Bölüm 1

31 0 0
                                        

Multimedia Alin.

Üniversite birin son günü ve üç aylık yaz tatilinin başlangıcı. Normalde tatilde başka yerlere gitmeyi sevmesemde Damla kuzenin yazlığına gitmemiz için tabiri caizse yalvarmış ve zorla bizi ikna etmişti. Şuan oturup televizyon izlemem gerekirken bavul hazırlıyorum ve tahmin ettiğiniz gibi giyecek hiçbir şeyim yok!

"Alin iki dakika içinde o odadan çıkmazsan seni bırakırız!" Diye bağırdı içerden Damla.

"Ah ne mutlu bana hadi siz gidin." Deyip yatağa attım kendimi ve gözlerimi kapadım.

Biri geldi ve kolumdan tutup kaldırdı beni. Gözlerimi açınca görüş açıma direk Seda'nın kemikli gözlükleri ve kocaman açılmış mavi gözleri girdi.

"Alin İstanbul-İzmir arası arabayla 7-8 saatten fazla sürecek muhtemelen. Bütün yol boyunca araba sürmek istemezsin bence?" Deyip kaşlarını kaldırdı.

"Of tamam." Deyip kalktım ve yazlık olan her şeyimi iki büyük bir küçük bavula sığdırdım. Üzerime beyaz v yaka tişört ve yırtık kot boyfriend pantolon geçirdim. Ayağıma superstarlarımı geçirip gözlüğümüde kafama taktım mı hazırdım.

*

"Sana evde bütün yol araba sür dediğim için özür dilerim." Deyip eliyle ağzını kapadı Seda.  Bence o kadarda berbat bir sürücü değildim.

Seda'nın "Arabayı durdur!" Diye bağırmasıyla hemen sağa çektim. Araba durduğu gibi kendini dışarı atıp tüm midesini boşalttı. Tamam berbat bir sürücüymüşüm.

Ben hala arabanın içinde otururken Damla omzumu dürttü. Elime bir şişe su ve peçete tutuşturdu.

"Benim midem bulanır git sen bak hadi." Dedi. Arabadan hızlıca inip Seda'nın yanına gittim. İlk önce peçeteyi uzattım sonra suyu.

"İyi misin?" Dedim ama bembeyaz yüzünden belliydi iyi olmadığı. Birde uçakla gitsek bu kızın hali ne olacaktı acaba.

"Kusunca rahatladım biraz of." Dedi ve eliyle kendine yelpaze yapmaya başladı.

"Daha dikkatli sürerim özür dilerim." Dedim.

"Hayır hayır artık sen sürme bence." Dedi ve arka koltukta Damlayı zorla kaldırıp sürücü koltuğuna oturttu. Kendide arka koltuğa yattı. Bende Damla'nın yanına geçtim.

Yolda yemek arası verdikten sonra aralıksız yola devam ettik. Geri kalan yol boyunca Damla arabayı sürdü, Seda biz deli gibi şarkı söylemeye başlayıncaya kadar uyuyordu, bende telefonumun sarjını bitirene kadar oyun oynadım ve şuan şükürler olsun evin önündeyiz.

Zar zor bavulları indirdik ve filmlerdeki gibi evin önünde durup eve bakmaya başladık.

"Şimdi bu ev bütün yaz sadece bizim mi?" Dedim sevinçle.

"Evvet." Diye bağırdı ve eve doğru ilk adımı attı Seda.

Bir büyük bir küçük bavulumu alıp eve ilerledim. Biz eve doğru yürürken Damla anahtarı Sedaya verdi ve arabayı garaja parketmek için gitti.

Bavulları girişe bıraktım ve tam kapıdan çıkacaktım ki Seda'nın çığlığı yükseldi salon taraflarıdan. Yanıma gelen Damlayla birlikte hızlıca içeri girdik.

Seda eli ışık düğmesinde şaşkınca içeri bakıyordu. Bizde içeri girince yerde balonlar tavanda 'İyiki doğdun!' yazısı masada ise pasta vb şeyler vardı. Salonun ortasında da üç kişi.

Onlara bakarken gözlerim birinde takılı kaldı. Alaylı gülüşü hiç değişmemiş biri. Tüm hayatımın içine sıçmış kişi şuan karşımda duruyordu ve benim olduğum yerde kalıp titremekten başka yapabildiğim bir şey yoktu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jan 24, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Gün DoğumuStories to obsess over. Discover now