"Güneş'in yönettiği burç Aslan burcudur, güçlü olduğu burç Koç burcudur, güçsüz olduğu burç Kova burcudur, zararlı olduğu burç ise Terazidir. Kişinin enerji birikimini ve yaratıcılığını nasıl kullanıp geliştirdiğini belirler. Güneş doğum haritasındaki hareket ve yaratıcı enerjinin kişi tarafından nasıl ortaya konulduğunu bulunduğu burç belirler..." bu hocanın saçmalıklarını daha fazla dinleyemeyeceğim.
"Senin yüzünden bu kursa geliyoruz neydi adı? İsmini bile bilmiyorum ama kursuna geliyorum ne kadar trajikomik değil mi?" diye sordum Doğa'ya dönerek. Bana en masum bakışlarını yolladı ama inanmadım eve gidince soracaktım ben bunun hesabını ona. Hala kendime inanamıyorum ne işim var benim burada benim ait olduğum yerler gece kulüpleri böyle saçma yerler değil. Beni tanıyan insanlar beni burada görse kesinlikle alay konusu olurdum gerçi umurumda olmazdı ama yine de hiç hoş bir durum değil.
"Onların isimleri özel bir kere ast-ro-lo-ji." dedi. Söylediklerine daha çok sinirlenirken birde mümkünmüş gibi daha çok delirmem için kelimeleri heceliyordu. Bana bu kızı öldürmemem için bir sebep söyleyin lütfen yoksa elimde kalacak!
İç sesim devreye girerek 'onun evinde kalıyorsun ayrıca sen ona kıyamazsın ki.' diyerek beni sinir etti.
Ben bilmiyordum sanki ama sinirimi bir yerden çıkarmam lazım.
"Aman ne güzel ya taşmış, gezegenmiş, burçmuş sırf bunlarla ilgili saçma sapan şeyler öğrenmek için buralara kadar geldik. Buraya gelmek için senin gibi deli olmak lazım. Kusura bakma ben daha delirmedim. O yüzden gidiyorum." Çantamı alarak salonun çıkış kapısına gittim. Arkamdan bağırıyordu ama dinlemiyordum ne anlardım ben taşlardan ben kim onların özelliklerini öğrenmek kim değil mi ama !
Tam kapıdan çıkarken duvara tosladım galiba, acayip sertti çünkü. Kafamın yarılma ihtimali kaçtı ona göre ölüm günümü hesaplayacaktım da. Ölümlü dünya sonuçta her an beyin kanamasından gidebilirdim yani. Nereye çarptığıma baktım keşke bakmaz olaydım. Öldüm de cennete mi gittim biri bana bunu söyleyebilir mi lütfen?!
Aşağıdan yukarıya doğru başımı kaldırdığımda yarı tanrı -kesin Eros'un çocuğu bu- adamı gördüm. Eminim şuan ağzım bir karış açıktı bu yarı tanrının böyle bir yerde ne işi vardı. Merak ettim doğrusu.
Eğer buraya böyle adamlar geliyorsa ben memnun bir şekilde dersime geri dönebilirim yani zaten kursu da çok sevmiştim inanın bırakasım gelmiyordu.
'Külliyen yalan.'
İç sesim sen niye hiç susmuyorsun senin benim yanımda olman lazım niye beni ele veriyorsun ki.
Adam "çok pardon, başınız çok mu ağrıyor?" diye sordu.
Lan sen nereden biliyorsun benim başımın çok ağrıdığını? Müneccim falan mısın acaba?
'He müneccim düşüncelerini de okuyor biliyor muydun? Yok devenin nalı anasını satayım. Ne uydurdun be.'
Gerçekten bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir derler ya doğruymuş. 40 yılın başında ilk defa doğru bir şey söyledi iç sesim ve ekledi.
'Başını elinle tuttuğun için olabilir mi acaba bunu bir düşün derim ama doğru sende düşünme kabiliyeti de yok ki.'
Odun yok mu odun iç sesime geçirmek istiyorum da, yada fark etmez taşta olur yeter ki şu iç sesimin çenesi kapansın. İç sesim bile bana laf sokuyor bu nasıl iş arkadaş.
Karşımda duran yarı tanrı adama baktım "sorun değil zaten çok acımadı." yalanın daniskası acımamışmış.
Gülümseyerek "o zaman derse girelim bu kursa geliyorsun değil mi?" onay beklercesine sordu.
"Evet geliyordum, ama geliyorum artık." dedim.
Bana anlamazca baktı bende kendi kendime merak etme beni anlamayan bir tek sen değilsin diye mırıldandım ama büyük ihtimalle duymamıştı. Birlikte salondan içeri geçtik onun benim arkamdan gelmesini beklerken o bizim önümüzde durup
"Merhaba ben Uzay, Astroloğum sizlerle beraber yıldızların gökyüzünde ki konumlarını isimlerini ve özel taşları inceleyeceğiz." benim ağzım bugün şoktan hiç kapanmayacak gibi gözüküyor. Bir şoku atlatamadan başka bir şok bu ne böyle yahu?
Kızlar bana dönerek "ne oldu da kararın değişti birden? " diye sordular imalı imalı.
"Dönün önünüze kafanızı kırarım sizin." diye yalandan kızdım sonuçta onlar da biliyordu neden kararımın değiştiğini. Fazla uzatmayarak önlerine döndüler.
Birde ben bu kurslarda hep kadın hocaların ya da gaylerin olduğunu sanıyordum. Ne bileyim böyle tapılası erkeklerin astrolog olduğunu hiç düşünmemiştim. Salonda ki insanlara baktım birden, onlarda şaşkındı kesin onlarda benim gibi düşünüyorlardı. E yani haklıyım sonuçta kim düşünürdü ki bu kadar yakışıklı ve karizmatik birinin burada ders verdiğini daha çok dövüş hocalarına benziyordu. Gününün çoğunu spor salonların da harcadığı bariz belli. Adam yakışıklıydı ama benden yaşça büyük duruyordu o yüzden böyle birini kaçırdığım için üzüldüm. Etrafıma biraz daha göz gezdirince sanki iki kız bunu biliyormuş ve o yüzden buraya gelmiş gibi duruyorlardı çünkü adama bakıp bakıp gülüyorlardı ve aralarında fısıltıyla konuşuyorlardı. E normaldi sonuçta adam bu kızlar sayesinde iyi para kazanıyordu belli ki.
Bu kitabı iki kişi yazıyoruz (Nevin-Merve). Hatalarımız olursa kusura bakmayın.
Nevin= n_ayann (instagram için)
Merve= mervedogrugoren (instagram için)
Bize buradan ulaşabilirsiniz. Bölüm hakkında ki görüşlerinizi yapmayı unutmayın bir sonraki bölümde görüşmek üzere <3 :*
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kutup Yıldızı
RomanceElis, babası öldükten sonra annesinin ona bakamayacağını düşünüp terk etmesiyle yetimhane de büyüyen bir kızdır. Ta ki karşısına çıkan koruyucu aile onu alana kadar. 18 yaşında ki bu kızımız lise son sınıfına gitmektedir. Her şey yolunda giderken k...
