0/0

15 0 0
                                        

     Gökyüzünün güneşe sırt çevirdiği günlerden birindeyiz. Bu iç karartıcı hava bana bir hayli zevk veriyor. Bulutların yoğunlaşıp, birbirine sarıldığı vakit dayanamayıp salıveriyorlar gözyaşlarını birer birer. Tek damlayla başlayıp hıçkırıklara boğuluyor bulutlar. Hafiften iç çekişlerini duyumsuyorum.

   Yağmurun hafiflediği vakit penceremde takılı kalan gözlerimi masama çeviriyorum. Masanın üstündeki düzenden rahatsız oluyorum. Burun kıvırıp, nefesimi ağzımın içinde hapsediyorum. Tuttuğum nefesi usul usul burnumdan veriyorum. Kulak ağrımı bir nebze olsun hafifletmek için işaret parmağımı kulağıma bastırıyorum. 10 saniyeliğinede olsa hafiflemiş hissediyorum. Hasta bedenimi ve ruhumu sandalyenin üzerine bırakıp iç organlarımın birbirlerine kılıç çekişlerini bir seyirci edasıyla uzaktan izliyorum. Sağlam sağ tarafımın sol tarafıma yaptığı baskınlığı sürerken akciğerlerimin kalbime yaptığı baskıyla irkiliyor yumruk yaptığım sağ  elimi sol göğsüme bastırıyorum. Hissedilen acı ince bir sızıya dönüşüp kayboluyor.

   Kafamı masaya koyup sağ elimin tersiyle masadaki düzeni yok ediyorum. Dudağımın kenarı zevkle kıvrılıyor. Kepenklerini indirmek için sabırsızlanan gözlerime daha fazla dayanamayıp kirpiklerimin kucaklaşmasına izin veriyorum. Sonrası malum... Bugüne dair her şeyi unutuyorum.
   Adımı dair hatırlamıyorum.

ELEM~Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin