Çocukken çok merak ederdim. Ne zaman büyüyücem ? Nasıl biri olucam ? Kime aşık olucam ?
Hayat büyülü ve sonsuz seçenekler sunarken, bütün bunların benim başıma geleceğini asla tahmin etmezdim.
Merhaba ben Hazal. Bu hikayenin baş kahramanı, yada sıradan bir figüranı. Herkes yaşadığı hayatın baş kahramanıdır aslında. İstanbul'da büyük bir yalıda oturuyorum. Sandığınız gibi değil. Yalının hizmetinde ailemle çalışıyoruz. Beş yaşından beri burda yaşıyorum. İlk taşıdığımız anı asla unutmam. Kocaman bir bahçe görünce içinde özgürce koşmuştum.
Açelyaaa.. Yalının tek prensesi. Ev sahiplerinin tek çocuğu. Ama hiç öyle havalı değil, çok alçak gönüllü bir kız. Biz beraber büyüdük sayılır. Hiç birşeyi ayrı yapmayız. İlk geldiğimde beni çok güzel karşılamıştı.
''Merhaba. Siz artık burda mı oturucaksınız ?''
''Evet. ''
''Benim adım Açelya. ''
''Benim adımda Hazal. ''
''Arkadaş olalım mı Hazal ?''
''Hıhı olur. ''
O gün deli gibi gün boyunca koca yalıda oyun oynadık. Açelya benim kız kardeşim gibi olmuştu. O gün misafirleri gelmişti.
''Hazal gelsene. Bak bu benim arkadaşım Kaan. Kaan, Hazal buraya yeni taşındı.''
''Merhaba Hazal. ''
İşte ben onu ilk defa orda gördüm. Kaann.. Çocukluk aşkı en masum olanıdır. Ömür boyu tek bir erkeği seveceğim aklıma gelmezdi.
''Merhaba. ''
''Hadi havuza girelim. Annem bana bugün oyuncak gemi aldı yüzdürürüz. Hadi Açelya. ''
Havuza girecek bir mayom yoktu. Açelya ve Kaan girmişti. Bir kenara oturup onları izlemiştim. Zaten yüzmede bilmiyordum.
''Hadi Hazal gelsene. ''
''Iıı.. Şey yok. Ben mutfakda anneme yardım edicem. '' diyerek kaçtım. Çocuktum ama bir yetişkin kadar olgundum. Çünkü benim yaşamım farklıydı. Ben onlardan farklıydım. Onlar gibi kıyafetlerim, oyuncaklarım yoktu.
Birgün hiç unutmuyorum Kaan'ın yüzdürdüğü o gemi havuzun kenarında kalmıştı. Çocukluk işte heveslenip kenardan yüzüdürmek istemiştim. Ayağım bahçedeki hortumu takılıp havuza düştüm. Kaan koşarak annemleri çağırmıştı. Beni ilk kurtardığı an. Beni önemsiyordu, bunu hissediyorum.
Birgün sorduğu soruyuda unutmam.
''Siz burda temizlikçi misiniz ?''
Açelya üzüldüğümü anlamıştı. Kaan'ı dürterek onu uyarmaya çalıştı. Yine kaçarak mutfağa girdim.
Yıllar geçti üçümüzde büyüdük. Artık o eski saf, temiz kalpli çocuklar değildik.
15 Yıl Sonra
Edebiyat Fakültesinde Özel Üniversitede tam burslu ikinci sınıf öğrencisiyim. Açelya'da aynı Üniversitede İletişim Fakültesinde okuyor. Daha birinci sınıfta.
''Günaydın annecim. Çıkıyorum ben.''
''Kızım kahvaltı yapsaydın.''
''Yok annecim yolda simit alırım.''
''Tamam. Allah zihin açıklığı versin.''
''Sağol anne. ''
Okul sezonunu açmaktayız. Açelya ile bahçede karşılaştık.
''Atla hadi. ''
''Otobüsle giderdim ben. ''
''Atla işte bende aynı okula gidiyorum.''
''Peki. ''
Yolda giderken simit alarak bölüştük. Açelya benim tek dostum ve en güvendiğim insan.
Vardığımızda Kaan'da oradaydı. O da ikinci sınıf İletişim Fakültesinde idi.
