İlk Görüş-İlk Gülüş-İlk Vazgeçiş

99 1 1
                                        

Günümüz (27 Haziran 2015)

Galaksinin tüm güneşinin odama, yetmiyormuş gibi bir de yatağıma toplanmasıyla elimi gözlerime siper ederek yataktan kalktım ve homurdanarak banyoya yürümeye başladım.Gözüme çarpan saatle ağzım "o" şeklini aldı.Saat 07.23 olamazdı değil mi? Yaz tatilinde bu saatte uyanmak hiç benlik değil.Daha da sinirlenmiş bir halde banyoya girdim ve küçük çaplı bir şok da aynada kendimi gördüğümde geçirdim.Göz altlarımda olimpiyat halkalarına meydan okuyan mor halkalar vardı.Aslında bu durumu garip karşılamaya gerek yoktu sanırım.Sonuçta sabahın dördüne kadar ağlamış ve öylece uyuyakalmıştım.

Aklıma tekrar dün olanlar geldi ve gözlerim istemsizce doldu.Markete gitmek için evden çıktmıştım ve yolda onunla karşılaşmıştık.Her zamanki tavrından ödün vermemiş,beni gördüğü gibi kafasını hemen başka tarafa çevirmiş ve bu durum bilmem kaçıncı kez kendimi bir böcek gibi hissetmeme neden olmuştu.

Banyodaki işlerimi tamamlayıp odama döndüm ve kendimi yatağa attım.Nerede hata yapmıştım da şimdi bu haldeydim.Kafam allak bullak bir şekilde her şeyi en baştan düşünmeye başladım.

20 Şubat 2014

Okuldan çıkıp durağa yürümeye başladım.Hava çok soğuktu ve titriyordum.Kulaklığımı taktıktan sonra atkımı iyice boynuma doladım.Durakta otobüsümü beklerken bir yandan da kızlarla sohbet ediyorduk.Bu hafta sınavlar başlayacaktı.Tam anlamıyla tutuşmuştuk çünkü ikinci dönemin ilk sınavları hüsran ve çöküş temalı oluyordu genelde.

Kızlarla koyu sohbete dalmışken otobüsün gelmesiyle onlardan uzaklaşıp otobüse bindim ve arkaya ilerleyip bulduğum boş bir koltuğa oturdum.Ah kesinlikle bugün benim şanslı günüm.Normalde salı pazarı gibi olan otobüs bugün bomboştu. İçerinin sıcacık havasıyla keyfim biraz daha artmıştı.En sevdiğim şarkıyı açarak dinlemeye başladım.Tuvaletim gelmediği ve acıkmadığım sürece bu otobüste ömür boyu oturabilirdim.

Kendimce derin düşüncelere dalmış sınavları ve ödevleri düşünürken üzerimde hissettiğim gözlerle kafamı kaldırıp beni izlediğini düşündüğüm bir çift göz aramaya başladım.Bulmam çok da zor olmadı.Tam karşımda bana dönük koltuklardan birinde oturuyordu.Gözlerimiz buluştuğu anda gözlerini kaçırdı ve tam anlamıyla "kusursuz" olarak tarif edebileceğim gülümsemesini yüzüne oturttu.Aman Allahım o nasıl bir gülümsemedir.Saba Tümer görse depresyona girer bir daha utancından gülemez,başbakan görse ülkede ondan başkası gülmesin diye meclise yasa tasarısı sunardı.Hayran kalmış bakışlarımı güç bela ondan çekip telefonuma bakmaya başladım ama ara ara ona bakmayı da ihmal etmiyordum.Birkaç defa yakalanınca utançtan yanaklarım kızarmış ve daha fazla bakamamıştım.

Demiştim değil mi bugün kesinlikle şanslı günümdeydim.Hayatımda görüp görebileceğim en güzel gülümseme bana bahşediliyordu ve sanırım sahibiyle de yakın yerlerde oturuyorduk.Nerdeyse son durağa gelmek üzereydik ve hâlâ inmemişti.

20 Mart 2014

Onu ilk görüşümün üzerinden tam bir ay geçmişti.Daha hiç konuşmamıştık ama hergün karşılaşmış ve birbirimize bakmıştık.Bazen o da benimle iniyor ve belli bir mesafe boyunca beraber yürüyorduk,gerçi hep bi adım gerimdeydi ama varlığı bile mutluluk sebebiydi.Adımı nerden buldu bilemiyorum ama sosyal medya hesaplarımdan da takip etmişti beni ve tabii ki ben de onu.

Kesinlikle bugün onunla konuşacaktım.Çok bile bekledim.Koskoca bir ay sesi nasıl acaba diye düşünüp durmuştum.Bu seferlik ilk adım benden olsun.

Okula gitmek için evden çıkıp durağa gittim ve otobüsü beklemeye başladım.Gelince bindim ve gözlerim onu görme umuduyla tüm otobüsü taradı ama yoktu.Bir aydır her gün görmüştüm oysaki.Hasta falan mı olmuştu.Bozulan moralimle cam kenarında ayakta dikilmeye başladım.

Sıkıcı geçen bir günün ardından otobüse binip tekrar onu bulma umuduyla etrafa bakındım.Şükürler olsun ki binmişti ve bana doğru geliyordu.Yüzünde alışık olduğum kusursuz gülümsemesinin aksine bomboş bir ifade vardı.Bu durum canımı sıksa da aldırış etmedim ve acaba konuşmaya nasıl başlasam diye düşünmeye başladım.Adının Yağız olduğunu öğrenmiştim.Yağız Pamir.Ne kadar da yakışıyordu adı ona.Ne demeliydim? "Selam Yağız!" çok mu ergen kaçar,"Naber?" aferin bana beterin beteri bu herhalde.Neyse çok kasmaya gerek yok diye düşünerek tam yanımdan geçeceği sırada "Merhaba Ya-.." diyecekken yanımdan yokmuşum gibi önüne bakmaya devam ederek geçip gitti.Gözlerim dolmaya başlamıştı.Kulağında kulaklık var mı vardı acaba.Arkama dönüp baktım.Yoktu.Ona baktığımı görünce arkasına döndü ve beni ensesine bakmak zorunda bıraktı.Yaşadığım hayal kırıklığından çok daha fazlasıydı.Kalbim,gururum,onurum en kötüsü de ruhum kırılmış ve binlerce parçaya bölünmüştü.Her nefes alışımda o kırıklar kalbime batıyordu.Ne olmuştu birden bire böyle.Belki bir yakınını kaybetmişti ve şuan çok kötü bir haldeydi.Polyanna olmanın tam vakti diye düşünüp bir şey öğrenebilme umuduyla sosyal medya hesaplarına baktım.Tüm hesaplardan beni engellemişti.İçimdeki Polyanna şuan bir rakı masasında "İsyan"ı söyleyerek efkarlanıyordu.Gözlerimde biriken yaşları kontrol etmeye çalışarak bugünün bir kabus olmasını diledim.

Günümüz(27 Haziran 2015)

O günden sonra araya yaz tatili girene kadar ,okullar açıldıktan sonra ise bir sene daha hep aynı şey olmuştu.Beni görünce kafasını çevirmiş ve yokmuşum gibi hayatına devam etmişti.O benim hayatımın merkeziyken ben onun için hiç kimse olmayı bile başaramamıştım.

Dün markete gitmek için evden çıktığımda onu görmüştüm ve yine aynısı olmuştu.Sonuç yine darma duman olmuş bir benden ibaret.Yorulduğumu hissediyordum.O'nu sevmek beni çok yoruyordu.Tek kişilik aşk yıpratıyormuş meğer.Otobüste gördüğü bir çocuğa aşık olan salağın tekiyim ama aşkın ne zaman ne durumda geleceği hiç belli olmuyordu işte.Neredeyse bir buçuk senedir onu seviyordum.Artık kaldıracak gücüm kalmamıştı ve eziliyordum.

En yakın arkadaşım Buket ve ben okul değiştiriyorduk.Bu sene son senemizdi ve evimize yakın bir koleje kaydolmuştuk.Hem eğitimi iyi hem de Yağız'a uzak.Gururum için yaşayan bir insan olarak bir buçuk sene gururumu paramparça etmesine göz yummuştum ama artık yeter.Dün bardağı taşıran son damlaydı.Ondan vazgeçiyorum.En azından kendimi buna inandiracağim belki kendi yalanıma kendim inanırım belli mi olur.

Ruh KırıklarıStories to obsess over. Discover now