••• İdil •••
Sabah yatağımda debelenerek uyanmaya çalıştım . Bu çabamın boşa olduğunu anlayıp kendimi tekrar yatağıma attım .Elimle komidinimi yoklayarak telefonumu bulmaya çalıştım . Sonunda telefonuma ulaştığımda saat pekte sabahmış gibi durmuyordu . "15:40" . Zaman'ın hızına lanetler savurarak banyoya ilerledim . Yüzüme suyu çarpıp kendime gelmeye çalıştım ve yüzümü havluyla kuruladıktan sonra küçük bir çığlık attım . Bu gözler kurbağaya dönüşümün bir evresidir umarım çünkü dışarıdan pekte insan gözü gibi durmuyorlardı .
" Hayvan gibi yatarsan olacağı o "
Diyen sese yöneldim , Eylül elindeki kapatıcılarla beni izliyordu . Koşup boynuna atladım . Bu kız sihirli falan mıydı ?
" Kahramanım benim " dediğim anda " Hadi İdil vaktimiz azalıyor acele et " diyerek odama geri döndü . Bende onu takip ettim . Eylül , Makyaj masasına oturup gözlerimi eski haline dönüştürmek için mücadele verirken bir yandan da planlarından bahsediyordu .
" Elbiseler tamam . Saçımızıda kararlaştırmıştık , saç için saat 16:30'da Aygül abla gelicek . O yüzden makyaja odaklanmalıyız . "
Şaşkınlıkla ona bakıyordum . Kendine mi hatırlatıyordu bunları yoksa benim bilememi mi sağlıyordu bilmiyordum ama biraz gerilmiştim . Sonunda gözlerim halloldu ve makyajlarımızı tamamlayarak Eylül'ün planlarının ilk aşamasını geçmiş olduk . Her şey hazırken aynada kendimizi izlemek ile meşguldük . Eylül giydiği sarı elbisesiyle bembeyaz tenini öne çıkarırken saçları hafif dalgalarla aşağı süzülüyordu . Aynadan ona bakıp gülümsedim ve yeşil elbisemin eteklerini düzelterek " Hazırsak gidelim " dedim . Eylül de çantasına uzanarak kafasını salladı .
Balonun olacağı yer bir tür bar gibiydi . Girdiğimiz anda Berke yanımıza yaklaştı ve ıslık çalarak gülümsedi . Kalbimi dizginlemeye çalışırken yere bakarak gülümsedim çünkü gözlerimi çekemeyeceğim kadar iyi olmuştu . Bir havası vardı Berke'nin ve ben sadece o havayı solumak istiyordum . Eylül kolumdan ilerletmeye başladığında kıkırdıyordu .
"Ağzını kenarını silsen iyi edersin " Dedi yine kırkırdayarak . Aklı sıra beni utandırmaya çalışıyordu . Tabikide onu kendi silahıyla vuracaktım .
"Heyecanlı mısın ? ilanı aşk etmek kolay olmasa gerek " diyerek dirseğimle hafifçe Eylülü dürtüp gülmeye başladım . Eylül ise kaskatı kesilmişti. Onun için ne denli zor olduğunu biliyordum ama bu tür sözler söyleyerek olmayan cesaretini de kırmak istemedim . Yavaş bir şarkı yayılınca ortama Eylül' e döndüm . Bana 'şu an değil ' der gibi bakıyordu . Bende çerezlerin olduğu kaseye elimi uzattım . O anda bir el elimi yakaladı, elimi tutan ele yönlendirdim bakışlarımı ve bir soluk aldım içime çünkü şu andan itibaren ihtiyacım olacağını biliyordum. Berke
" Bugünün şanslısı sensin " Dedi . Bu Nasıl bir dans teklifiydi !?
" Bugünün şanssızı da sensin sanırım çünkü dans etmeyi planlamıyorum ."
Dedim ve ne dediğimi idrak etmeye çalıştım . Anlaşılan yalnız değildim çünkü o da ne demek istediğimi anlamaya çalışır gibi yüzüme bakıyordu . Eylül o anda devreye girerek " yıl sonu balolarından nefret eder de , her yıl yapılmasını anlamsız buluyormuş . Bu yüzden hiç bir şey yapmak istemiyormuş hanımefendi " Dedi hafif sinirli bir sesle . Bu kısacık sürede böyle bir bahaneyi bulmasına şaşırırken Berke
" Ona sevdirebilirim " Dedi ve ağzım O şeklini alırken piste doğru sürüklendim . Bazen kalbimle kavga ediyordum neden bu kalas diye . O sinirle Eylülü aradı gözlerim . Tepkisini ölçmeye çalışırken bir anda ayağımda hissettiğim acıyla Berkeye döndüm .
" Pardon " diyerek sırıttı . Ben olayı idrak edince ensesindeki elimi gevşeterek tırnaklarımı boynuna geçirdim . Acı dolu bir inilti çıkarırken bu cesareti nerden bulduğumu düşünüyordum ama aynı Zaman'da Zafer kazanmış edasıyla gülümsüyordum . Doğrusu bu daha çok sırıtmaktı .
YOU ARE READING
SARFINAZAR
ChickLitMerhaba ben Eylül. Henüz 17 yaşındayım. Daima 17 yaşının en saçma yaş olduğunu düşünmüşümdür. 18 olup özgür olmaya bu kadar yakınken 17 olup aptalca yaşamak can sıkıcı. Ben daima kuralları olan bir kız oldum. Gece dışarı çıkamaz, etik olmayan ortaml...