''Günaydın kızlar. Sezonu açtınız ha.''
''Hiç havamda değilim Kaan. Başkası ile uğraş. '' dedi Açelya. İçeri girdi.
''Buna ne oldu ya ?''
''Hiç bir fikrim yok. Sonra görüşürüz.''
Ben halâ o beş yaşındaki kız gibi Kaan'ın karşısında çok heyecanlanıyorum.
İlk günü sıkıcı bir şekilde bitirerek eve geçtik.
''Açelya biraz bahçede oturalım mı ?''
''Tamam. Aslında bende senle konuşmak istiyorum. ''
''Neyin var ? Bugün canın sıkkın gibiydi. ''
''Ya Hazal benim, senin yardımına ihtiyacım var. ''
''Ne oldu söylesene. ''
''Hoşlandığım bir çocuk var. ''
''Kim peki ?''
''Rüzgar. Senin bölümde okuyor. Hatta aynı sınıftasınız. ''
''Ha bizim Rüzgar. İstersen ben konuşayım. Aranızı yaparım belki ne dersin ?''
''Çok memnun olurum Hazal. Yapar mısın bunu gerçekten ?''
''Yaparım tabi. ''
''Sen bir tanesin canım kardeşim. ''
''Kardeşler bugünler için var. Madem bugün itiraf ediyoruz. O zaman sıra bende. ''
''Hadi canım inanmam. Senin sevdiğin biri mi var ?''
''Evet. Hemde çok uzun zamandan beri.''
''Ee söylesene çatlama. Kim bu şanslı çocuk ?''
''Senin çok iyi tanığın biri. ''
''Yani aklımda bir isim var ama sen söyle bakalım. ''
''Kaan. ''
''Tabiki ya bakışlarından tahmin etmiştim. Çok yakışıyorsunuz zaten. ''
''Bakarken çok mu belli ediyorum ya ?''
''Ehh.. Kaan'a bunu ne zaman diyeceksin ?''
''Bilmiyorum. Söyleyemem heralde. Onu ne zaman görsem donup kalıyorum. ''
''Vayy.. Hazal'ıma bak sen. Kardeşim aşık olmuş ya. ''
''Sus biri duyacak. Bana diyene bak. ''
O sırada Kaan geldi.
''Kim kime aşıkmış ? Söyleyin bizde bilelim. Sevgilimi yaptınız ?''
''Yo, hayır. Şey aslında benim gitmem gerek. Anneme yardım edicemde. Görüşürüz. ''
Açelya'ya söylememesi için kaş göz yapmaktan gözüm çıktı. Umarım ağzından birşey kaçırmaz.
Akşam yemeğe Kaan'da kalacaktı. Serviside bugün ben yapıyorum. Yani şu kadar ayarlasan denk gelmez ya.
Çorbaları dağıtırken Açelya bana bakarak gülüyordu. İyiki söyledik bunada ha artık bırakmaz yakamızı. Kaan'ın tabağını uzatırken elim aniden titremeye başladı. Sakin olmam lazım sakin.
''Hazal, ellerin titriyor iyi misin ?''
''Hıhı iyiyim Kaan. Geçer şimdi. ''
Açelya gülerek araya girdi.
''Geçer canım geçer. Bir hava al istersen yanaklarında kızardı. Evde çok sıcak değil ama. ''
''Çıkarım ! Açelya sağol beni düşündüğün için.''
Az daha Kaan'a belli edecekti. Oda da nerdeyse eriyip buhar olacaktım. Hemen aşağı mutfağa indim.
''Kızım iyi misin ? Kıpkırmızı olmuşsun.''
''İyiyim anne. Terledim biraz. ''
Dışarı çıkarak biraz havuzun kenarındaki oturaklarda oturdum. Nefes aldım, aptallığım biraz olsun geçmişti.
''Hazal. Oturabilir miyim ?''
''Kaan ! Şey tabi otur. ''
''İyi misin sen ? Hasta gibi duruyorsun.''
''İyiyim. ''
Elini alnıma koyarak ateşine baktı. İşte şimdi eriyebilirim.
''Ateşin var gibi sanki ? Çok sıcaksın.''
''Öyle miyim ?''
''Öylesin. Bide çok komiksin. ''
''Neden öyle dedin ki ?''
''Yüz ifaden komik ve şaşkın. Bilmem gereken birşey mi var ?''
''Yok, yok yani. Ne olabilir ki ?''
''Bilmem benden kaçıyor gibisinde. Birşey mi saklıyorsun ?''
''Yok canım olur mu öyle şey ? Ne saklayabilirimki ?''
''Tamam canım birşey demedim. Panikleme hemen. ''
''Paniklemedim. ''
''Tamam paniklemedin. Açelya'nın neyi varmış bugün ? Öğrenebildin mi ?''
''Özel aramızda birşey. Üzgünüm söylemem. ''
''Hiç mi ?''
''Hiç. ''
''Azıcık bile mi ?''
''Malesef. Yakında öğrenirsin zaten. Çok merak etme. ''
''Olay Açelya olunca merak etmemek elde değil. ''
''İçeri geçmem lazım. Beni merak ettiğin için sağol. ''
''Tamam. Sonra görüşürüz. ''
Konuşurken bile heceledim resmen. Çok mu belli ediyorum acaba ? Yok canım öyle olsa anlardı.
Yemekten sonra bahçeye indiler. Açelya mutfağa yanıma geldi.
''Sende bahçeye gelsene. ''
''Yok iyi böyle. ''
''Neden kaçıyorsun ? Yoksa korkuyor musun ?''
''Kim ? Ben mi ? İlahi Açelya hiç güleceğim yoktu. Neden korkucakmışım ki ?''
''Tamam o zaman bahçeye gel. ''
''Tamam gelicem. ''
Dışarı çıktığımda Kaan'da oradaydı. Açelya elimden tutarak beni Kaan'ın yanına götürdü.
''Selam. ''
''Selam. Biliyor musun annenin yemekleri harika Hazal. ''
''Öyle mi ? Afiyet olsun. ''
Bizim fazla konuşmadığımızı gören Açelya durmadı.
''Ee gençler sustunuz. Azcık enerji ya. Bune yaşlı gibi. ''
''Öyle mi Açelya Hanım ?''
''Öyle Kaan Bey. ''
Diyince Açelya'yı havuza itti.
''Nasıl enerjini atabildin mi ?''
''Of Kaan ya naptın ?''
Açelya, Kaan'ı ayağını tutarak havuza çekti. Ve bana seslendi.
''Hazal keşke sende yüzme bilsen. Harika şeyleri kaybediyorsun. ''
''Yok Açelya yok kalsın. ''
Bir insan hayatında iki kez aynı durumu yaşar mı ? Resmen dejavu olmuştum. Ayağım havuzun kenarındaki hortuma takılarak havuza düşmüştüm. Kaan telaşla kolumu tutarak beni suyun yüzüne çıkardı. Gözleri çok güzelmiş. İlk defa bu kadar yakından bakıyorum ona.
''Hazal, iyi misin ? Birşeyin yok değil mi ?''
''Hayır. İyiyim, teşekkür ederim. Yine benim kahramanım oldun. ''
''Yine sakarlık yaptın ama. Beni çok korkuttun. ''
''Korktun mu ?''
''Hemde çok. ''
Benim için endişelendi. Benim için bu harika birşey. Islak saçları ile bana bakan gözlerine daldım. Taki o söylediği kelimeye kadar.
''Sen benim en iyi arkadaşımsın. Sana birşey olsa çok üzülürdüm. Arkadaşlar bugünler için var. Ama dikkat et her zaman yanında olamam.''
Arkadaş mı ? Bu sözcüğü, kelime haznemden, hayatımdan ömür boyu silmek istiyorum. Kötü olan şu ki ona daha açılmama fırsat vermeden bana arkadaşım demişti.
YOU ARE READING
AŞKIN SAPLANTI HALİ
RomanceAşkın saplantı halini ezbere bilirim. Kaçmak kurtuluş değildir, dahada saplanırsın. Ne yaparsan yap, sevmekten asla vazgeçemezsin. Nereye baksan onu görürsün. Çünkü sen aşıksın. Onsuzluk nasıl olur bilmezsin. Kalbini kimse onun kadar acıtamaz. Onun...
