BY-1

44 1 1
                                        

Piano çalmak her zaman hayali olan bir kızın hikayesi bu...
Ben Bahar.Henüz 16 yaşındayım ve aile disiplininin her zaman hüküm sürdüğü bir evde kitaplar içinde yaşıyorum.Aileme göre eğitim herşeyden önce geliyor.Benim içinse müzik.

*********************************

Alarmın ısrarla çalışıyla beraber gözlerimi araladım üzerime perde arasından süzen güneşin gözümü acıtması ile uzandığım yatağımın üstünde yavaşça doğruldum.Sıcak bir duş almak için banyoya doğru sallana sallana yürüdüm.Bugün cumartesi olmasına rağmen saat 7.32 de kalkmıştım ve bu benim canımı çok sıkıyordu.

Duştan çıktığımda saat 8.14 olmuştu.Üstümü giyinerek bugün tek başıma olacağım evde kendime keyifli bir kahvaltı hazırlamak için mutfağa girdim.
Bir sandviç yaparak Bahçedeki Salıncağa geçtim.

Sallana sallana sandviçimi yavaş yavaş yiyordum.Canım çok sıkılmıştı ve yan eve taşınan komşuları merak ediyordum.Yavasça eğilerek çamların yanına kadar gittim.Beni kimsenin görmesini istemiyordum.Üzerimde tavşanlı pijama takımım vardı.Yavasça kafamı yukarı kaldırıp yan eve bakmayı planlıyordum.Kafamı kaldırdığımda yüzüme gelen bir futbol topu ve karşıda bir ayağı havada yüzüme korkuyla bakan mavi gözlü çocuk.Tek görebildiklerim bunlardı ve bu birkaç saniye sürdü.Yüzüme şiddetle çarpan futbol topu dengemi kaybedip yere düşmeme neden olmuştu.

"İyi misin?"
Gözlerimden damlalar akıyordu.Top o kadar şiddetli çapmıştı ki yüzüme ilk defa bu kadar canım acımıştı.
"Çok özür dilerim.Elini gözlerinden çekersen daha iyi görebilirim yüzünün halini?"
Ellerimi çektiğim anda Gözlerimdeki karartı yavaşça yok olup mavi gözlerle birleşti.
"Dikkat etsene be hayvan Yüzümü Felç ettin.Ne kadar canım acıdı biliyor musun sen!"
Şaşkın ve sinirli gözlerle ağzını açtı bir şey söyleyecekken tekrar kapadı.
"Kusura bakma bundan sonrasıyla kendin ilgilen özrümü diledim gerisi beni alakadar etmez."
Şaşkınca sözlerini anlamaya çalışıyordum ne demek oluyordu bu!? Hem yüzüme top atıyor ve sonra bırakıp gidiyordu.
"Ne yüzsüzsün be sen hem top atıyorsun hem de bırakıp gidiyorsun!"
Yavaşça ayağı kalkıp bahçe kapısından dışarı çıktı.Kapıyı sertce vurarak kendi bahçesinde yanındaki küçük çocukla oynamaya devam etti.Ben hala ne olduğunu anlayamamıştım.

*********************************

Akşam üzeri Elimdeki duygusal kitabımı okurken ağlamaya başlamıştım.Balık burcuydum ve çok duygusal bir yapım vardı.Ağlayarak kitabımı okurken kapının hafifçe çalışı ile kitabımı sehpaya bırakıp tavşanlı pandiflerimi giydim ve kapıya doğru yürüdüm.Kapı deliğinden baktığımda bir hırka gördüm yüzü kapı deliğinin üzerinde kalmış ve görünmüyordu.

"Kimsiniz?"
Sesim telaşlı çıkmıştı çünkü evde tektim ve Ailem pazartesiye kadar yoktu.
"Yan komşun"
N-ne? Yan komşum sabah kafama top atan çocuk muydu? Burada ne işi vardı?
"Cevap verecek misin artık?"
"Ne istiyosun?"
"Kardeşim aileme kafana top attığımı anlattı bir şeyin varsa hastaneye götürsünler.
Yok daha neler kafama top geldi diye hastaneye gidecek kadar canı tatlı bir insan değildim.
"Sadece kafama top geldi abartma."

"Kapıyı aç yüzüne bakacağım."

