1. BÖLÜM

187 9 3
                                        

küçük yaşlardayken hayatı mahvolmuş bir kızdım. Sadece bir silah sesi , annem ve babamın yere yığılan bedenleri ve elime bulaşan kan benim tüm umutlarımı bitirmişti benim aydınlığım elimden alınmıştı ve ben karanlığa hapsolmuştum. Oysaki küçükken karanlıktan çok korkardım ben , ama şimdi karanlıktı tek sığınağımdı.

Hayata bir sıfır geriden başlamak nedir bunu 7 yaşında öğrenmiştim. Hani birinci sınıfta ilk gün herkezin annesi peşinden koşturur ya çocuklarının " aman oğlum koşma düşüceksin " yada ne bilim " derslerine iyi çalış " der mesela yüzüne yerleştirdiği sıcak gülümsemeyle işte bana bunu diyen bir annem yoktu. Ama yinede ben güclü durmaya çalışıyodum çünkü babama söz vermiştim bir daha ağlamicağıma ama olmuyodu. işte yine gözüme yaşlar birikiyor ve çıkmak için benden izin istiyodu. O sırada yanıma bir oğlan çocuğu gelmişti.
" ne oldu sanki ağlicak gibisin hem senin annen nerde? "
" sanane git burdan " o sırada mahallenin gerizekalı kız çocuklarından biri yüksek sesle
" onun annesi yok o yetim" diye bağırmasıyla bir kaç çocuğun beni işaet ederek gülmesi velilerin acıyan bakışı hepsi üzerime çevrilmişdi
Ağlama Deniz
Ağlama
Ağlama
Sen aciz değilsin sen güçlüsün lanet olsun bu boktan hayatta neden bende ölmedim ki hızla sınftan çıkıp koşmaya başlamışdım ve iri bir cüsseye çarpıp yere kapaklanmam bir olmuşdu artık göz yaşlarım firar edip gözlerimden akmaya başlamıştı
Neden anne neden baba ......
Beni bu hayatta yanlız başıma bıraktınız

Günümüz

"Ali arabayı grajdan çıkar." Ali benim yeri gelince korumam yeri gelince şöförümdü ve evimle ilgili herşeyden Ali sorumluydu. Ali sözümü ikiletmeden kırmızı Ferrarimi grajdan çıkardı ve anahtarı bana uzattı.
"Deniz hanım babanız sizi bir konu hakkında konuşmak için şirkete çağırdı."
Ah baba bikere de beni rahat bırak yaa
"Tamam Ali " deyip. Hızla arabama bindim ve son hızla babamın şirketine gittim.
Babam dediğim. Kişi aslımda beni 8 yaşındayken evlat edinen kişiydi asla onu kendi babamı yerini tutamazdı. Ama en az babam kadar sevdiğim biriydi o yüzden onu babam yerine koymuştum ve yokluğunu onunla gideriyordum.

Arabadan iner inmez kapıdaki korumalardan biri bana gülümseyerek
"Hoş Geldiniz Deniz Hanım babanız sizi bekliyor."dedi.
Korumayı başımla onaylayıp hızla içeri girdim. Yine her zaman ki gibi şirkette ne kadar erkek nüfusu varsa gözleri üzerimdeydi. Hayır yani bide beni görünce saçlarını karıştırıp havalı havalı bakış atıyorlar ya sanki biriyle takılacam da
Hızla babamın odasına girip karşısındaki koltuğa kuruldum.
"Beni çağırmışsın ne oldu baba ?"
"Sana bir görev vericem" dedi ciddi bir ifadeyle babam
"Eee beni niye buruya çağırdın her zamanki gibi mesaj
atabilirdin"
"Doğru atabilirdim kızım ama bu sefer ki görev diğerlerinden biraz daha zor çünkü bu sefer malların başında Kuzey Soykan var . Kuzey senin uğraştığın adamlardan farklıdır. Gücünden önce aklını kullanır. Geçen seneki teslimat onun yüzünden mahfoldu. Ayrıca babasıda benden daha da güçlü bir mafya bu da işini iki kat daha zorlu bir hale getiriyor.
Babama alaycı bir gülüş atıp "zoru hemen başarırız imkansız biraz zaman alır dedim " Babam rahatlamış bir şekilde nefes verip oturduğu yerden kalktı ve bana doğru yaklaşıp sırtımı iki elinin arasına aldı . "İşte benim kızım be " deyip her zaman söylediği sözü söyledi " en güçlü sen ol kimseye ezdirme kendini " dedi. Babamı başımla onaylayıp hızla babamın Ofisinden çıkıp kapıdaki korumaları başımla selamlayıp arabaya bindim.

Eve girmeden çeteye mesajla benim eve gelmelerini yazdım. Onlar gelene kadar alt kattaki küçük bir penceresi olan odama kendimi attım . Odam öğlen saati olmasına rağmen oldukça karanlıktı çünkü herzaman kendimi karanlık biri olarak gördüğüm için her şeyimin tıpkı hayatım gibi simsiyah olmasını istiyordum. O yüzden odamda diğer renklerden çok siyah renk hakimdi . Odamı kısaca tanımlarsak duvarlar giri renktir ve Odam oldukça geniş olduğu için içinde giyime odası ve bonyosu vardı. Ayrıca büyük geniş bir yatak biraz ilerisinde büyük elsidi bir televizyon karşısında siyah deri bir koltuk onun arkasında bilardo ve odanın geri kalanında ise tavana asılı Kum torbam. ( günde en 2 saatimi burda geçiriyorum antreman yaparak) ve spor aletlerim vardı .
Hızla giyinme odama gidip üzerime siyah atlet tarzı tişörtümü giydim ve altına kot pantolonumu giyip üzerime deri çeketimi giydim ve ayağım a siyah sporlarımı geçirip saçlarımı yandan dağınık bir şekilde ördükten sonra hafif bir makyaj yapıp çekmeceden SİLAHIMI alıp belime yerleştirdikten sonra bir müddet Aynada kendimi izledim .
Aynadaki görüntüm annemin ölmeden önceki haline çok benziyodu zaten küçükken de beni anneme çok benzetirlerdi ama şu an onun tam kopyası gibiydim ama tek fark annem kötü biri değildi ama Bense tehlikenin beden bulmuş hali gibiydim neden peki ona anneme kavuşa bilmek için bunu düşünmek bile beni geriyodu daha fazla düşünmemek için aynaya bakmayı kesip yukarı çıkıp salona gittim. Salona girdiğimde çetenin çoktan geldiğini Emre'nin salak saçma espirilinden anladım. İşin kötü yanı Ardayı da espirilerine alet etmişti. Ardayı tanıyosam Emre'ye bunun hesabını sormadan asla bırakmazdı derken Arda Emre'nin yüzüne yumruk geçirip
" Ne zevzek herifsin lan " dedi. Olayın üzerine ben girince ikisi ben daha sesimi çıkarmadan ayrıldılar ama Emre Ardanın dediği gibi zevzekliğine devam ediyordu .

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jul 20, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

TATLI MAFYAWhere stories live. Discover now