Büyük bir sesle uyanmıştım yumuşacık yatağımdan, hava henüz aydınlanmamış fakat salondan cam sesleri geliyordu. Gözlerimi güçlükle açıp yatağımdan kalktım. Aslında pek şaşırılmayacak bir durumdu. Yavaşça odamın kapısını açtım. Annem ve babamın odasına girdiğim de ise yatakta çıplak bir kadın ve yerde kırılmış olan bardağı gördüm. Sanırım, olaylar karışmıştı, kafamı sağ tarafda ki duvara çevirdiğim anda o iğrenç görüntüyle karşılaştım. Annemin boğazına dayanmış sivri bir cam parçası ve annemi öldürecek olan babam.
"Bırak beni! Allah'ın cezası" diye haykırdı annem.
Fısıltılı bir şekilde "anne" dedim. Babam kafasını çevirdi, beni gördü. Annemin boğazından camı çekti ve annemin sol yanağına bir tokat attı. Annem artık ölümle cebelleşmiyor bana sarılıyordu. Babam kadını ve kıyafetlerini alıp evden dışarı çıktı. Annem benim odama geçmiş ağlarken yanına geçtim. Annemin saçlarını okşamaya başladım. Ellerimden tuttup.
"Herşey geçecek kızım." Dedi
"Anne."
"Efendim yavrum."
"'Canımız acıdığında sevdiğimiz biri bizi öperse geçer' demişti öğretmenim ben seni kocaman öpsem hepsi geçer mi?"
Annesi, daha 8 yaşında bunları söyleyen kızına bakıp.Çaresizce.
"Geçer, kuzum geçer." Diyebildi.
Daha ilk bölüm olduğu için kısa yazdım. Ilerleyen bölümlerde görüşmek üzere :))
YOU ARE READING
Hüzünlü Duman
ChickLitBir kız çocuğunun hayatı ne kadar çamura bulanabilir ki? Çamurdan pastalar yapıp anne bak sana pasta yaptım demek yerine. Az sonra okuyacağınız kitapta bunlara cevap bulacaksınız. Sessiz olun! Dinleyin! Duyabiliyor musunuz? Sessiz sessiz çığlıkların...
