Uzun süre sonra ikinci kitap sizlerle.İlk bölümde hikayeye giriş olduğu için biraz kısa oldu ama bundan sonra uzun bölümler var.İyi okumalar:)
Herzamanki gibi akşamüstü 5 te uyandım.Lanet olası patronum geceleri yoğun olduğu için geceleri çalışmamı istemişti.Yatakta doğruldum ve salondan gelen kulak tırmalayıcı sesi kapatması için tiz bir çığlık attım Lucas'a:
''Kapat şu lanet olası müziği!''Ayaklarımı yere vura vura yanına gittiğimde müziği kapatmıştı.Mahçup bir gülümsemeyle 'Günaydın' dedi.
''Akşam oldu ne günaydını?''Ben herzamanki suratsızlığımı konuşturuyordum.Tekrar odama döndüm yatağıma oturdum çünkü uyku sersemi size olanları anlatmayı unuttum.Baştan başlıyorum;
Savaştan sonra Glanstik de kalamadım.Orada olanlar bana Tomoe'yi hatırlatıyordu.Onun ölümünü hiç unutamadım.O öleli bir yıl oldu.Ama acısı hala tazeydi.Uzaklaşıp dünya işleriyle meşgul olmak istedim.Washington'un Seattle şehrine geldim.Baş belası Lucas beni bırakmadı ve peşimden geldi.Ne yapabilirimki kötü biri değildi ve bazen beni gülümsetiyordu.Buraya taşındıktan sonra işe başladım,garsonluğa.Pek bana göre olmasa da kafamı dağıtmama yardımcı oluyordu.İnsanlara gülümseyip ne istediklerini sormak cidden bana göre değildi çünkü gülümsemek acı verici oluyordu.Başka iş olmadığından mecburen garson olmuştum.Geceleri çalışıyordum.Saat 6 da işte olmam gerekiyordu ve saat şuan 5 buçuktu hemen kalktım.Banyoda kendime çeki düzen verdim;Duş aldım,saçlarımı topladım,kıyafetlerimi giydim.
Lucas salonda yoktu.Muhtemelen mutfakta yemek yiyordu.Tek başına bir ordu kadar yemek yiyebilirdi.
''Dioneee!Hadi gel yemek yaptım.Birlikte yiyelim.''Ağzının şapırtısını duyabiliyordum.Güçlerim hala yerindeydi.Ama Lucas ı duymamak için üstün duyu gücümden vazgeçebilirdim.
''Canım istemiyor.Sen ye benim için de.Ben çıkıyorum görüşürüz!''Diye seslendikten sonra binadan çıktım.Dört katlı binanın üçüncü katında oturuyordum.Binanın dışı tuğla desenliydi.Biraz iç karartıcı ve karanlık gözüksede benim gizli mabedimdi burası.Yolda yürümeye başladığımda Alexi'nin arkamdan seslendiğini duydum.Koşarak bana geliyordu.Yan komşum,iyi bir kızdı ama yalnızlık tercihimdi.
''Dione nasılsın?Bu gece doğum günü partim var gelirsen sevinirim.''Dedi ve telaşla gitti.Ah bu kız.Hep telaşlı ve heyecanlı.Hızına yetişmek mümkün değildi.
Yoluma devam ettim.Sessiz bir sokaktı burası.Zengin gözükmüyordu aksine ücra köşeri vardı.Ama şehrin gürültüsünden uzak olması çok cazipti.Cafeye gelmiştim.TOM CAKE &COFFEE.İsmi çok yaratıcı değil hatta çok basitti ama buranın sahibi için fazlaydı bile.
Kafamı sallayarak içeri girdim.Anlaşılan bugün de sinirliydi.Bazen onu küle çevirmemek için zor duruyordum.Siyah gözleri esmer teninde kaybolduğunda tam bir şeytana benziyordu.Kollarını önünde kavuşturmuş ayağını yere vuruyordu.
''Tam iki dakika geç kaldın.''Eveet yine başlıyoruzz.
YOU ARE READING
EJDERHA ALEVİ:VAROLUŞ
FantasyEski rüzgarlar esmiyordu artık.Dione acısıyla yaşamaya başlamıştı. Ama her şey yeni başlıyordu.Uçurumdan düşmüş umudun bir dala tutunuşu...