Kapıyı yavaşça araladığımda şaşırırcasına baktı.

"Yine mi ağlıyorsun Güldüğün bir zaman dilimi yok mu senin?"

Sinirle yüzünü inceledim ne kadar da ukalaydı böyle.
"Sanane benim ağlamamdan!"
Sabrı taşarmışcasına nefes aldı.
"Neyse ne.Buraya seninle tartışmak için gelmedim iyiysen gidiyorum."

"İyiyim git."
Tamam bile demeden bahçe kapısından çıkıp gitti.Mavilerini de o gidişle beraber götürdü.Daha ismini bile bilmediğim çocuğun gözleri sanki her zaman buralarda bir yerlerdeymiş gibi bakıyordu.

*********************************

Kitabımı okumayı bırakıp televizyonu açtım.Bir kaç dakika içinde gözlerim kapanmaya başlamıştı.Tekli koltuğun üzerinde dizlerimi kendime çekerek derin bir uyku çekmek istiyordum yandaki üçlü koltuğa geçebilecek veya odama çıkabilecek halim yoktu.

Gece 3 civarlarında gözlerimi açmıştım.Hava ilkbahar olmasına rağmen yaz havası gibiydi.İnce bir hırka alarak bahçeye gidip oturdum.Yıldızlar o kadar güzeldi ki.

"Şşşt sulu göz uyumadın mı sen?"

Sinirle yan bahçeye doğru baktım.Bütün keyfim bir anda yok olmuştu.Bir insan bu kadar sinir bozucu,keyif kaçırıcı olamazdı.

"Yok ya uyudum aslında ben hala yatağımda uyuyorum git bir bak ben yatağımda mıyım?"

"Komik olduğunu düşünmen acındırıcı.Çünkü espri yeteneğin sıfır bunun için sana ders verebilirim.

"Sanane benim espri yeteneğimden ayrıca espri falan da yapmadım ben."

Gözlerini bana dikip muzipçe sırıttı.

"Ne gülüyosun ne var yani komik olan."

Hala bakıyordu ve bu artık sinirimi bozmaya başlamıştı.Biraz abartmış gibi olsamda avına bakan aslan gibiydi.Tavşanlı pandifimi hemen devreye soktum.Vee tam isabet!!

"Ahh! Amacın kafamı kırmak mı!?"

Ben gülerken o da sızlanıyordu.

"Bu kadar sızlanacağını bilsem atmazdım yani ne bileyim."

Bu sefer ben muzipçe sırıtıyordum.Ufak bi süre gökyüzü maviliğindeki gözlerini yüzümde dolaştırdı.

"Biraz rahatsız edici."

Gözlerini gözlerime çıkardı.

"Ney rahatsız edici?"

"Şey bakışların.Başka yere bak bana niye bakıyorsun?"
Yüzümü elimle kapatmaya çalışıp oturduğum sandalyede ters dönüp saçma sapan hareketlerle yüzüme bakmasını engellemeye çalışıyordum.

"Amacın ne? Ne yapmaya çalışıyorsun öyle?"

"Hiiiiç ya manzara daha iyi böyle de ondandır."

"Garip bir kızsın."

Yüzümü ona döndürdüm.
"Ben mi garip bir kızım! Ben hiç değilse garip bir kızım sen egolusun ,ukalasın, ilgisizsin, sorumsuzsun!"

"Daha sabah tanıştık nasıl bu kadar çok şey söyleyebilirsin?"

"Bunu anlamaya gerek yok ki belli ediyorsun kendini."
Tebessüm etti.

"Bu arada daha tanışmadık ismin ne?"

"Sanane napacaksın sen benim ismimi? TC kimlik numaramı da istiyor musun? istersen çıktı veriyim sanane be benim ismimden!"

"Hobaa çattık ne desek suç."
Ayağı kalktı ve evlerinin kapısına doğru yaklaştı.

"Bahar."

Tebessüm etti.

"Ceyhun."

*********************************

Merhaba arkadaşlar Bu benim ikinci kitabımın ilk bölümüydü umarım beğenmişsinizdir. YORUM VE VOTE'LERİNİZİ BEKLİYORUM. TEŞEKKÜRLER! ♡♡😇

İki Piano Notası Stories to obsess over. Discover now