Koca bir el bileğimden sıkmış beni sürüklüyor bileklerindeki belirgin damarlar çok ürkütücü ayrıca bakımsız elleri benim korkmamı daha çok tetikliyor.Uzun ve dar bir koridordan geçiyoruz bir borudan sızan su damlası ile adamın ayak sesleri birbirine eşlik ediyor. Koridorda en ufak bir ip ucu yok korkuyorum. Bağıramıyorum çığlık atamıyorum çünkü ne kadar bağırsam faydası olmayacak ve her vıraklayışım için eminim ki yüzüme koca bir yumruk yiyeceğim. En son annemin iyi geceler öpücüğü ile uykulara dalmıştım şimdi ise buradayım. Koridorun sonlarına geldiğimizde loş bir ışık yayılıyor ve kirli demirden bir sürü kapı görüyorum konuşma sesleri duyuyorum arada birde yanma sesleri garip bir yer burası.Terlediğimi hissediyorum ardında alnımda borulardan sızan sıcak su damlası süzülüyor , alnımdanda elime damlıyor bu su değil başka bir şey rengi kırmızımsı bir pembe sıvı , kokulyorum kötü kokuyor bu beyaz çiçekli pijamamın üstüne sürüyorum. Koridorun sonunda duruyoruz bir ansansöre biniyoruz , eskimiş kirlenmiş hurda bir ansansör adam 2 kat tuşuna ardı ardına basmasına rağmen çalışmıyor sonunda bir yumruk atıyor "LANET OLSUN! diyerek asansörden çıkıyor bu sefer başka bir koridora yürüyoruz tanrım ne büyük bir yer burası ayaklarım karıncalanmaya başlayınca ayaklarımı kaşımak için elimi ayağıma götürdüğümde çoraplarımın yırtıldığını fark ediyorum ve kanıyorlar.
Galiba sonunda varabildik bir kapıdan geçiyoruz kapının yanında çelik bir zırh giymiş kapının boyunda bir adam var elimi tutan adamla selamlaşıyorlar ve bize kapıyı açıyor büyük bir ofis o çirkin koridordan sonra böyle düzenli temiz bir odayla karşılaşınca küçük çaplı bir şok geçiriyorum . Kapıdan içeri giriyoruz önümde büyük bir masa var ve koltuğunda oturmuş bir kadın uzun bacaklarını önündeki sehpaya uzatmış ellerini mat siyah saçlarına geçirmiş kafasına masaj yapıyor.Yanımdaki adam geldiğimizi belli etmek için öksürüyor "Affedersiniz efendim"diyor adam.Kadın mavi gözlerini üzerime dikiyor ve gözlüklerini düzeltip"Bende sizi bekliyordum,sen gidebilirsin"diyor ve eliyle çekilmesini işaret ediyor. "Otur bakalım" diyor,tereddüt ediyorum kadına bakıyorum korkuyorum dişlerimi sıkıyorum"Korkucağın bir şey yok Hera" oturuyorum "Seni uzun zamandır araştırıyorum sen çok zeki bir kızsın ve bize lazımsın.." Kapı açılıyor uzun boylu benden bir kaç yaş büyükçe bir oğlan içeri giriyor
-Efendim gelmeniz gerek
-Şimdi olmaz Bulut!
Bir kaç saniye bekliyor gözlerini kocaman açıyor
-GELMENİZ GEREKİYOR
-Aghh peki! Ama ben gelene kadar Hera ya göz kulak ol!
Kadın hızlı bir şekilde kapıdan dışarı çıktı ve sessizlik başladı sadece geriye kadının toplu ayakkabı sesleri kaldı. Bulut denen çocuk kafasını geriye yaslamış ayağı ile bir ritim tutuyor bu çok sinirimi bozmaya başladı "KES ŞUNU!" yürek yemiş olmalıyım sözler dudaklarımdan istemsizce çıkmıştı cümlemi toparlamak için"yani yapmasan güzel olur" ritim tutmayı kesiyor ve bana dönüyor kaşını kaldırıp susmamı işaret ediyor ve önüne dönüyor "söylesene neresi burası?" bir kaç adım ilerliyor ve duruyor "çok konuşuyorsun susmayı tercih etmelisin!" masaya doğru yürüyor ve bir çekmeceyi açıyor içinden bir kağıt çıkarıyor ve kağıdı bana fırtalıyor sesli bir şekilde okumaya başlıyorum
" 2026 yılında başlamış olan gurupların birbirleriyle olan küçük atışmaları 2027 yılında son bulup savaş boyutuna gelmesiyle bla bla bla" kağıda biraz göz gezdirdikten sonra 2. kağıdı elime alıyorum
" Bulunduğumuz yıl çıkacak Savaş için 3000 kız ve 3000 erkekten oluşan bir siber ordusu oluşturulacaktır Yönetim Kurulu Başkanı : ALYA SEVİM "
Ne yani şimdi bende siber ordunun içindemi bulunacaktım tamam evet bir kaç büyük internet sitesini çökertmiş olabilirm ama bir orduda nasıl yapabiliceğimi hiç bilmiyorum.
***
ESTÁS LEYENDO
Ordu
Ciencia FicciónTeknolojinin ilerlemesi ve ekonominin sarsılmasıyla guruplar arası çatışmalar başlar.Acar gurubu ile Yatağan gurubu siber savaşa girerler. Hera siber ordudadır bu süreç içerisinde neler yaşamış zorluk,mücadele,hırs,gizem.
