"Papatya" dedi ve ellerimi tuttu. Kalbim hızla atarken "efendim sevgilim?" dedim. Cebinden bir kutu çıkarttı ve kutuyu açtı. Kutunun içinden bir kolye çıkarttı ve " Senin için aldım meleğim." dedi. Kolye gümüşten yapılmıştı ve üzerinde 'kanatlı bir...
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
'Sevgili Emir;
Emir, sana karşı olan hislerimi daha fazla içimde saklayamayacağım.Seni ortaokuldan beri seviyorum. İlk başlarda arkadaş gibi seviyordum, değişti işte. Sana karşı olan hislerimi anlatabilecek kelime bulamıyorum. Ama seni çok seviyorum.
Yazan kişi : Esin Papatya Ilgaz. "
Mektubu son kez okudum ve zarfa koydum. Seni sevmemin 6. yılı Emir Taşkıran. Tebessümle kalktım ve koşarak Emir'e yetişmeye çalıştım. Emir görüş alanıma girince arkasında durdum ve 'Emir' diye bağırdım. Duymamıştı. Tekrar bağırmıştım. Tekrar duymamıştı. Tekrar, tekrar ve tekrar... Emir'e birazcık daha yaklaşıp zarfı uzattım. Görmemişti. Önümden hızla geçerek uzaklaştı. Bende arkasından Emir' i izliyordum. Başımı eğip zarfa hüzünle baktım. 'Bir daha seni sahibine ulaştıracak cesaret bulamayacağım zarfçık.' diye geçirdim içimden. Çöp kovasına doğru ağır ağır ilerledim. Şimdi ben terkedilmişmiydim? Yoksa kendi kendine gelin güvey olan bir aptal mı? Peki şimdi ben Emir'in yüzüne nasıl bakacaktım? Aklımda bir sürü soru vardı ve hiçbirini cevaplayamıyordum. Şu anda sadece hayal kırıklığı yaşıyordum. Çöpe uzaktan zarfı top şekline sokup fırlattım ve 'basket' diye homurdandım. Arkadan "Papatya " diye bağıran bir ses duydum ve arkamı döndüm. Zeynep bağırmıştı arkamdan. "Eee ne oldu aşkım anlatsana ."
"Olsun be gülüm o senin gibi tatlı bir kızı kaybetti. Sen varya elini sallasan ellisi." beni teselli etmeye çalışıyordu kendince. Gözlerinden yaş akarken güldüm ve " Zeynep, eğer o kaybettiyse neden benim canım yanıyor ?"
"Geçecek aşkım geçecek ." Durdu ve bana sarıldı. Ona karşılık olarak bende ona sarıldım.
"Hiç kimse yoksa ben varım Papatya'm." hayatımın en teselli eden cümlesiydi. Zeynep ile ben yeri geldiğinde anne-kız , yeri geldiğinde abla-kardeş oluyorduk. Evin önüne geldiğimizde"İyi günler aşkısı." dedi. Güldüm ve "İyi günler kalbimin sahibi" dedim. "Bir insana gülmek bu kadar mı yakışır abi ya" öpücük yollayıp eve girdim.
∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆∆
Devamı gelecektir. Yorum istiyorum. Birinci bölüm bitmemiştir. Kitaba destekte bulunursanız sevinirim.multimedya : Esin Papatya Ilgaz