Şuan bu odada olma amacım senin buraya geleceğini bilmemdi. Sandığımdan  güzel bir kız çıktın. Neyse... Beni kurtarabileceğini biliyordum. Cesur ve zeki bir kızsın. Necmi, senin anneni tanıyormuş. Bir aralar para kazanmak için beraber çalışmışlar. Annenin hasta ve hapiste olduğunu öğrenince senin peşinde düştü. Şimdi eşyalarını bırak ve seninle gizli bir plan kuralım. Benimle geleceksin ve ben seni yakalamış gibi gözüküp, Necmi'ye götüreceğim. Korkmuyor olabilirsin ama biraz korkuyor gibi davran. Seni bir orman evine götürüp, sana bir oda verecekler. O odada, saat  16:30'da cama çıkmanı istiyorum. Necmi'nin anahtarlarından biri orada. Üstünde senin annenin ismi yazıyor, "Leyla". o yüzden o anahtar çok önemli. Ben o saatte bahçede bekliyor olacağım ve sen bana onu atacaksın. Ertesi gün hem Necmi ölmüş olacak, hem de seni götüreceğim. Şimdi, ben bu hikayeyi polise anlatmayacağım. Sen de anlatma. Seni kurtaracağım, söz veriyorum."



DEVAM EDECEK...

Merhaba. Yeni bir kitap, yeni bir başlangıç. Umarım beğenirsiniz... Bölüm kısa oldu çünkü yazdığım hikayeleri bir kağıda kaydediyorum ve kağıtta bu kadar yazıyor :( Devamını en yakın zamanda paylaşacağım. 

Fikirlerinizi yorum olarak atın. Alırım bir vote;)

ÖPTÜM <3

Kanadı Kopuk KelebekDes histoires addictives. Découvrez maintenant