Babama yalvarmaya devam ediyordum :
- canım babacığım ne olur şu numarayı versen? Bak harçlığımdan kes, 2 ay harçlık istemeyeyim ama bana numarayı ver.
Hiçbir şey söylemeden odadan çıktı. Daha sonra beyaz bir kağıt parçası düşürdüğünü fark ettim. Kağıtta...
Onun numarası vardı...
************
Yaşasın! Onun numarası şuan bemde kayıtlı. Bir numaranın İPhone marka bir telefona bu kadar yakışacağını tahmin etmezdim. O kim mi? Min yoongi. Namıdiğer Suga!
Boğazımı temizledim. Ama mesajlarda sesimi duyamazdı...
Sun_yeon: Selam
Mesaj gelmemişti. Mutfağa gittim. Kulaklarımın utançtan yandığını hissediyordum. Kafamı buzdolabına soktum. Belki biraz soğur diye. Gelen mesaj sesiyle irkilip kafamı dolabın üst kısmına vurdum.
Min_yoongi: Sen kimsin?
Sun_yeon: İleride aklını başından alacak olan kız.
Min_yoongi: Ego kusuyorsun. Her neyse. Adın ne?
Sun_yeon: Kim olduğum önemli değil.
Min_yoongi: Mesajlaştığım kişiler, tanımadığım kişiler olmaz.
Sun_yeon: Pekala, sen kazandın. Ben Sun Yeon.
Min_yoongi: Merhaba Sun Yeon. Telefonumu nereden buldun?
Sun_yeon: Kuşlar söyledi.
Min_yoongi: Mantıklı.
Min_yoongi: Kaç yaşındasın?
Sun_yeon:22
Min_yoongi: Şimdi bana ağabey de.
Sun_yeon: 😒😒😒😒
Min_yoongi: Cidden, senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum fotoğraf atar mısın?
Sun_yeon: *medya*
Min_yoongi: Tanrım!
Sun_yeon: Bu acıyla yaşayamam, engelle beni
Min_yoongi: Neden, çok tatlısın.
Sun_yeon: Öyleyimdir.
Beni çirkin bulduğunu sanmıştım. Tanrım... Bu çok güzel... Ama artık şu buzdolabının önünden çekilsem mi?
Min_yoongi: Tekrarlıyorum, Ego Kusuyorsun.
Tikrirliyirim, igi kisiyirsin. Haa sen çok biliyon...
Sun_yeon: sen de fotoğraf atsan?
Min_yoongi: hayır.
Sun_yeon: neden?
Min_yoongi: duşa gireceğim.
Sun_yeon: hayal gücümün sınırlarını zorluyorum şu an.
Min_yoongi: tanrım. Seni ergen!
Sun_yeon: 2 y
YOU ARE READING
Present
ChickLitKapıyı açtığımda, karşımda onu gördüm. Elindeki hediye paketine odaklanmadım. Onun gözlerinin bana bakıyor olması, benim için en güzel hediye olmuştu
