Yıllarca aynı sıralarda oturmuş aynı yollarda yürümüştük.O bir kardeş bir arkadaştı benim için başka bir şey düşünemezdim onun için..
Saygılı dürüst çalışkan ve efendi bir çocuk..
Aradan yıllar geçti araya yollar girdi.Unuttuk birbirimizi..
Ve günle...
Güneşin ışınlarını Konya semalarına cömertçe yaydığı bir haziran sabahıydı.Herkes de bir heyecan bir coşku hakim.Provalar,hazırlıklar,düzenlemeler devam ederken o bir kenara çekilmiş elinde Kuranı heyecanını yatıştırmak için sürekli tekrar ediyordu.Kendini hiç hazır hissetmiyordu.Zaten bu programın yapılmaması için elinden geleni yapmış ama başaramamıştı.Bir taraftan da bu programın, çalışmaları süresince engel olmaya çalışanlara, engel olanlara,çalışmalarının gereksiz olduğunu söyleyenlere güzel bir cevap olacağını düşününce içi içine sığmıyor, hemen sonuca ulaşmak istiyordu.
Beklenen an gelmiş mikrofon kulakları tırmalayan sesiyle açılmış ve program başlamıştı.Kısa bir selamlama konuşmasından sonra beklenen ses kulaklarda yankılandı...
- Ve şimdi de cennetin bile kendilerine müştak olacağı değerli hafızlarımızdan Hafız Hasret ten Kuranı Kerim tilaveti dinleyeceğiz...
Bu sözleri duyduğumda kalbim sanki yerinden fırlayıp ağzımdan çıkacakmış gibi şiddetle çarpıyordu.Herşeye rağmen sakin ve vakarlı bir şekilde sahneye çıkıp saygıyla hocamın önüne diz çöktüm.Besmele çekip kapattığım gözlerimi tilavet bitip açtığımda bütün salonun şaşkınlık ve hayranlıkla beni izlediklerini gördüm.Dua ve yakarışlarla sakinleştirdiğim kalbim tekrar hızlanmış ve artık durmak istemiyordu.
Ya Rabbi bu ne müthiş bir duygu ne büyük bir mutluluktu... Daha önce hiç tatmadığım tarifi imkansız bir şey..!! Kalabalığa baktığım zaman bu mutlu günümde burada olmayı hak etmeyen insanların da olduğunu fark ettim.Ama zorlu çalışma dönemlerimde bana engel olmak isteyenlere bugünkü mutluluğum ceza olmuştu bu kesin..
Herşey azim, gayret ve istikrarlı çalışma ile olmuştu.Gerek çalışma dönemlerinde gerekse bu törenin hazırlık sürecinde bir takım aksilikler yaşanmış olsa da iki yıllık emeğim bu taçla karşılığını bulmuştu. Yıllar ne de çabuk geçiyor.Daha dün gibi hatırlıyorum kursa ilk başladığım zamanki isyankar hallerimi.. Henüz 14-15 yaşlarında küçük zayıf sessiz sakin içine kapanık bir kızdım.Sevmiyordum ve istemiyordum medreseye gitmeyi ama ailem liseye gitmemi istemiyorlardı. Bir dediğimi ikiletmeyen ailem bu konuda hiçbir yalvarışımı dikkate almıyorlardı.Bense okumayı çok seviyordum.Sorulduğunda klasik bir cevap olarak doktor olacağım diyordum ama benim en çok istediğim konuşmacı olmaktı.Büyük salonlarda kalabalık topluluklara hitap etmek ve saatlerce süren konferanslar vermek.. Zamanla bu isteğimi gerçekleştirdim, çok büyük topluluklara karşı olmasa da.Bir senem isteksizlikle geçtikten sonra bulunduğum ortamı sevmeye ve kabullenmeye başladım.Çok güzel zamanlar da geçirdim.Ve istemediğim alanlarda beklemediğim konumlara geldim.Dini ilimlerde ihtisas yaptım.
Şimdiki isteğim sahilde bir kulübe,kitaplar ve sadece ben.. Tabiki bunu yapamayacağım ama artık güzel bir tatil zamanı..
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.