İnanmak Yaşamaktır

62 7 26
                                        

NOT:İtalik yazılmış cümleler Annie'nin kendi düşünceleridir.

***

Dünyadaki su kaynakları tükenmeye başlamıştı. Belediyeler insanlara artık çöp poşeti yerine yarım litre su dağıtmaya başlamıştı.

İnsanlar artık yaz mevsiminden nefret ediyordu. Yaz mevsimi başladığında şehir kana bulanıyordu. Nedeni ise susuzluktu. Suların dagitilacagi günler belliydi. Herkes o gün perdenin arkasından arabalarin gelmesini beklerdi. Kimse bir günlük suyunu başkasına kaptırma niyetinde değildi.

***

Annie henüz yedi yaşında bir kız çocuğuydu. Boyu yaşıtlarına göre oldukça kısaydı fakat bunu bir sorun olarak görmüyordu.

Insanlar Annie ile hiç konuşmazdı. Nedenini kendisi bile bilmiyordu. Hatta bir gün oturup sadece yanlış yaptığım noktalar var mı diye saatlerce düşünmüştü. Henüz çok küçük bir çocuktu ama oldukça olgun bir insandı.

***

"Bugün okula gitmek istemiyorum anne!"

Annie artık arkadaşları tarafından dışlanmaya o kadar alınmıştı ki okula gitmek istemiyordu.

"Neden istemiyorsun kızım. Bu okulunun son haftası. Sonra yaz tatili başlıyor."

Bayan Maggie oldukça yapıcı bir kadındı. Annie'yi de ayakta tutan şey zaten buydu.

"Ama hava çok sıcak anneciğim. Sadece bir gün evde kalmama izin veremez misin?"

Annie okula gitmemek için yalan söylemişti. Hava sıcaktı fakat asıl neden bu değildi.

"Peki kızım. Ama sadece bir günlük."

Bayan Maggie eğilip Annie'nin küçük burnuna gülerek parmağıyla dokundu. Annie de karşılık olarak sarıldı. Hemen odasının yolunu tutan Annie kendisini yatağın üzerine attı. Ellerini çenesinin altına dayayıp dizlerini kırarak havaya dikti. Küçük odasının büyük camından bakarak her gece hayalini kurarak uyuyakaldığı 'Harikalar Diyarı'nı düşlemeye başladı yüzüne yerleştirdiği en masum gülümsemeyle.

İlk olarak düşünmeliyim. Oraya nasıl gidebilirim. Acaba babamdan beş dolar alsam taksi beni oraya götürebilir mi? Belki de sihirli bir kaç sözcüğü annemden öğrenip oraya gitmek için o sözcükleri söylesem sonunda ulaşabilir miyim? Oraya gitmenin bir yolunu bulsam acaba beni nasıl karşılarlar ki? Hiç bitmeyecek çikolatalar,sonsuza kadar arkadaşım kalabilecek oyuncaklar veya hiç yıpranmayacak elbiseler. Bunlar benim mutlu olmama yeter de artar ki. Belki orada Kraliçe beni çok sevecek. Ama ben onu hiç tanımadan sevdim ki. Acaba o da benim gibi düşünüyor mudur? Yemyeşil ağaçlar vardır orada. En çok da kokusunu merak ediyorum oranın. Acaba nasıl kokuyordur. Lavanta gibi mi? Ya da bir leylak gibi mi? Beni dışlamayacak insanlar vardır belki. Belki de oradaki insanların kalplerinde kötülük yoktur. Belki birbirlerini öldürmüyorlardır insanlar orada kim bilir? Ya da beyaz bir midillim olur orada. Böyle püskülleri upuzun olanlarından. Orada insanlar yaz mevsiminde su için savaşmıyorlardır. Orada akarsular kurumamış, kana kana su içebileceğim nehirler olabilir mi? Belki de orada mevsim diye bir şey yoktur. Orada hep ilkbahardır. Ağaçlar hiç solmuyordur belki. Kim bilebilir ki?

Annie Harikalar Diyarında #Wattys2016Stories to obsess over. Discover now