BİR MASALDIR BU ŞEHİR

1.9K 60 29
                                        

( İlk bölüm bitti diye bırakma Okumaya devam et heyecanı yaşa )

¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.

( İlk bölüm bitti diye bırakma Okumaya devam et heyecanı yaşa )

Eminönü Üsküdar arası sefer yapan vapurda deniz ve martı seslerin arasında İstanbul'u seyrederken bir kez daha bağırdı ;

Çaylarrr.

Mayıs ayındaydık havalar güzel ve sıcaktı çay içilecek bir ay olmasada bu ikinci gelişiydi yanında oturan üniversite arkadaşım Mert'e dönerek

- Çay içermisin kanka

- Simit te olursa güzel olur

- Abi bize iki çay simidin varsa 2 tanede ondan getir

Üniversite hayatı yoğun dersler arasında bulduğumuz her fırsatı değerlendirir İstanbul'u gezerdik Mert ile kafa dengi bir arkadaş bir dostu benim için, aynı evde kalmamızda dolayıda aile gibiydik. Cumartesi olduğundan dolayı İstanbul'u gezip geri dönecektik Büyükçekmece deki evimize. Vapur kaptanın son hamleleri ile yanaşmıştı eminönü iskelesine simit ve çayları bitirmiş vapurdan inip yola koyulmuştuk tranvay durağına doğru. Durağa yaklaşınca Mert'in telefonu çalmaya başlamış hızlıca açıp cevap vermişti

-Alo efendim ooo kanka nasılsın neredesiniz bizde eve geliyorduk

Mert'in konuşmasından anlamıştım ki konuştuğu ev arkadaşımız Hakan dı kaldığımız evde birde Emre adında bi arkadaşımız daha vardı kendisi Kültür üniversitesinde okıyordu cana yakın bir arkadaşdı.

- Halil yine daldın gittin hayırdır.

- Dünkü haber aklıma geldi neyse boşver

- Sende amma taktın kanka ya

- Tamam tamam Hakan ne diyor sen onu söyle

- Hakan Hüsnü ala cafedeymiş ve yanında Zeynep ve Sevgi de varmış çağırdı gel diye

- Olur gidelim

Yola koyulmuştuk çok uzak değildi cafeye vardık selam vererek masaya oturmıştuk. Sevgi ile Zeynep üniversitede de arkadaşlarımız dı zaman zaman böyle buluşmalar yapar takılırdık. Zeynep ile Mert geçen sene ayrılmışlardı. Mert hala Zeynebi sevdiğini biliyordum çünkü masada oturduğumuzdan beri gözü ondaydı. Bende oturduğumdan dolayı dünkü haberleri aklıma getiriyor ucka bakarak dalıyordur ber seferinde. Bunu gören Hakan Mert'e dönerek

- Hasta mı bu geldiğinden beri dalıp dalıp gidiyor.

- Dünkü haberlere takıldı yine

Haber kelimesi Sevgiyi meraklandırmış Mert'e dönerek

- Hayırdır Nimet abladan piyangomu çıkmış yoksa

Diyerek ortaya espiriyi patlattı herkez gülüşmeye başlayınca bende kandime geldim tabi Sevgi'ye dönerek

- Tebrik ederim milyoner olmuşsun

Sevgi gülerek bana döndü ve

- Sen neden daldın onu anlat önce

Diyerek meraklı bakışlarla bana bakmaya devam etti bende

- Dün haberlerde Avrupa,Asya ve Afrika kıtasında belli bölgelerde salgın hastalığı çıktığını ve artarak ilerlediğini söylediler olay yerinden görüntüler göstermişler virüse maruz kalan insanlar başka insanlara saldırıyormuş

Benim susmak bilmeyen konuşmama
Hakan atılarak

- Amerikada neden salgın hastalık yok bunlar komplo ilerde aşı üretip satacaklar kanka ya bak göreceksin

Mert Hakan'a dönerek

- Ben söyledim okadar ama dinleyen kim

Zeynep köşede sessizce bizi dönerek haberleri izlediğini söyledi ve

- Sağlık Bakanlığı önlem almış yurdışından gelen yolcuları kontrol edilerek ülkeye sokuluyor zaten salgın gelsede devlet önlem alır

Konuşmalar şakalaşmalar devam ederken saatin geç olduğu fark ederek evin yolunu tutmuştuk. Zeynep ve Sevgi ev ile okul arkadaşlarıydı evleri Avcılar'da olduğu için yol üatünde onlarıda bırakarak otobüs ile Biyükçekmeceye gitmek için yola koyulduk.

Eve gelmiş yorğunluktan hemen yatmıştım daha cazla dayanacak halim kalmamıştı. Üsküdar ve Bakırköy de aldığımız kitabları çantamızda taşımıştık onuzlarımın verdiği agrı ve yorgunluk yüzünden ölü gibi yatmıştım gece su içmeye kalkan kankam Mert beni bu halde görünce uyandırmıştı gecenin dördünde uyku sersemliği ile Mert'e bakarak

- Git başımdan Mülayimmm

Bunun üzerine kankam benim yaşadığımı sevinmiş beni bırakarak

- Ölü gibi yatıyordun kanka ya korktum

Dedi ve mutfağın yolunu tuttu.

- HAYIRRRRRRR

( Mert'in gözünden yaşananlar. )

Pazar gününün güzel uykusunu kankam Halil'in Hayırrr diyerek bağırmasıyla son bulmuştu aynı odada kaldığımızdan dolayı korku ile yataktan kalkmış ayakta terli korku ile uyanan Halil'e bakıyordum. Odanın kapısı açılmsı ile birlikte. Hakan ve Emre de gelmiş Halil'e bakıyorlardı. 2 Yıldır ilk defa onu böyle görmüştüm onu korkuyla uyandıran neydi ben bunları düşünürken Emre elinde su bardağı ile tekrar odaya gelerek elindeki suyu Halil'e vermişti. Suyu içti bize döndü yutkundu dillerinden kelimeler döküldü

-Annee

ZOMBİ SONUN BAŞLANGICIHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora