minik kız

8 2 0
                                        

Merhaba ben Emra Derin 6 yaşıma yeni girdim. Babamı hiç görmedim. Annem hamileyken ölmüş. Annem ise beni suçluyor her şeyin sorumlusu benmişim gibi. Beni annem bir yıl önce yetimhaneye bıraktı . Hiç mutlu değilim çünkü babamı istiyorum. En azından mezarına gitmek istiyorum. Ama sadece adını ve soy adını biliyorum. O da kimliğime baktığım için. Hayallerim var. Örneğin annem gibi olmamak . Babamın mezarına gitmek. Eyfel diye de bir arkadaşım var. O da annesini kaybetmiş . Babası yeni bir anne getirince onu istememişler. Kardeşi doğduktan sonra da onu buraya getirmişler. O da benimle aynı günde geldi. Beraber başladı bu yetimhane yeri. Bana benziyor . O da 6 yaşında ben de. O da kumral ben de. İkimizin de gözleri kahverengi. Boylarımız da aynı. Ellerimiz bile . Hayallerimiz farklı bir tek . Onun hayali annesini uykudan kaldıracak bir ilaç yapmak ben ise babamın mezarına gitmek toprağını elleyip ona seni seviyorum demek ve annem gibi olmamak. Umarım yaparım . Eyfel de bunun olacağını diyor. Eyfel biraz hayalperest ben ise kararlı ve ciddiyim. Eyfel den başka kimsem yok . O da babasının yanına gitse ben hayata tek başına kalacağım. Ben minicik ellerimle tek başına saatlerce resim yapardım. Binlerce resmim olurdu. Ben büyünce ressam olup Güney Kore ' ye gitmek istiyorum. Yetimhanedeki ablalara söylüyorum onlar da bilgisayardan açıyorlar. Bana okuyorlar. Her gün okuyoruz. Bazen utanıyorum. Çünkü bazen o ablalar konuşurken araya giriyorum. Onlar beni kovuyorlar ama arkalarında minicik vücudumu büküp oturuyorum. Sonra konuşmalar bitince hadi diye bağırıyorum.

2 yıl önce

Anne kim gelmiş?

Polis al bak ne hale getirdin beni kızım. Ah seni niye doğurdum ki.

Ama ...
Daha cümlelerimi tamamlayamadan ağlıyordum. Merdivenlere oturup ağlıyordum.

Ağlama ya seni çekemem ya. Başım ağırıyor. Yukarı odana küçük hanım.

Anne ...

Daha çok seni görürsem veya sesini duyarsam seni döverim. Hadi hasta olacaksın.

Peki anne . Polisler ne dedi?

Birini arıyormuş... Sana hesap mı vereceğim? Sen kimsin be. Of kızım git eşyalarını topla gidiyorsun .

Nereye ?

Yetimhaneye yeter bıktım .

Anne nolur beni bırakma.

Hazırlan.

Anne bırakma. Anne nolur anne hayır . Söz bir daha seni üzmeyeceğim. Anne nolur .

Kızım git. Artık yeter. Bir şey olursa gelirim. Bir şey oldu mu ara . Mektup yaz. Benim fotoğrafımı al öp ama asla gelme eve .

Anne yarın doğum günüm.

Biliyorum . 4 yaşına geçeceksin. Ama yeter yarın gideceksin. Hemde erkenden.

Anne ...

Hızla yanına gidip ellerimi ona doladım ellerim onun bacaklarına gibi geliyordu. O da beni itiyordu . Dayanamadım ve yere düştüm. Ama annemi bırakmadım. Sonunda annem beni ilk defa kucağına aldı. Sonra yanağıma bir buse kondurdu. Ve bana şöyle dedi

Ben de seni seviyorum ama baban hep rüyalarıma giriyor. Bana bağırıyor bana küfür diyor. Yapmasam da rüya da olsa kızıyor. Koluma bak rüyamda vurdu ama gerçekte morardı. Bak bacağıma onun el izi . Bak benim elimden büyük. Sana zara gelmesinden korkuyorum.

Anne o el izi babamın değil . O adamın . Hani sizin şirketteki o senin yakışıklı dediğin adam . O morluk da geçen gün bana vurduktan sonra dengeni kaybetmene sebep olduktan sonra o kolun bardağın üstüne düştü ya. Yalancı bırak beni. Beni bırak ben babamı istiyorum. Baba baba babamı istiyorum. Babamı. Keşke onun yerine sen ölseydin seni sevmiyorum .

Ama kızım sen çok oldun .

