Bilirsiniz genellikle lise dönemindeki gençlerde umursamaz bir tavır vardır. Okuldan sıkılmış bir an önce bitse de gitsek kafası. 16. Yaşıma kadar hep öyleydim zaten. Hep ne bilim okul başlayalı bir ay olmuştu ama yine sıkılmıştım geçen seneden biliyordum, birde şu sınıfta kalma dönemi olmuştu. Hiç çalışmayan, okula neden gittiğini anlamayan hayatta neden olduğunu bile bilmeyen, bir mal biriydim ve birde hayatını Türkçe rap ve hiphop hastası resim yapmayı çok seven dağınık bir kızdım. Her zaman ki gibi normalde kızlar okula giderken biraz makyaj biraz bakım yaparlar ben ise bi okul formam bir çeket saçlarım at kuyruğu şeklinde hep siyah giyen bir hayattan bıkmış kızdım ben taa ki onu görene kadar...
15/08/2016
Bugün daha yeni taşındık, Aydın'a tabii hiç göremedim şehir doğru düzgün köyde yanımda olan tek şey telefonum ve Türkçe rap. Odasından sadece yemek yemek için ve okula gitmek için çıkıyordum tabii ki dayımın anneme "1 ay'a kadar evi boşaltın kardeşim" dedikten sonraki halimize kadar.. hem benim Ankara'daki olacağım hastanedeki kontrol abimin borcu ve babamın ameliyatı, vesaire vesaire. Sağolsun babamın arkadaşı bize kendi evini açtı tabiki, orada yaşayacaktık artık. Ben "kim vardır ki burada oyun oynayacak olduğum? Kimle hımbıl oynayabilirdim ? Kimle dağa çıkabilecektim ?" Bilmiyordum ama bir iki okuldan arkadaşım ile aynı mahallede oturuyormuşuz "ne güzel" diye geçirdim içimden...
Bugün
"Hey kim ki o ? Otobüslerin efendisi gibi bakıyor" Öylece geçirdim içimden. "Aman kimse kim işte Allah'ın dağınık saçlısı" inecek olduğum durağa gelmiştim. Bedenim duraktaydı ama aklım hala dağınık saçta...
3. Ders beden tabii günlerden cuma.
. telefonla konuşmaktan başka birşey yapmıyorum beden dersinde ayçayı aradım;
"Alo Ayça"
"Efendim Ayşe" bu arada ben Ayşe... Ayça ile konuşurken dağınık saçı anlattım.
Kimdi acaba gibisinden.
Tabii benim ruh öküzüm "git konuş lan" dedi nede olsa benim arkadaşım "ay Allah'ın dağınık saçı ile ne konuşacağım" derken bile kalbim hızlanmıştı. Ne oluyordu ki bana...
4. Saat...
5. Saat...
6. Saat...
7. Saat...
8. Saat...
Derken sonunda okul bitti demek isterdim ama bugün geç çıkıyoruz hem kursum okuldan kaçmam lazımdı sınıf hocama söyledim "canım hocam hastaneye gideceğim gidebilir miyim" demiştim Sevimli kız ayakları ile. izin verdi okuldan çıkabilirdim artık
ben kulaklığımı takıp otobüs durağına kadar yürüdüm yürüdüm yürüdüm.. 17 numara olan otobüsümüz geldi sonunda. Otobüse bindim ama otobüs mu bana bindi ? Ben mi otobüse mi bindim anlamadım.. çünkü karşımda duruyordu. Hemde Tumblr boylar vardır ya hani öyle otobüsün direğine sarılmış tutunuyor. "Oha yine o çocuk" dercesine baktım gözümü alamadım neden ki....
YOU ARE READING
OTOBÜSTEKİ DUMAN KALPLİ
ChickLitÖLÜMLE YAŞAMIN TAM SINIRINDA OLAN BİR KÜÇÜK KÜÇÜK KIZA YAŞMAYI OĞRETMEK İÇİN GELEN DUMAN KALPLİ.. "İNSAN HİÇ TANIMADIĞI BİRİNİ SEVEBİLİR Mİ?" HAYATI BİLE BİLMİYOR İKEN ÖNÜNE ÇIKAN BİR ÇOCUK İÇİN YAŞAYAN KÜÇÜK BİR KIZ... YAŞAM İLE ÖLÜMÜN ARASINDAKİ...
