Ellerimin yavaş yavaş denizin içinde buruşmaya başladığını hissediyordum, güneş öğleden sonra olduğundan tam tepede parıldıyordu. Yankı'ya gülümsedim ve elimle yanıma gelmesini işaret etmeye çalıştım, Gel haydi! Bir anda kafamı çevirip sahildeki insanlara bakmamla Yankı'nın denize atlaması bir oldu. Denize daldıktan sonra yanıma gelmesi birkaç saniyesini almıştı, pat diye karşımda belirdiğinde ani refleksimle cıyakladım, daha sonra durup durup sonra gülmeye başladım. Biraz ileri geri yüzdükten sonra eliyle uzakta yüzen bir dubayı gösterdi.
"Oraya kadar yarışmaya var mısın?"
Pis pis sırıttım ve denize daldım. Gidebildiğim en süratli şekilde dubaya doğru ilerliyordum. Yankı'nın ardımdan kulaç atışını duyabiliyordum ancak ondan bir hayli ilerideydim. Biraz daha yüzdükten sonra gururla ardıma baktım ve o anda elim ayağım kaskatı kesildi, sahilden o kadar uzaklaşmıştım ki denizde güneşlenen insanları ufak lekeler olarak görüyordum. Çığlık attım ve sahile doğru yüzmeye başladım, ancak çabalarım hiçbir işe yaramıyordu. Bir yandan ağlıyordum, bir yandan da kulaç atmaya çalışıyordum. Çok fazla su yutmama rağmen öksürecek halim bile kalmamıştı. Zayıf kollarım beni daha fazla suyun üzerinde taşıyamıyordu. Buraya bir şekilde gelmiştim ancak geri dönemiyordum, nefes nefese çırpınırken sahile hiç de yaklaşmadığımı fark ettim, hatta daha bile uzaktaydım artık. Kollarımın ve bacaklarımın uyuştuğunu hissediyordum, yavaş yavaş denizin dibine batmaya başladım. Daha fazla dayanamayacağımı fark ettim ve direnmemeye karar verdim, sonumun bu şekilde olması çok acıydı ancak direnmemin hiçbir faydası yoktu. Kendimi bıraktığım anda denizin mavi sularıma gömüldüm.
Beni kurtardıklarında neredeyse bir ay boyunca baygın yatmışım, kalbim o kadar yavaş atıyormuş ki ölmediğimden emin olmak için saat başı kontrol ediyorlarmış. Hemşire bunları anlatırken ciddiyetinden hiç ödün vermiyordu, Şaka mı bu? Bir ay boyunca baygın olmak? Beni boğulduktan ne kadar zaman sonra buldunuz? Aklımda onlarca soru vardı ancak şokun etkisinden çıkamamıştım,
