Ben 8 yaşında babamın valizini ben toplamıştım. Evet evet aynen bu şekilde olmuştu. ben size baştan anlatayım en iyisi. Annemle babam hep kavga ederlerdi gerçi buna kavga denmez babam bağırır annem susardı. Her defasında o tokat annemin yüzüne çarpardı. Annem sırf ben çok küçüğüm diye babamdan boşanmamıştı ben daha o küçük yaşımda, o kocaman yükü omuzlanmıştım. Çünkü annem benim için o adamın dayaklarına, bağırmalarına, ona köle gibi davranmasına izin veriyor gerçi izin vermek değilde zorunda kalıyordu. Bır gün babam bizi tatile götürdü bı kaç gün kaldık bır tatil sabahında babamın bağırma ve etrafa savurduğu küfürlerle uyandim. Babam eşyalarınızi toplayın dedi bizde hemen toplanmaya başladık tabi. Araba bindik ve evimize döndük. Babam bana valizi boşaltmamı ve onun eşyalarını toplamami istedi yaptık annemle beraber yaptık bunu, hiç bişey anlamamıştım ama babamın dediğini yaptım topladım abim aldı götürdü valizi babam arabaya bindi gitti. İyi ki de gitmiş. İyi ki bizi o halde darmadağın bırakmış. Biz topladık kendimizi, her defasında babam , aslında baba demelimiyim buna bile emin değilim. Bana babalık yaptı mı ki. Bana bunu hissettirdi mi. Sevdi mi? Bilmiyorum ama beni o küçük yaşımda olgun biri olmak zorunda bıraktı ve bunu affetmeyeceğim. Ben daha 8 yaşındayken annem üzülmesin diye çocukluğumdan, yaramazlıklarımdan, dizimdeki yaralardan vazgectim. Ama şimdi mutluyum Allah'a şükür. Babam benim ilk aşkım aynı zamanda ilk kalp sızımdı, ben kalpte yara nasıl olur o adamdan öğrendim, şimdi her duruma karşı daha güçlüyüm. Daha dirençliyim. Şimdi anneme yasattıklarının hesabını sorucak kadar büyüdüm.
YOU ARE READING
Elimdeki kan
ChickLitDamlaya damlaya göl olur deyimi benimle bütünleşmiş gibiydi. Ama tek fark gözyaşlarımdan bir göl değil, bir okyanus olurdu.
