Korkarak yürüyordum. O cesaretli kızdan eser kalmamıştı. Annem öldüğünde babam hemen üvey anne getirmişti başıma. Neden mi? Çünkü pislik islerini bir kadına yaptırsın diye.
Ama o kadın aynı cinsten olduğumu düşünmek bile mide bulandırıcıydı.
Evin tüm işlerini bana yaptırıyordu. Mecbur yapıyordum. Ama bu gün benim bedenimi birine kiralamaya kalkışmıştı. Üstümden para bile almışti ayrıca.
Yanıma geçen yazdan biriktirdiğim bin doları ve annemin ölürken bana verdiği ihtiyacın olduğu zaman kullan dedigi kartı. Bir kaç eşyamıda ufak sırt çantama tıktıktan sonra hazırdım. Ben bedenimi kirletmek istemiyordum. Bu bana aciz geliyordu. Tanımadığım bana parayla dokunan bir adam. Düşüncesi bile iğrençti resmen.
Ama artık bunları düşünmek için çok geçti. Artik o kapıyı kapatmıştım hem mecazı hem de gerçek anlamda.
Şu an düşünmem gereken daha ciddi konular vardı. Nerde uyuyacaktım. Hava çok soğuktu. Ama hırkalarımla ve montum ile belkide ısınabilirdim. 2 tane hırka ve bir mont almıştım yanıma. Ve gece için yeter mi en ufak fikrim yoktu. Ocağın sonlarıydı bu havalar çok soğuk olurdu her zaman. Telefonum kapatmıştım sim kartını falan çıkartmıştım babam belki arar beni diye. Saatime baktım saat nerdeyse gece 1 olmak üzereydi.
Adımlarımı sokakta daha da hızlandırdım. Boş sokaklar içimi.ürpertiyordu resmen. Her zaman gittiğim parka gittim. Bu parkın anısı büyüktü bende. Annem her zaman buraya getiri babam ile birlikte sallanırdık. Ama şu an bak anne yanlızım ben bu parkta anne görsene beni. Okşa başımı eskisi gibi. Anne babam beni bıraktı. Babam anne babam ben yanlız kaldım. Artık senin sıcaklığında yok. Mezarın İngiltere'de anne. Ben gelsem yanına o kadar param yok. Anne gör beni gene sarıl bana.
Titreyen vücuduma baktım. Anne görmüyor musun bak çok üşüyorum. Hani anneler kızlarını bırakmazdı. Anne ben korkuyorum.
"Anne ben korkuyorum. Hemde çok."
Ağlayarak uykuya daldım. Sarılacak kimsem yoktu.
Sabah
Vücuduma dokunan eller ile gözlerimi açtım. Karsımda bir erkek vardı küçük.
"Abla niye burada yatıyorsun?"
"Uyuya kaldım sadece."
Ellerimi tuttu. Sımsıcaktı elleri benim ellerime nazaran. Başinı okşadım. Bu o yaptığım haralete gülerken bende onu büyük bir gülümseme ile izledim.
"Nick hemen yanıma gel."
Karşıdan bir kadın bağırdı. Ve adının Nick olduğunu öğrendiğim çocuk bana el sallayıp o kadının yanına gitti.
Artık kalkmam gerektiğine kanaat getirdim. Böyle oturarak olmazdı. Benim yatıcak bir ev ve iş bulmam gerekecekti. Elimdeki para beni uzun bir süre tutmazdı. Hızla telefonumu buldum çantanın içinden. Ve internetimi açıp iş ilanlarına baktım. Hepsi bana göre değildi neredeyse. Sıkıntıyla ekranı tekrar kapatacakken bir anda bir iş ilanı gördüm.
1 haftalık bakıcı aranıyor (küçük çocuklar için)
Çocuklarla aram iyiydi ve bunu yapabilirdim. Ve telefon numarasınida aramaya başladım.
Merhaba Liz hanım ben ilanınizı görüpte sizi aramıştım. Hala bir bakıci arıyor musunuz acaba?
Evet hala arıyorum.
Bende kendime bir iş arıyordum tesadüf işte.
Ufak çapli bir kahkaha attım. Oda bana katılmıştı.
YOU ARE READING
Korkuyorum+18
FanfictionOna doğru salarken kendimi içimde hep bir korku vardı. Ama aynı zamanda tutku.
