•Bölüm 1•

125 12 2
                                        

Herzamanki gibi derste Aileen, ben ve Yolandi dedikodu yapıyorduk.

"Kızlar siz hiç aşık oldunuz mu?" diye sordu Yolandi.

"Olmaz olaydım!" diyip ağzından minnak bir küfür savurdu Aileen.

"Kime oldun?! Anlatsana kız!" dedi heyecanla Yolandi.

"Hani şu okuldan giden Scott vardı ya? Ona olmuştum. Benim yüzümden gitti, zaten onu bütün okula rezil ettim, neymiş efendim 'bin İsiniyi işiğim'(ben osanaya aşığım)

"Vay anasını! Pezevenge bak ya! Yüzüne söyledi yani bunu?"

"Aslında söylemedi ama ben anladım anlamak da çok zor olmadı."

"Nasıl anladın?"

"Bana soğuk davranıyordu, mesajlarşırken sürekli tiksinen emoji atıp duruyordu, Okulda ise Osana ile sürekli yakınlaşma çabası içindeydi öyle işte daha fazla soru sorma, aklıma geldikçe Osana'yı öldüresim geliyor!"

Bir süre sessizlik oldu. Ardından Aileen heyecanlı bir ses tonu ile,

"Peki ya sen, Ayano?"diye sordu cevap beklercesine. Söylemeli miydim? Onca yıl karşılarında normal bir kızmış gibi davrandım ve onlara aniden hiçbir duyguyu hissedemediğimi söylemeli miydim? Söyleseydim bana ne tepki verirlerdi ki. Ama asıl soru. Ben bu tepkileri umursar mıydım? Aşık olamamanın suç olmayacağını biliyorum. Bu yüzden tereddüt etmeden cevap verdim.

"Hayır. Ne yazıkki."

Aslında olup olmamak umrumda bile değildi.

"Ayano'cum sen bisikletten düştüğünde dizindeki yaraya bakıp gülen insansın, sende psikopatlık var. Birine karşı bir şey hissetmemen en iyisi." dedi Yolandi bana gülümseyerek.

"Bu sorunun cevabı nedir? Arkadaşlarınla dedikodu yapacağına cevapla YOLANDI ARROW!" dedi hoca, Yolandi'ye bakarak. Kızgın görünüyordu.

"İzleyin kızlar!" dedi Yolandi bize göz kırparak.

Yolandi tahtadaki işleme boş bakışlarla bakıyordu.

Aileen o sırada kağıda kopya yazıp Yolandi'ye göstermeye çalıştı. Fakat Yolandi hiç oralı değildi.

"HOCAM AILEEN KOPYA GÖSTERİYOR, SAYILMAZ!" diye bağırdı bunu gören bir çocuk.

Oysa ki Yolandi hiç bakmamıştı bile.

"Sanane be! Yürü git işine!" diye çemkirdi Aileen çocuğa.

"Kezban... Şu tipe bak! Bir de kopya veriyor... İnek!" dedi bir çocuk diğer çocuğa fısıldayarak. Aileen'e tiksinti ile bakıyordu.

Sinirlenmiş miydim? Bilemiyorum. Vücudumu kaplayan tuhaf bir his yoktu.

Hala hiçbir şey hissedemiyordum. Gün içinde olan hiçbir şey bana etki etmiyordu. Ama eğer arkadaşına laf atılmış, normal bir kız gibi davranmam gerekirse, kimsenin anlamayacağı kadar usta bir oyuncu olabilirim... Ustayım.

Sanırım Aileen çocuğun bu dediğini duymuştu. Yumruğunu sıkıyordu ve gözleri dolmuştu.

Yolandi soruyu cevaplayamadan zil çaldı. Hoca, Yolandi'ye 'seninle görüşeceğiz' bakışları attı ve gitti.

Aileen, gözleri yaşlı bir şekilde Yolandi'nin yanına gitti. Ben de Aileen'i takip ettim. Bir olay çıkacak gibi görünüyordu.

"Aileen? N'oldu?" diye sordu Yolandi şaşkın bir surat ifadesiyle.

"Senin yüzünden laf yedim. İki saattir kopya göstermeye çalışıyordum..." dedi
Aileen sinirden gülerek. Oysa ki yaşları akmaya devam ediyordu.

"Yolandi seninle birdaha görüşmeyelim, tamam mı?" dedi Aileen. Dedikleri yalandı. Tamam belki de değildi ama bunu söylemek istemediği sesinin titrekliğinden ve gözlerinden belliydi.

"C-Cidden farketmedim! Soruyu çözmeye-"

"Çözemeyeceğini biliyorsun gerizekalı. Matematiğin 30. Sen kime hava atıyorsun ha?! senin işin gücün güzel olmak! Osana'dan minicik bir farkın bile YOK!" diye bağırdı Aileen.

