1.BÖLÜM

153 5 0
                                        

Bi bip bi bip...

Lanet olsun alarm sesini sevmiyorum. Alarm kurmaktanda nefret ediyorum. Ama en çok sevmedigim şey ise hafta sonu sabah erkenden kalkmak zorunda kalmak. Tatilin şu son haftalarında neden erken kalkmam gerekiyor ki. Doğru ya Alice yüzünden! Alice benim çocukluk arkadaşım,aynı zamanda yan komşumuz olur. Buraya taşındıgımızda elinde elmalı turta ile kapımıza gelmiş sonrada hiç gitmemişti. Mecazi olarak canım. Üniversiteye gidene kadarda en iyi arkadaşım oldu tabi hala öyle ama ikimizde farklı şehirlerde oldugumuzdan eskisi kadar sık görüşemiyoruz. önceden yedigimiz içtigimiz ayrı gitmez tüm gün okulda görüşüyor olsakta okul çıkışlarında da ayrılmazdık. Yapışık ikizler gibiydik anlıyacagınız. Benim ailem onu, onunkide beni evlatlık edinmiş gibiydi. Okul başlamadan daha fazla eğlenmek için hafta sonu kamp planı yapmıştı. Benimle vakit geçirebilmek için demedim dikkat ederseniz çünkü planlar tamamen başkasıyla yakınlaşmak içindi ben bu planda sadece bir figürandım. Tamam onu seviyorum o yüzden sabah bu kadar erken kalkmayı kabul etmiş, başrolünde olmadıgım ve eğleneceğimi hiç düşünmedigim bu kamp işine dahil olmuştum ama kampa gidiş sebebimizi kabul edemezdim. Karşınızda başrol aktörümüz kendini begenmiş Michael Jordan! Kendilerini hiç sevmedigimi hemen belirteyim ama Alice ona bayılıyor. Aynı liseden mezun olduk o zamanlar Amerikan futbolu oynadıgını belli eden geniş omuzları, baktıgı kişiyi büyüleyen delici siyah gözleri ve enfes dudakları var. Yani Alice onun öyle oldugunu söylüyor. Bana göreyse ukalanın teki. Her neyse öyle olması sabah erkenden kalkıp hafta sonunu dağ bayırda gezmememi engellemiyor. Çünkü bunu sevgili arkadaşım Alice için yapıyorum. Onu orda bu manyakla tek başına bırakamazdım herhalde. Hayır üçümüz gitmiyoruz kampa. Liseden arkadaşlarla toplanma ve ne habersin janım buluşması gibi bir şey olacak bu hafta sonu. Alice bu tür işlere bayılır. Organizasyon işleri ondan sorulur bense sadece giderim. İşte daha kahvaltı bile etmeden kapılarının önünde onu bekliyorum. Karga daha bokunu bile yememişken beni ayaga dikmiş bekletiyor ama kendisi hala ortalarda yok. Ah ahh arkadaş hatırı için düştügüm şu durumlara bak. Alice sonunda çıktıgında sabah sabah fazla düzenli oldugunu fark ettim o makyaj mı yapmıştı ben yüzümü bile zor yıkamışken! Dogru ya o bugünden itibaren tüm hafta sonu boyunca harika kız olacaktı her zamankinden güzel görünme çabaları bu yüzdendi. arkadaşlarla kamp alanın girişinde buluşup arabaları oraya bırakacaktık. Kamp alanına kadar biraz yürüyüş yapıp ormanın içlerine dogal ortama girmeyi planlıyorduk.

- "Çok mu abartı olmuş makyajım sabah sabah doğal gözükmesini istedim ama heyecandan biraz kaçırmış olabilirim." Derken dikiz aynasında kendine bakan en yakın arkadaşıma tek kaşımı kalırdım. Cevap vermeme bile gerek kalmadan o beni anladı ve uzanıp torpido gözünden selpak çıkarıp dudaklarındaki ve yanagındakilerin birazını silmeye başladı.

- -"sende bari saçlarının tarasaydın iki yıl sonra lisedekilerle toplanıyoruz." Yani ne var bunda tanıdıklarım beni biliyor zaten tanımadık kişiler mi var ki sabah sabah kalkıp kendimi süsleyim.

- "sabah bu kadar erken kalktıgıma dua et sen. Neden herkesten önce orda olmak zorundayız ki hem" diyip cama yasladıgım kolumun üstünden kafamı elime dayadım.

- "erken gidip park işini görüşmem lazım arabaları orman girişinde bırakıp sportif kampçı olacağız. Tabi sana bunu daha önce söylemiştim işine gelmedigi için unutmuşsun." Hayır unutmamıştım çünkü hiç dinlememiştim. İki saatlik yolumuz vardı bu zamanı boşa geçirmemek için cama dayadıgım koluma yaslanıp uyumaya geçtim. Tabi Alice harika planlarımın içine edip radyoyu açıp abuk subuk hareketler yapmaya başladı, kendince dans ediyordu. Ona yan gözle bakıp iç geçirdim. bu kadar enerji bende olsa bakışlarımla atomu parçalardım.

- "çok heyecanlıyım Summer (selam bu benim) bu sefer kesin bir şeyler olacak, hissediyorum." Dedi gözlerini yoldan ayırmadan.

- "hı hıı tabi bende hissediyorum çok büyük şeyler olacak buna hazırlıklı olmak içim biraz uyumam gerek ama." diyip radyonun sesini kıstım. Uykuma ne kadar düşkün oldugumu bildigi için itiraz etmedi, bana gözlerini devirip sabah erken kalkanları uyandırmak için radyodaki Dj'in seçtigi tempolu müzige kafa sallayarak eşlik etmeye devam etti. Bende o uyuz Michael ile en yakın arkadaşımın birbirleriyle flörtleşen hallerini görmeden önce son bir kaç saati huzurla geçirmek için yarım kalan uykuma devam etmeye başladım.

Kayıp YüzyılHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora