1. Bölüm (ACIYI HİSSETMEME)
Okulun kapanmasına son 1 ay kaldı.
Her zamanki gibi mutluyum. Çünkü yalnızım.
Susarak unutmayı
Yaşayarak alışmayı
Güvenerek aldanmayı
En baştan kaybetmeyi
Öğrenmiş bir insan için yalnızlık dert değil,sadece zevktir.
Devamsızlığımdan dolayı hergün okula gelmek sorundaydım. Birgün okulun bahçesinde oturmuş kendi halimde resim çiziyorum. En yakın arkadaşım yanıma geldi ve
-Muhammet neden hep yalnızsın? Neden hep yalnız kalmak istiyorsun?diye sorucam ama hala cevap vermiyeceksin değilmi?
-Hüseyin bence fazla zorlama beynin kaldıramaz. Yazık olur sanada.
-İyi tmm ben sınıfa gidiyorum işin bitince gelirsin.
- Resmim bitince Zeynep ablamın yanına gidicem. Ordan sınıfa geçerim.
- Ulan ne buluyorsun şunda.
-Hüseyin kırdırma kafanı. O benim hiç olmamış ablam.
-İyi tmm birşey demedik aptal.
- Hüso sağırdeğilim.
- Hi hi duydunmu lan harbiden.
- Neyi duydummu. He sınıfa geldiğimde görüşceğiz.
Resmim bitti ve eşyalarımı topladım. Eşyalarımı toplarken içimde tuhaf bir his vardı sanki biri beni izliyordu. Hemen etrafıma bakındım. Ama kimseyi görmedim. Hızlıca Zeyep ablamın yanına gittim. Konuştuk ettik birşeyler.
Zil çaldı ve hızlı bir şekilde sınıfa gittim. Yolda kızın birine çarptım, yere düştü. Hemen elimi uzattım ve özür diledim. (ARAMIZDAKİ KONUŞMA)
-Ben ben gerçekten özür dilerim iyimisin. Bir yerin acıyormu.
-He evet iyiyim teşekkür ederim.
- Gerçekten çok pardon sizi göremedim.
- Yo yo sorun değil cidden sorun değil.
- Sizinle daha önce biryerde karşılaştıkmı?
- He yok genelde beni başkasına benzetirler.
- He!! ben gerçekten özür dilerim gitmem gerekiyor derse geç kaldım. Görüşürüz.
- Görüşürüz.
Sınıfa girdim yerime oturdum. Hoca içeri girdi. Derse başladık falan aradan zaman geçti ders bitmişti. Yavaşça dışarı çıkıyorsum. Ki sınıftaki en iyi arkadaşlarımdan berna ya çarptım. Bana döndü ve piskopat bir surat ifadesi takınarak bana baktı. Ve şöyle dedi.
- Muhammet yeter artık bak vurucam.
- Vursana lan ne olur vur.
Hiç acımadan karnıma bir yumruk attı. Neden vurmasını istedim çünkü yarı mazoşit im. Yani acı çekmek hoşuma gidiyor ama kendime çok kötü zarar cermiyorum. Berna ise sadist o yüzden onunla çok iyi anlaşıyorum.
Sinirlendiğimde gelir bana vurur ben ise üzüldüğümde ona giderim vurmasını isterim. Neden sadece ona gidiyorum çünkü başka kimse canımı yakamıyor. Bir kaç defa sınıfta karambol attılar. Ve hepsinden sağlam cıkan tek bendim. İşte bu yüzden Berna beni dövüyor sadece o canımı acıta biliyor. 3 gün sonra gezi olucak matematik hocası 30 kişiyi pikniğe götürücek. Ve hoca direk bana geldi sordu. Çünkü hocanın gözüne girmiştim. Herneyse işte hoca beni görevlendirdi. Pikniğe gidenlerden izin kağıtlerını bana getiriceklerdi. GeZi günü geldi. Otobüse bindik piknik yapıcağımız yere gidiyorduk. Otobüste 19 kız 11 erkek vardı. Eşyaları taşıdık piknik sahasına. Sofrayı kurduk kahvaltımızı yaptık. Kızların bazıları hocaya yardım ediyordu bağzıları geziyordu. Erkekler ise top oynıyordu. Ben hariç. Ben hocama yardım ediyordum. Kahvaltı sofradını kurduk ve bir saat herkez istediğini yapıcaktı. Ben ormanın derinliklerine doğru gidiyordum. Dağın tepesine doğru çıkıyordum. Tek başımaydım ve yalnızdım. Ama yolda bizimle gelen birisi vardı adı Okan dı beraber gezmeye başladık iyi anlaşmıştık. Yolda sincap gördük. Yulandan kaçtık. Falan işte. Aradan 1:30 saat geçmişti artık geri dönmemiz gerekiyordu. Geldiğimiz yoldan geri döndük. Ve hoca eni yanına çağırdı.
- Muhammet sen mangal yakmasını biliyormusun.
Okan hemen atladı.
- Ben biliyorum hocam.
Bende hiç altta kalırmıyım.
- Evet hocam biliyorum dedim.
Hocada
- Tamam o zaman ikiniz halledin olurmu.
İkimiz birden
- Olur hocam.
İkimiz birlikte ince dallar arıyorduk bir sürü bulduktan sonra mangalı yakmaya çalıştık. Yaklaşık bir yarım saat sürmüştü. Ben mangalı yelpazeyle ateşini körüklerken birden kolum ağrımaya başladı. Koluma baktığımda sağ kolum tamamen şişmişti. Bende yelpazeyi Okan a verip kızlara yardım ettim. Salam sucukları falan kesiyorlardı. Kolumun şişliği indikten sonra Okandan yelpazeyi aldım ve ben devam ettim. Kızlardan biri. Espiri yaptı şöyle dedi.
- Eeee şey şey muhammet yakıyorsun.
Aslında yaptığım işle bir alakası vardı ateşi körüklüyordum. Hiç tereddüt etmeden elimdeki yelpazeyi kafasına doğru attım. Aradan 10 dakka geçti ateş nerdeyse hazırdı. Kızlarda kesme işlemini bitirmişleridi. Yine o kız bana seslendi ve.
- Muhammet baksana bi.
Bütün herkez ona bakmaya başladı.
Elinde bir biber gözleride o biberin üstünde. Ve şöyle dedi.
- Bakın biber kesiyorum.
Elime birtane kömür parçası aldım ve ona attım. Bunu yaptıktan sonra herkez bana bakmaya başladı. Bende hiç bozuk vermeden ateşi körüklemeye devam ediyordum. Sonunda ateş hazır. Üstüne salamları koyucaktık ama arkadaş mangalın sıcağından maşa ile diziyordu. Bende sinir oldum çünkü 5 dakikada 20 tane diziyordu Yaklaşık.
Bende hızlıca dizdim. Bir tarafları pişti. Sırayla ters çeviricektik. O sağdan ben ise soldan başladım arkalarını çevirmeye. Herkez bana tuhaf tuhaf bakıyordu. Nedenmi çünkü eklerimle ters çeviriyerdum. Okan elleriyle denedi ve elini deydirdiği gibi eli yandı. Ben 10 saniye falan tutabiliyordum. Bütün kızlar bana bakıyordu. İçkerinden biri canın acımıyrmu diye sordu. Ben
- Hayır acımıyor.
Kızlardan biri
- Hee demek o çocuk sensin.
- Hangi çocuk?
- Okulda bir söylenti var. Canı acımayan bir çocuk.
- Bence sen bu u şimdi uydurdun.
- Nasıl anladın?
- Benim 6. Hissim kuvvetlidir.
Herneyse biz devam edelim.
Salam sucuktur falan işte bunları bitti enson patatesleri koyduk. Piştikten sonra Okan maşa ile almaya çalışıyordu. Ama 2 taneyi çoktan düşürmüştü. Eli ile almaya kalkıştı. Parmakları yandı. Ben ise 3 tane aşırı sıcak patatesleri avuçladım ve hocaya götürdüm. Hoca bile şaşırdı. Şöyle sordu
- Muhammet bunlar piştimi?
- Hocam alın birtane kendiniz bakın. Hoca parmaklarını deydirdiği gibi geri çekti ve bana korkarmış gibi bir bakış attı. Ben patateslerin hepsini masaya taşıdım. Okan ben ve bir kaç kız ormana dığru yürüyüşe çıktık. Oturduk bir kenara yaktık bir er dal sigara İçtik. birsürü video resim falan çektik. Hoca aradı okula geri gidicektik. Girme saati gelmişti. Buraya gelirlen tek oturuyordum şimdi ise birsürü arkadaşım var. Peki neden ben hala kendimi yalnız hissediyordum.
YOU ARE READING
SEVMEK ZOR
RomanceSürekli yalnız olan Muhammet Doğa adında bir kızın ona açılmasıyla başlayan bir aşk diyarı.