Yolandi'nin gözleri dolmuştu. Makyajı akıyordu.

Aileen koşa koşa sınıftan ayrıldı.

Ben ise Aileen in peşinden koştum.

"Aileen sakin ol. Bak ben şimdi o çocuğu döveceğim, tamam mı?"

"Aman dikkat, et öldürme." dedi gülümseyerek ve yanaklarımı sıkarak.

"Nasıl öldüreyim yha, saçmalama!" dedim gülümseyerek.

"Neyse ben gidiyorum. Ama benim için kimseyi dövmene gerek yok. Arkadaşım olarak yanımda ol yeter." diyerek gitti Aileen.

Ben de koşa koşa her zaman gittiğim yanlızlık köşeme gittim. Oradaki süs havuzunun su sıçratması, yaz aylarında serinletirdi. Sakura ağaçları ve oturacak yerler vardı. Oraya benden başkası gelmezdi. İdeal bir yerdi. Sessiz... Düşünmek için kusursuz bir yer.

Ama bugün bir çocuk gelmişti. Siyah saçları vardı. Benim gibi. Hiçbir şeye aldırmadan sakince kitabını okuyordu.

Çocuğun saçına yapışmış olan kiraz çiçeklerini aldım.

Çocuk yüzünü bana döndüğünde gerçekten tuhaf bir his gelmişti. Acı... Ama tatlı bir acı. Tuhaf bir his. Hem kalbim duracakmış gibi bir his, hem de gülümsetecek, ve ya mutluluktan ağlatacak kadar güzel bir his. Nedir bu? Duygu mu? Duygu ise ne? Nedir bu?! Yoksa sadece üşüdüm mü?! Hadi ama Ayano. Öyle olsaydı sadece titrerdin. Bu... başka bir şey.

"Merhaba!" dedi gülümseyerek. Sevimliydi. Çok sevimli. Gördüğüm en sevimli çocuk olabilirdi. Bembeyaz bir teni; Ve o beyaz tenine birazcık renk katan al yanakları, ve pembe dudakları vardı. Sevimliliğine karşın yakışıklıydı da. Benden büyük olduğu da belliydi.

"M-Merhaba!" dedim kekeleyerek.

"Yanıma otursana."dedi. Yüzünde hala o sevimli gülümsemesi vardı.

"Tabii.."dedim.

Yanına oturdum ve yüzüne incelemeye başladım. Kendime engel olamıyordum. Sanki o beyaza yakın gri gözlerinde boğulacakmış gibi hissediyordum.

Kalbim çok ama çok hızlı atıyordu, sanki göğüs kafesimi parçalayıp, çıkacak gibiydi.

O kadar gergin hissediyordum ki tırnaklarımı yiyordum. Yanlış bir hareket yapacağım diye ödüm kopuyordu.

"Adın ne?" diye sordu

"Ayano... Ayano Aishi! diye cevap verdim.

"Ben de Taro. Taro Yamada... Memnun oldum, Ayano-chan!" dedi. O gülümsemesini daha fazla bozmazsa üstüne atlayabilirdim.

Aman tanrım,o kadar güzel gülüyordu ki! Hissiz olmasaydım ona aşık olabilirdim! Belkide olmuşumdur da haberim yoktur,ha?

Her yerim titriyordu. Taro bunu fark etmiş olmalıydı ki "N'oldu? Ayano-chan"diye sordu.

"H-Hiç..." diye cevap verdim. Etrafa bakınıyordum. Çünkü, eğer onun yüzüne daha fazla baksaydım gerçekten iyi olmayacaktım.

"Buraya geldiğinden beri bir tuhafsın. Bir şey mi oldu?"

"Yoo! Neyse zil çalacak, gidiyorum ben!" diyerek oradan uzaklaştım.

Aman tanrım, cidden bana neler oluyordu? Herşey, Taro-senpai'yi görünce olmuştu. İlk defa bir şey hissetmiştim. Galiba? Cidden ben Taro-senpai'ye aşık olabilirmiydim? Hayır. Belki hoşlanmış olabilirim ama aşık değilim.

Ama geleceği görme yeteneğim yok sonuçta...

- - - - - - - - - -

Hehe~ :3

Çoğunuz biliyordur ki bu kitabı Pucca yazıyordu. Ben sadece bazı şeyleri düzeltiyorum^-^

Hala onun kurgusu ama birkaç şey ekledim ve düzelttim.

O kadar sabırsızım ki kitabın tamamını düzeltmeden ilk bölümü yayınladım! :3 Hehe~

feelings deep like ocean || Taro x Ayano(DÜZENLENECEK!)Stories to obsess over. Discover now