Hissedilmesi gerekenler vardır. Yaşanması gerekenler ve bir de tutunulması gerekenler vardır hayatta. Eğer biri noksansa insanda o zaman sıkıntı işte.
Genç kız geriye sendeledikçe bulamıyordu kendini yaslayacak bir yer. Onun hayatı tutunulması gerekenler konusunda biraz acemiydi. Nerede onca sıra Allahım? diye düşündü. Düşüp gitmekten korkuyorum.
Genç kızın işlev süren uzuvlarından biri gözleri,kırpmaktan iflas edecek olan göz kapakları, diğeri ise tir tir titreyen elleriydi. Karşısındaki sahne tam olarak hayal kırıklığıydı. Şu izlediği video yıkmıştı kızı.
"Hani benim emeklerimin karşılığı? Hani benim alkışlarım arkadaşlar!" Diğer taraftan Baran ne kadar da keyifliydi. Karşısındaki kızı paramparça etmenin mutluluğu vardı üstünde. İflah olmuyordu. Yaptıklarının haddi hesabı yoktu. Arkası da kesilmiyordu.
Genç kızın okula geldiğinden beri takıldığı tek arkadaşının onu nasıl başka kızlara gambazladığının kanıtını elde etmiş, hiç düşünmeden kızın tüm gizli saklısını ifşa eden bu videoyu ortaya dökmüştü. Daha ne yapabilirdi ki? Kız harabeye dönmüştü.
Sınıftaki tek tük öğrenciler hala şoktayken Baran'dan korktuklarının farkında olarak emrivakisine karşılık vererek zorla alkışlayıvermişti bu rezilliği.
Baran elini sol tarafına vurarak, "Eyvallah, teveccühünüz." dedi. Birkaç oğlan ve iki kız güldü.
Bu sırada kız kendine gelmeye çalışıyordu. İki tarafından sallanan kollarını kucağında kavuşturup kendini ileriye itti. Dik duruşuna yerleşmiş Baran'a bakıyordu. Tam gözlerinin içinde çocuğunun boynuna doğru hareket etmek isteyen yılanlar can bulmuştu adeta. Çocuk bu gereksiz karşılığa bıyık altından güldü.
Bakışları birkaç saniye durdurulmuş olan videoyu buldu. Bitmesine daha 35 saniye vardı.
"Videoyu ilerlet." Çatallı sesine rağmen emir vermesi çocuğu daha bir gülmeye itti. Aren her zamanki Aren'di işte.
"İstediğin kısmı izledin güzelim. Bu kadar eğlence ikimize de yeter bence." Kız akıllı tahtanın hemen dibinde elleri cebinde kendisine alayla bakan çocuğa yaklaştı.Buluşturduğu elleri buz kesmişti.Ofladı.
"Uğraştırma Baran. Videoyu aç."
Baran hiç duymamış gibi ara kabloya bağlı telefonu çekti ve video ekrandan silindi. "Gösteri bitti dedim. Anlamıyorsun sanırım." Cebine attığı telefonuna mesajlar yağıyordu ancak sessizdeydi.
Genç kız gözlerini kapatıp düşündü. Yenilmemeliydi. Düşmemeliydi. Baran'a karşı kaybedemezdi. En iyi hamlesini yapmıştı ama!
"Senin iğrençliklerinin seviyesi yok biliyorum! Bunu göstermekten de çekinmiyorsun anlıyorum ama bu burada sonlanmaz Baran. Sen ne kadar iğrençsen ben de o kadar zalim olacağım. Bir gün gelip sakın ağlama bana!"
Bütün bedeni üşüyordu şimdi de. Kolundan düşen çantasını umursamadan sınıftan çıktı. Arkadan kapı kapanmıştı. Tek eliyle duvardan destek alarak yürürken hangisine üzülse bilemedi. Tüm sırlarının bütün okula haber olmasına mı yoksa tek arkadaşından kazık yemesine mi? Gözlerinden akamayan yaşlar görüşünü bulanıklaştırıyordu. Nereye gittiğinin de farkında değildi.
"Aren! N'oldu Aren? Aren!" Sesler bile işitemeden duman oluyordu.
Seren kendini arkadaşına duyurmaya çalıştıkça genç kız delirmiş gibi saçları yüzünü kapatmış bir şekilde yürüyordu. Arkalarından bakan Baran'ın ise sinirleri had safhadaydı şu an. En nefret ettiği şeydi kalleşlik ve kime yapılmış olursa olsun sessiz kalamıyordu. Büyük adımlarla ikisine yetişip Serin'i tuttuğu gibi diğer duvara fırlattı. Esmer kız inleyerek Baran' a döndü.
