1.bölüm

43 6 2
                                        

Multi-Gökhan

Adımlarım iyice yavaşladı son kez çıkmak istemiyordum bu merdivenlerden. Yavaş olursam bitmezmiş gibi geliyordu gitmezmişim gibi. Bütün arkadaşlarımla vedalaşmıştım.Geriye bir tek kişi kalmıştı.
Yukarı kata çıkıp sınıfın kapısını açtım.
İşte beni bekliyordu.
Canımdan çok sevdiğim adam.
Gidip karşısına dikildim.

"Gidiyorum ben."

"Biliyorum"

"Niye bana böylesin Gökhan?"

"... "

Hâlâ yüzüne bakıyordum. Birden boynuna atladım. Şaşırdı ama o da kollarını belime doladı. Seni seviyorum dedim fısıldayarak.Sonra boynunu öptüm. İki belki de üç dakika boyunca öylece kaldık.Ayrıldığımızda eli hâlâ belimdeydi. Ellerim ise kollarını tutuyordu.

"Öp beni."

"Ha?"

"Duydun işte"

Ve dudaklarını dudaklarımın üzerine kapadı öyle nazikti ki sanki bir daha beni hiç öpmeyecekmiş gibiydi. Sonra kendimi dudaklarının uzaklaşmasıyla boşlukta buldum.

"Hayal.. Seni çok seviyorum ama bir süre böyle olmak zorundayım."

Kapıdan çıktı gitti.Günlerdir bana soğuk davranıyordu.Bir anlam veremiyordum.

Gitmemin sebebi ise özel bir okulda burs kazanmış olmamdı.Ev tutmuştuk orada kalacaktım ve bir de ev arkadaşım olacaktı daha tanımıyordum.

Gökhan la konuşmuştuk. Gideceğim okul buraya 45 dk (arabayla) olduğu için bunu sorun etmemişti ama niye bana soğuk davranıyor aklım almıyordu.

Gökhan'ın dersleri iyi değildi. Bir sürü disiplin cezası vardı. "Serseri" evet herkes öyle diyordu.Ona layık değilmişim falan filan...
Onu tanımaya hiç çalışmadılar ki hep bir önyargı.
Başta annem hiç sevmez Gökhanı şuan çıktığımızı dahi bilmiyor. Öğrendiği zaman zaten ayrılamamız için elinden geleni yapıyor.Ve biz de sakladık.

Okuldan çıkıp eve yürümeye başladım.

Bir hafta önce,
GÖKHAN'dan

"sevgilim."

"efendim meleğim."

" Aşkım çok mutluyum.Burs başvurum kabul edilmiş."

Bir an duraksadım.Gitmesini istemiyordum.Hep yanımda olsun istiyordum.Gözümün önünde olsun hic ayrılmasın oradan,bazen o kadar çok kıskanıyordum ki elimde olsa onu eve tıkıp çıkarmayasım geliyordu.

"Gökhan?"

"Şey çok sevindim bebeğim.Her zaman ki yerde buluşalım mı?"

"Olur.Yarım saate ordayım.Görüşürüz aşkım."

"Görüşürüz meleğim."

Hazırlanıp dışarı çıktım sokağın sonunda terkedilmiş bir ev vardı hep orada buluşurduk.Ve oraya yürümeye başladım.

Komşumuz Aysel teyzenin evinden çıkan Merve teyzeyi gördüm.Merve teyze Hayalin annesiydi. Beni hiç sevmezdi kızına layık olmadığımı söylerdi.İyi bir öğrenci değildim. Hayal mükemmeldi her haliyle. Ama onu çok seviyordum.Annesi bunu görmüyordu. Hayalin babası olmadığı için okumasını çok istiyordu. Benim onu üzeceğimi düşünüyordu. Ben onu üzemezdim ki , kıyamazdım .
Adımlarımı hızlandırdım.

"Gökhaaan"

Ahh işte şimdi başlıyoruz.

"Efendim Merve teyze"

"Gel oğlum biraz konuşalım"

Kafamı tamam anlamında aşağı yukarı salladım
Mahallenin parkınının yanındaydık.Bir banka oturup konuşmaya başladık.

"Sizi dinliyorum efendim."

" Bak oğlum Hayal burs kazandı onu sevdiğini biliyorum.Ama onun okuması lazım. Sen onun çevresinde olursan seninle evlenebilmek için okumaz. Ben nelere katlandım sırf babası olmadığı için arsız teklifler, kızımı onlara satmamı isteyenler.Kızımın kendini kurtarmasını istiyorum. Onu seviyorsan onun iyiliği için Hayalden vazgeç."

"Tamam"

Sesim kısık çıkmıştı ama itiraz edememiştim. Kahretsin ki haklıydı ben onun geleceğini kirletiyordum.Onu haketmiyordum.Çok seviyorum ona aşığım ama onun iyiliği için ondan vazgeçecektim.Yürümeye başladım ama Hayalle buluşmaya gitmedim.

Eve gidip dolapdaki biralardan çıkardım içmeye başladım.
Telefonun çalma melodisi duyulunca ekrana baktım.

-Hayalim-

"Efendim"

"Gökhan niye gelmedin!"

"Canım öyle istedi."

"Canın mı istedi bu mu yani? canın cehenneme aptal."

Telefondan kapanma sesi gelince duvara yaslandım ve aşağıya doğru kaydım.

Ahh be güzelim ister miydim böyle olmasını? İçim sızlıyor. Canım yanıyor. Ama ben sana layık değilim ki o güzel gülüşünü kirletirim güzel bir hayat veremem sana. Benden adam olmaz anca bir tamirci parçası..

Çok fazla içmiş olmalıydım. Göz kapaklarım ağırlaşmıştı. Uykuya teslim oldum.

Günümüz
HAYAL'den

Sokağın sonunda ki köşeyi döndüğümde Merti gördüm. Mert Gökhan'ın en yakın arkadaşı. Birlikte kalıyorlar. Herşeyini anlatır ona Gökhan. Belki bana neden soğuk davrandığını biliyordur.

"Meerrt" koşar adımlarla yanına vardım.

"Aah Hayal naber?"

"İdare eder"

"Niye? Noldu? Bir sıkıntın mı var?"

"Aslında sana sormam gereken bir şey var"

"Evet?"

"Gökhan... Son zamanlarda bana karşı bir tuhaf yanii soğuk nedenini biliyor musun?"

"Imm.. şey.. hayır bilmiyorum. Gitmem lazım görüşürüz."

Yanımdan geçip gitti. Ne haltlar karıştırıyor bunlar? Dur bakalım yakında çıkar kokusu.

MERT'TEN

"Alo Gökhan?"

"Efendim Mert"

"Abi Hayalle karşılaştım"

"Eee ne var bunda"

"Bana şey dedi"

"Ney dedi? Ulan Mert çatlatmasana adamı."

"Bana neden soğuk olduğunu sordu"

"Bir şey çaktırmadın dimi?"

"Çaktırmadım abi de onun iyiliği için ondan vazgeçmek çok saçma değil mi ? Kendine acı çektiriyorsun lan. Her gün içiyorsun!"

"Olsun abicim her şey Hayalim için."

"Hayır Gökhan her şey hayallerin yıkıldığı için"

"Görüşürüz Mert"

Benim aşık arkadaşım sen bıraksan da Hayal bırakmaz ki seni.

Arkadaşlar bu benim ilk kitabım bölüm kısa olmuş olabilir.
Yazım yanlışlarım varsa kusura bakmayın. İlk olduğu için..
Vote ve yorumlarınızı bekliyorum..
Öpüldünüz..😚

Ölüm KokulumStories to obsess over. Discover now