Zehranın, kardeşiyle buluşmak için gittiği kafede gaz sızıntısından dolayı büyük bir patlama gerçekleşmişti.. Hemen itfaiyeye, ambulanslara ve polise haber verilmiş ve etraf gazeteci kaynıyordu..
Zehra yavaşça gözlerini araladı.. Etrafında yerde yatan insanlar arasında gözleri kardeşi Yasemini aramaya başladı.. İçerdeki dumandan dolayı sesinin çıkması için boğazını temizlemek zorunda kaldı ve bütün gücüyle bağırmaya başladı, bir taraftan da gözyaşlarına karşı koyamıyordu içindeki korku ve telaş ayaklarının bağının çözülmesine neden olmuştu ve yere kapaklandı.. Daha sonra derin bir nefes alıp başını kaldırdı evet ordaydı 2 metre önünde boylu boyunca uzanmış yatıyordu kardeşi ve yüzünü kaplayan o kırmızı renk Zehrayı daha da korkutmuştu hemen koşarak yanına gitti yüzünü elleri arasına alarak bağırmaya başladı
Z: lütfen yardım edin lütfen kardeşim ölüyor... Yasemin nolur gözünü aç annem gibi sen de mi terk edeceksin beni...
İtfaiye hemen müdahale ettiği için yangın büyümeden hemen söndürüldü ve yaralı ve ölüler ambulanslarla hastaneye kaldırıldı...
Olay yerinde bulunan bütün kimlikler toplandı ve orda bulunanların isimleri televizyon ve radyo programlarında halka bildirildi..
...
Ömer, arabayı deli gibi sürmeye devam ediyordu. Ne olursa olsun bugün kolundan tuttuğu gibi konağa götürecekti karısını... İçinde kopan fırtına büyük bir savaş çıkarmıştı işte o enkazın altında tek kalan kişi olmak canını yakıyordu Ömerin.. Aşk ve gururun savaşı.. Karısını -saçının teline bile dokunamadıpı karısını- eve geri götürmeliydi ama onun canını yakmadan yaralamadan.. Bildiği gerçekler Zehrayı derinden üzecekti farkındaydı ama söylemese bu sefer kardeşi derin yaralar alacaktı ve kendisi Zehrasızlıkta boğulacaktı.. Büyük bir çıkmazın içinde kıvranıyordu Ömer Kervancıoğlu...
Düşüncelerin arasından sıyrılarak arabayı Zehranın evinin önününe park etti. Kardeşinin evde olacağını düşünerek telefonunu çıkardı.. Sayısız aramalarına rağmen o telefon bir türlü açılmamıştı. En sonunda umutsuzca telefonu bıraktı ve gözü radyoya kaydı.. yine Zehra yine onun anıları.. Radyoyu açması ve ilk dans müziğinin çıkması ve Ömerin kapatmasına rağmen pnun tekrar tekrar açıp sesini arttırıp gözlerini kaçırması.. anılar aklına gelip gülümsedi ve Zehranın yaptığı gibi radyoyu açtı ve gözlerini kapattı..
Radyo anonsu...
Evet sayın dinleyiciler son dakika aldığımız bilgilere göre kafedeki patlamada kimliği bulunanların listesini açıklıyorum Zehra Kervancıoğlu....
Ömer aniden gözlerini açtı şok olmuş bir halde kalakaldı duyduklarına inanmak istemiyordu.. Radyodaki adamın sesi beyninde tekrar çınladı Zehra Kervancıoğlu....
Ömerin dünyası başına yıkıldı, önce inanmak istemedi olamazdı Zehrayı kaybetmiş olamazdı, hem daha ona kavuşmamıştı ki insan daha kazanamadığı birini nasıl kaybederdi ki.. Hem daha sevdiğimi bile bilmiyor ki gidemez hayır bu olamaz diye düşündü..
Ö: şimdi arabadan inaceğim ve o kapıyı yumruklayacağım senin ne işin var burda diye çıkıp azarlayacak beni ben de ona sıkıca sarılacağım.. ona bir şey olamaz..
Ömer, arabadan hızla indi ve merdin basamaklarını ikişer ikişer çıktı.. bir taraftan zile basıyor, bir taraftan da kapıyı yumrukluyordu ama evde kimse olmadığını çoktan anlamıştı.. çatallaşmış sesiyle Zehra Zehra demekten başka bir şey yapmıyordu.. en spnunda pes ederek arabasına bindi ve aklına ilk gelen hastaneye doğru arabasını yönlendirdi...
...
Salim koşarak hastaneye gelir ve Zehra sıkıca babasına sarılır..
S: canım kızım iyisiniz dimi yasemin nerde..
Z: çok şükür babacığım ikimizde iyiyiz.. sadece başında küçük bir yara var mr çekinmek için gitti onu bekliyorum..
?...
Ömerin gitmediği hastane kalmamıştır hiç birinde Zehra Kervancıoğlu isminde bir hasta yoktur. Son olarak Tayfunun aramasıyla dediği hastaneye giderek onu beklemeye başlar..
Tayfun koşarak Ömerin yanına gelir...
T: olay yerinde sadece çantası varmış kendisine ulaşamadım ama ümitsizliğe kapılma..
Ömer diyip yutkunur.. Ömer şişmiş gözlerle karşılık verir..
T: Ömer, biliyorsun yaralılar olduğu gibi ölenler de var ve çopunun cebinde kimliği yok yani onlardan biri.... anladın işte söyleyemiyorum.. neyse hazır mısın..
Ömerin gözünden bir damla yaş düşer ve başını sallar. Tayfun elini Ömerin omzuna koyar..
Morga girdiğinde Ömer titriyordur.. Zehra işe olan anıları gelir aklına "ben sana veda etmeye hazır değilim, ben seni kaybetmiş olamam.." diyip gözyaşlarını serbest bırakır. Ve yavaşça açılan beyaz örtüye kendini zorlayarak bakar.. ve derin bir nefes alır.. Zehranın hala yaşıyor olduğu ihtimali bir bünebze olsun yüreğine su serpmiştir.. Bir saat bile görmediğinde deli gibi özlediği karısını bir daha hiç göremeyecek olma ihtimali.. işte böyle bazen hayal edemedikleri başına geliyor insanın..
Ömer, morgdan çıkmış dalgın bir şekilde yürürken birisiyle çarpışır eğilmiş başını yavaşça kaldırdığında Zehrayı karşısında görür. O an o kadar mutlu olmuştur ki yüzündeki gözyaşlarının yerini hafif bir tebbessüm alır ve birden Zehraya sımsıkı sarılır Zehra şaşkınlık içinde ona bakıyordur....
STAI LEGGENDO
Adını Sen Koy ( AŞK)
FanfictionEvliler ama sadece kağıt üzerinde... Birbirlerini kıskanıyorlar, bağırıp çağırıyorlar, sahipleniyorlar, en kötü olayda birbirine muhtaçlar ama sevgili değiller... Sürekli yanlış anlaşmalardan dolayı birbirilerinden nefret ettiklerini söylüyorlar ama...
