Çok yağışlı bir hava .
Merdivenlerden indim her yer toz duman. Nefes alamıyordum adamların içtikleri sigara dumanı bütün etrafı bir zırh gibi sarmıştı.
Çok kötü kokan içkiler şaraplar ve sonrasında bıraktığı bir etki.
Babamın gerçekten burda olduğuna inanmak zor. Bir birinden sarhoş ve dudaklarında sigara içen adamlar bana bakıyordu. Acaba üzerimde kısa kollu olmasından mı yoksa zihinlerinde oluşan pis şeylerden mi?
İşte o orda elinde içki ve sigara yanında bir kumar masası! Yanına şaşkın gözlerle gittim. Evet ama onun içi kan ağlıyordu.
" Baba lütfen bırak onları annem bizi bekliyor! " Annem hasta ölecek duruma düştü.
" O kadın beni aldattı ben onu severken!"
Evet aldattı her gün başka biri ile yattığını ben biliyordum tâki babam bunu öğrenene kadar.
" Ama hani onu seviyordun baba sen onu bırakma!" Masaya vurup , ayağa kalkmaya çalıştı.
Bende kolundan tuttum ve yardım ettim " Onu seviyorum ama o yok artık!" dedi gözleri doldu ilk kez!
Babam iyi bir insan annemin o lanet durumunu öğrenince kendini bu lânet yere bıraktı son bir hafta.
Eve varıp kapıyı açtığımızda annem hiç hareket etmeden , ses vermeden sadece gözleri açık bi şekilde yatıyordu. O öldü...
" Baba..." dedim ağlayarak ve devam ettim " Hani sen dedinya onu seviyorum ama o yok" dedim ve tekrar devam ettim nefes alarak " O gerçekten yok!"
Aradan saatler geçti. Başımda siyah bir şal önümde ise kürek ile toprağı kazan annemin yakınları. Onlar bana karışmazdı. Zaten 20 kişi toplandılar.
Tabutu koyduklarında bi kez daha ağlamaya başladım. Babam gelmedi bile...
Demek ondan nefret ediyor...
Durun diyemedim çünkü hâlâ bitmiş durumdayım. Ağlıyorum.
Mezarın başında son bi kez daha durdum ve köşedeki ağacın arkasında birinin olduğunu fark ettim.
Gidip bakmak üzere kalktım. Önce bi içki, ve ağlayan babam.
"Gelmissin..." dedim yeniden gözyaşı dökerek. " Ama sen içmeye gelmissin" dedim parmağımla hızlıca gözyaşlarımı silerek. Gözlerime bakarak " Hayır ben isyan etmeye geldim" dedi yorgun suratıyla.
Bende gözlerimi babamın elindeki içkiye çevirerek " İçkiyle isyan mı çekilirdi baba ya!" Dedim ve son bi kez bakıp gittim ağlayarak koştum. Mezar arkada babam arkada hayat arkada... annem yok sadece ben varım.
Deniz sahilinin önünde durdum ve düşüncelere daldım. " Ya hayat bu kadar mı kötü olurdu!"
diyerek taşları atmaya başladım. Koca yerde benim sesim çıkıyordu etrafta kimse yok...
Elimde not defteri ve bir kalem.
Alıp yazmaya başladım...
" Hayat bu kadar boş mu benim için! Her şey hızlıca gelişti. Annem öldü yok içimde tutamıyorum ben bunu!
Annem yok babama daha veda bile demeden gittim onu bulamam o nerde bilmiyorum çünkü! Mezarda yoktur belkide!
Hayatta en kötü şey annenin yaşamamış olması!"
Defteri kapattım ve denizlere dağlara göklere tanrıma seslendim " Anne gel , beni döv öldür her şeyi yap terk et ama beni doğuran ölmemeli!" derken ağladım. Tekrar sözlere başladım .
" Şu hayatta... bi iyi bi kötü var!
Kötü olan annenin olmaması iyi olan yeter ki sen öl ama annenin yaşaması çünkü sen gidince uzaklara seni doğuran sana kurban olsun ya da olmasın!"
***
Lütfen arkadaşlar yorumlarınızı ve yıldızlarınızı bekliyorum yazdığım en iyi kitap... Bare ikisinden birini verin yorum ve yıldız ikisinden beri sizleri seviyorum kitap meraklıları ^_^
YOU ARE READING
Başka Bir Gerçek +18
ChickLit" Şu hayatta... bi iyi bi kötü var! Kötü olan annenin olmaması iyi olan yeter ki sen öl ama annenin yaşaması çünkü sen gidince uzaklara seni doğuran sana kurban olsun ya da olmasın! " 2 " İliskimizin birinci vakasi bok olsun Vakayı kim çozfu?
