~1~

15 3 0
                                        

Adım Su,İstanbul'da yaşıyorum. Bazen insan kendini kötü hisseder ve o zaman ayakta durması zorlaşır. Şuan anlatacağım hikaye tam da buna uyuyor.
Babam ve annem ayrı,açıkçası ikisinden de nefret ediyorum. Bana bu hayatı yaşattıkları için onlara teşekkürlerimi sunuyorum.....
~Su Yılmaz


{}
Bomboş ,duvarları eskimiş,perdesi olmayan,küçük ve soğuk odada yerde oturuyordum. Kızıl renkte olan saçlarım yağdan bir hayli kötü kokuyordu. Tam o tatlı uykuya dalacak iken kapı açılma sesi duydum. Bir anda korktum. Ev bomboştu. Ne televizyon, ne bilgisayar , ne de değerli eşyalar vardı.
Sadece telefonum vardı o da yeni modeldi ama yinede bir işe yaramazdı.
Yerimden kalktım ve yavaş bir şekilde merdivenlerden indim. Bir adam gördüm fakat yüzünü tam seçemedim.
Komodinin çekmecelerini karıştırıyordu.
Fakat boşuna bakıyor, çünkü orada sadece bitmiş bir parfüm vardı.
Umudunu kesip salona yürüdü (tabi sadece bir koltuk var). Orada başka şeyler ararken yukarı çıkıp babamın bana verdiği silahı aldım. Ama kullanmayı bilmiyordum. Fakat korkutmak için kullanabilirdim.
Sessizce aşağı süzüldüm ve ışığı açtım.
Adam korkmuşa benziyordu. Ellerini teslim olumuşçasına kaldırdı. Silahı ona doğrultturarak maskesini çıkardım. Ve karşımda kahverengi gözlü,siyah saçlı ve yakışıklı bir çocuk vardı. Korktuğu gözlerinden anlaşılıyordu. Ben ona bakarken bir hamle yapıp silahı elimden aldı ve benim kafama o lanet silahla vurdu. Başım döndüğü için onun peşinden gidemedim. Ama başım dönmeseydi,şimdiye o çocuk bitmişti....
Gözlerimi açtığımda annem bana şefkatle bakıyordu. Yanımdaki hemşireden hastanede olduğumu anladım. Annem benim kalktığımı görünce"Kendini yorma kuzum,biraz dinlen."
Neler olduğunu daha yeni kavramaya başlamıştım. Evet dün geceki yakışıklı çocuk mevzusu. AHH!
Lanet olsun !! Güçlü bir kadın olup o serserinin peşinden gidemedim!
İnanmıyorum.! Gerçekten inanmıyorum!!

"Anne,karnım acıktı kantine gidelim mi?" diye sordum. Annem masumca başını salladı. Yerimden halsiz bir şekilde kalktıktan sonra kantine indik.
Ben bir çay ve karışık tost aldım. Imm. Uzun zamandır tost yemediğim için kendimi VİP insan gibi hissettim.
Anneme dün gece olanları anlatırken o çocuk kantinin içine girdi. Beni fark etmeden bir meyve suyu alıp diklemeye başladı. Beni fark edince yanıma gelip şunları söyledi:
"Dün geceki olay pek güzel olmadı fakat turp gibisin o yüzden sorun olmaz diye umuyorum."
Annem delirmişçesine bağırdı ve şunları dedi:
"Seni katil! Ya kızım ölseydi! Hiç umrumda değil mi!! Pis sapık seni polise ihbar edicem!! Duydun mu!"
"Anne tamam boşver. Değmez bu sapık için"
Annem usulca "Birdaha seni kızımın evinde görürsem mahvederim seni!!" dedi bağırarak.
Bay yakışıklı umursamaz bir şekilde sırıtıyordu.  Ben de ona"Adın ne?" diye sordum. Yine o tatlı sırıtmasını kullanarak"Napıcan? Polise mi vercen?"
Ben de "Evet canısı vercem!!"
"Adım Ege"...
     EGE EGE EGE EGE EGE EGE !!

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Mar 19, 2017 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

Kar TanesiDonde viven las historias. Descúbrelo ahora