Juliet,duyguları olmadığı için insanlar tarafından sürekli dışlanmıştı.Kimse tarafından istenmeyen,ailesi tarafından bile reddedilmiş bir genç kız.Hayatı boyunca onu kimse anlamamıştı,belkide asla anlayamayacaklardı.Çünkü o hiçbir şey hissetmemişti,çünkü o kimseyi sevmedi,ufacık bir olaydan sinirlenemedi,yada asla diğer insanlar gibi üzülmeyecekti.Ama o böyle olmayı çoktan kabullenmişti.Kendini tamamen mutlu yaşamaya adamış insanlar,bir kurbağanın prense dönüşebileğine inananlar.Ne anlamı vardı ki bütün bunların ?Daha fazla üzülebilmek için mutlu olmaya çalışmak.Bütün bu duygular Juliet'e göre birer saçmalıktı.Birçok kez o duyguları yaşamaya çalışmıştı.Tıpkı diğerleri gibi.Yaşayacağı tek şeyin acı olduğunu bile bile.Annesinin ölümü,belki duygularını getirebilecek olan tek kişinin onu aldatması,bütün arkadaşları tarafından teker teker terkedilmesi ona hayatın sadece acı içerdiğini fazlasıyla göstermişti.Ama yinede hiçbir şey yaşayamamıştı.Gözlerindeki pınarlar bir çölden tamamıyla farksızdı.Hiç bir zaman o çöle yağmur yağmayacaktı.Annesinin ölümünden sonra babası onu terketmiş,böyle bir kızı olduğu için utandığını,bir şeytan yarattıklarını ifade edip durmuştu.Sanki bütün bunlar onun suçuymuş gibi.Neyse ki babası en azından onu özel b bir yurda verecek kadar insaflı davranmıştı .Evet,belki yeterince kötü olabilirdi ama sokakta kalmaktan kat ve kat daha iyi olduğu aşikardı.Belkide burada bir şeyler hissetmesi için bir mucize gerçekleşebilirdi.Fakat bu olasılık,zifiri bir karanlığın gözleri kör eden bir ışığa dönüşmesi gibi bir şey olurdu.İmkansız denilen şey.Daha 12'sine yeni girmiş bir kız çocuğu için hayatı inanılmaz derecede kötü gidiyordu.Gitmeden önce son kez babasının gözlerine baktı.Sırf üzüntüsünden 12 yaşındaki bir çocuğu yetiştirme yurduna terkeden babasının gözlerine.Artık hiç kimsesi kalmamıştı.Sadece olmayan duyguları ve Juliet...
-Yurdumuza hoşgeldin ufaklık.
-Hoşbulduk.
-Juliette De Scvank değil mi? -Evet ama herkes bana Juliet der.
-Öncelikle ben herkes değilim. Juliette.Sen yetişkin bir kız olana kadar seninle ben ilgileneceğim. -Size nasıl hitap etmem gerekiyor ?
-Bana Andersen diyebilirsiniz küçük hanım.Evinizden ayrılıp burda kalacağınız için üzgün olduğunuza eminim.Senin mutlu olman için elimden geleni yapacağım. Juliette.Tabi bu biraz da sana bağlı. -Bunun için fazla uğraşmana gerek kalmayacak Andersen.Çünkü bende o duygu denilen şeylerden yok. -Peki o zaman sana kalacağın yeri göstereyim.
YOU ARE READING
İnsanlar Duygusuz Doğar
Science FictionBazı insanlar duygusuz doğduğunu düşünür.Bazılarımız ise çok duygusal olduğunu.Peki ya sizlere duyguların aslında var olmadığını söylesem ? Aslında bir iluzyondur duygularımız,daha doğrusu hissettiğimizi sandıklarımız.Belki de bir yalandan ibarettir...
