Agron ve Byssa: Bu iki farklı imparatorluk Teknolojik olarak çok gelişmiş ve evrimlerinin zirvesindeydiler. 150 yıl öncesine kadar bu ülke liderleri bir anlaşma yaparak karara vardılar
Kendi güneş sistemlerinde bulunan 8 farklı sömürge gezegeni, eşit kullanmak için anlaşmaya varılmıştı.
Bu hem iki ülkenin maden, gıda ve enerji ihtiyaçlarını eşit karşılayacak şekilde paylaşılmıştı.
Anlaşmanın 50. Yılında yani 100 yıl önce agron ve byssa sınırları arasındaki kayalık bir arazide
İki ülke bilim adamları'nın ortak yürüttükleri bir kazı çalışması sırasında, bir maden keşfi yapıldı
İlk başlarda normal bir kristal madeni gibi görünen, maden kısa bir sürede farkını ortaya koymaya başladı.
Madendeki taşlar bir kristal yada elmasdan daha fazlasıydı, taşlar bilim adamlarını adeta içine çekmişti kendilerini alı koyamayan bir güç onları çekiyordu adeta, bu taşları eline alan çalışanların ellerinden içlerine doğru ışık süzmesiyle beraber büyük bir enerji girmişti, yanlız güç sadece hak edebilecek güçte ve onu kontrol altına alabilecek bir zihinde hükmedile bilirdi. Yoksa güç taşları onu eline alanların yaşam enerjilerini içine çekiyordu ve dokunanları bir kül yığınına dönüşüyordu. İçlerinden sadece biri bu yükü kaldırabilecek kabiliyetteydi, güçteki enerjinin birden yüklenişi ve etrafındakilerin bir bir küle dönüşmesinin verdiği şokla olduğu yere yığılı vermişti.
7 saat sonra; haber alınamayan grubu bulmak için bir grup kurtarma ekibi gönderildi gelen birliğin bulduğu; baygın haldeki nuslon isimli bilim adamıydı.
2 gün sonra; nuslon gözlerini yavaşca açar yoğun bir ışık süzmesi içinde yarı baygın halde kendine gelmeye çalışıyordu, bir kaç dakika sonra göz bebekler yoğun ışığa alışmıştı ve etrafına bakmaya başladı, 1 yatak ve üzerine bağlanmış kablolar diğer tarafta bir masada oturmuş birisi vardı bu prof. Rizerdı zorlanarak yutkundu nuslon ve kısık bir sesle; profesör diye seslendi.
Profesör elindeki notları masanın üstüne bıraktı ve birkez daha masasında bulunan bilgisayardaki verileri süzdü, ayağa kalktı ve nuslonun yanına oturdu.
Neler oluyor profesör? Ne oldu bana?
Nulson bulduğunuz maden bir tür enerji barındırıyor, şu baş ucundaki taşı görüyormusun baygın bulunduğunda ellerinde sımsıkı onu tutuyordun ve etrafta kül yığınları vardı. Diğer bilim adamlarına ne oldu nulson
Nulson olanları olduğu gibi profesör' anlatmıştı, şaşkınlığı gözlerinden okunan profesör demek güç taşları efsanesi doğruymuş diye mırıldandı. Nedemek istediğinizi anlamadım?
-Profesör; güç taşları kadim zamandan kalma bir efsanedir, sadece onu hak edebilecek güçte olanlar taşıyabilir ve sen bu güce sahipsin... buda vücudundaki değişimlerin nedenini açıklıyor...
-Nuslon; Nasıl yani? endişeli ve bir o kadarda şaşkın gözlerle
-Profesör; nulson bütün güç dengeleri değişecek bir buluşa imza attınız artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak hiçbirşey ....
ŞİMDİ OKUDUĞUN
EIRA
Science FictionEira Hikayenin konusu : Yaşadığımız Gezegenden 1 milyon ışık yılı uzaktaki bir galakside Eira isimli bir gezegende başlar Eira gelişmiş 2 ayrı uygarlığın barış dolu yıllardan sonra ki büyük savaşını ve kahramanlarımızın maceralarını ele almaktadır.