Diyip beni tutan kollarını genişletti ve ben hızlıca toto üstü yere düştüm. Ve olan olmuştu. Bebeklikten beri bir hastalığım vardı kan akıyordu. Ben artık ağlıyordum hemde hıçkırarak. Ama bir ses bile çıkarmıyordum. Minik ellerimi yüzümde gezdiriken annemi görmüstüm. Kremimi sürdü ve ilacı icirdi yataga koydu beni. Kapıdan çıkarken bi buse daha kondurdu . Meleğim keşke senin gibi mahsum olabilsek . Dedi . Sonra ağlayarak odadan çıktı.

Sabah olmuştu. Evde tektim. Annem sofrayı hazırlamıştı . İlk defa benim için uğraşmıştı. Normalde ben hazırlardım ona . Yemek yerken bir not gördüm. Notta ses kaydı vardı .

Kızım üzerinde yetimhane yazan otobüse bin ve yetimhanede on sana süprizim var.

Bu neydi ya annem beni bırakacak mı yoksa ben mi gideceğim kendi ayaklarımla. Ama gittim. Sonra da annemi gördüm annemde elini salladı. Koştum gittim yanına ve şöyle dedi

Artık yeni evin.

Sen ...

Yokum ben ama geleceğim .

Anne son bir kere saçımı tatar mısın ? Sen hiç acıtmıyorsun.

Peki . Gir şimdi. Ama dur saçın neden bu kadar çok döküldü? Neyse gir annem. Gir yukarı çık ilk kapı .

Şimdi

Akşam yemeği zamanı .

Ben gelemeyeceğim. Emra Derin yok dersin Eyfel uykum var.

Ama olmaz bu gün sucuk var senin en sevdiğin patates kızartması ve ayran var var. Makarna yok .

Olsun benim payımı da sen ye.

Hayır sen yemiyorsan bende yemem . Biz kardeş değil miyiz?

Sana bunu yapamam ye sen yemeğini . Tamam ben de yiyeceğim.

Sağol Emra Derin. Sana sadece Derin diyebilir miyim artık.

Hayır . Annem biraz Derin derdi bazen de kızım derdi. Bana Emra de olur mu ?

Tamam Emra .

Hadi sucuk bitecek Eyfel.

Tamam hadi.

Aşağı tam iniyorduk ki müdür hanımın sinirli sesini duyduk.

Tamam tamam sana Burcu yeter ama sana Emra Derin ve Eyfel i getireceğim. Yarın getireceğim. Tamam ikisinden birini seç ikisi de uyduysa en çok uyanı al. Tamam neyse seçersin kızları. Aman boşver kızım sonuçta ölmeyecekler miydi ? Ölünmez mi bunlar. Biraz erkene alacağız ölümlerini . Ama şimdi kapat kızlara bakayım nasıl kalpleri ? Hahahahahaa ay yeter tamam Burcu .

Eyfel odaya hemen gel.

Tamam tamam.

Odamıza girdik yatağa oturduk ve bize verilen oyuncaklarla oynar gibi yaparken bir anda kapı açıldı. Gelen müdürdü.

Ay benim iki tatlı kızım ne yapıyorsuz?

Hiç bir şey hem sanane yani ?

Aaa sizi seviyorum .

O Burcu için bizi öldürmek istediğini biliyoruz. Sakı bize kızma ama duyduk. Kapıyı dinlemedik . Sen bağrıyordun bizde duyduk.

Defolun . Gidin yurttan . Defolun hadi .

O zaman odadan çık .

Tamam . Çabuk.

Of tamam.

Eşyalarımı topladım . Eyfel de topladı . Ablamlardan borç 20 tl aldım ve elimizdeki koca bavulla sokağa çıktık. Gece yurdun bahçesinde geçti. Ağlayarak. Otobüse binmek için durağa gittik. Hiç konuşmadık .Otobüs geldi ve bindik. Annemin kapısının önünde durdu. Kapıyı çaldım. Zile bastım. Yine sustum. Ama bu sefer gözyaşlarım konuşuyordu. Kapı açıldı içerisi değişmişti ve adam açmıştı kapıyı. Adam çok yakışıklı üstü çıplak fakat altında ince bir külot var sadece ve ayaklarında ince bir ruj izi . Ve arkadan bir kadın sesi ,

Aşkım bu kim ? Tamda beybisi yapıyorduk.

Bu annemin sesiydi. Evet bu annemin sesiydi . Adam yeni babam mıydı şimdi. Yoksa yine tek günlük sevgilisi miydi annemin ?

hayallerWhere stories live. Discover now