En son yeter dediğinden tam eti kemik geçmişti.
Yorulduğunu hissetmekten yorulmuştu. Belli etmek istememek için son çaba sarf ediyordu. Kimseyi takmayıp her şeyi umursuyordu.
Sessizlik istiyordu. İçinde kaybolmak, renklerin dans ettiği bir cümbüş içinde yapayalnız olmak istiyordu. Yani sadece sessizlik istemiyordu. Bu yüzden artık mutlu olabilirdi. İnsanlar olmadan. İstemek miydi? Zorunluluk mu?
Sormuştu. Dinlememeliydi ama dayanamadı. Kendinden başka önemsediğinden miydi? Yoksa kalbi onun için attığından mı? Yapamıyordu. Sus diyordu kendine. Kalbi sussa da gözleri susmuyordu. Bir damla ancak bu kadar güzel akabilirdi. Kendini bulmuştu o belirsizlikte. Belki de değildi. Umutsuzluğa bakakalmıştı. Kendini arıyordu. Bir belirti. Yoktu..
Yeniden başlamıştı bir tıkırtı. Merak ediyordu. Gitmeli miydi? Bir kelime çıkacaktı ama sessizliği bozmak istemiyordu. Kendini tanımak istiyordu. Bilmiyordu neyde ne hissettiğini. Sessizlikte bile dinleyemiyordu kendini.
YOU ARE READING
Bir-İ'si
RandomGeçmişini hatırlamaya başlıyordu. Hatırlamak istemiyordu. Belki kim olduğunu bile bilmiyordu. Kendini tanıyamıyordu. Yaşadıkları, hissettiklerini bir çırpıda silip atmış da olabilirdi. Kimdi? Bir-İ.
