Bundan tam 30 yıl önceydi o zamanlar gençtim upuzun dal gibi boyum ve sırma gibi saçlarım vardı.Annem usulca tarar ,geniş şekilde balık sırtı yapardı. Biz tam 3 kardeştik .Üçümüzde kızdık.Anneme yardım etmeye çalışırdık .Bizi aç bırakmamak için dağlardan odun toplardı.hayvanları sağardı. Şimdi aklıma geldikçe bile duygulanıyorum . Bizi babasız büyüttüğü halde bizi özenle büyütmüş hiçbir zaman kimseye muhtaç bırakmamıştı.Her zaman istedigimizi almaya çalışırdı .Annem bize baba olmuştu. O zamanlar belkide en kötü günlerimi geçiriyordum sebebini anlatayım istereseniz.
Sene 1951 daha 9-10 yaşlarındaydım.Ailemle mutlu mesut geçiniyorduk.Babam bize hep iş çıkışı şekerleme alırdı.Ben en büyük olduğum için bana daha fazla verirdi.Annemle babam akraba evliligi yaptıkları için birçok çocukları ölmüştü ve sadece biz 3 kardeş kalmıştık. Bundan dolayı el bebek gül bebek yetişiyorduk lakin babamın ölümünden sonra değişmişti. Babamın doya doya öpemediğim canım babamı kaybettiğim günü size anlatmak istiyorum .
Sabah erkenden uyandım (horozumuz ibikli sağolsun ). Bu gün cumartesiydi . Annemin ahırdan sesleri geliyordu,Koşarak yardımına koştum.İneklerin birini ben sağdım.Kardeşlerim için sofrayı kurdum.En küçük kardeşim ayşeye yedirdim.Çayı demledim.Annem gelincede hep birlikte kahvaltı yaptık.Babam daha uyuyordu oda uykusunu bölmek istemedik.keşke babama daha uzun sarılsaydım diyorum ama elden ne gelir.Neyse ben devam edeyim.1-2 saat sonra babam uyandı oturdu sofraya kahvaltısını yapar yapmaz kahvehaneye gitti.Bagrışmalar duyuluyordu.Ögle namazından sonraydı heralde pek hatırlamıyorum çünkü çok küçüktüm.Kapımıza biri durmadan vuruyordu.Annem hemen açtı.Babam koşarak bahçeye gitti.Arkasındada kocaman silahı olan bir adam annemin feryatlarıyla birlikte bahçeye gittim.Babamın kanlar içinde ceseti duruyordu.Annem babamın üstüne atıldıgı tek yaptığı şey aglamaktı,kardeşlerim küçük oldukları halde babamızın ellerimizin arasından uçup gittigini anlamış olmalılarki sessizce aglıyorlardı.Ben mi ne yapıyordum.Sadece etrafımızda vah vah diyen insanların ve annemin,kardeşlerimin aglayışlarına öylece şaşkınca bakıyordum.Kalbim durmuştu sanki ,hissetmiyordu bedenim,boğazıma bir şey oturmuştu.İşte babamın gittigi o gün böyleydi cenazeden bahsedip hem sizi hemde taze duygularımı kedere sürüklemek istemiyorum.
Babamın öldürülüş sebebini merak ettiyseniz hemen söyleyeyim babamın bir akrabası babamı öldüren adamın kardeşini vurmuş.o adamda onu bulamayınca benim masum babamı vurdu.Hemde domuz kurşunuyla dünya ne kadar adaletsiz değil mi ? O adama (adam kelimesi bile yakışmıyor) ne oldu diye soruyorsanız babamı vurur vurmaz kaçtı.
Babam ölünce ne oldu hemen size anlatayım. Annem çok çalışıyordu.Bende yardım etmek için okulu bırakmıştım.Kardeşlerim okusalar bana yeterdi.
Annem fazla yoruluyordu dağdan odun topluyordu.Fedakar annem benim bir çok çocuğu ölmüş,sonra kocası gözlerinin önünde vurulmuştu.Şimdi düşünüyorumda ne çok acılar çekmiş benim annem ama hiç belli etmezdi üzüldüğünü dimdik dururdu, ezdirmezdi kendinide bizide.
YOU ARE READING
FEDAKAR ANNEM
RandomBundan tam 30 yıl önceydi o zamanlar gençtim upuzun dal gibi boyum ve sırma gibi saçlarım vardı.Annem usulca tarar ,geniş şekilde balık sırtı yapardı. Biz tam 3 kardeştik .Üçümüzde kızdık.Anneme yardım etmeye çalışırdık .Bizi aç bırakmamak için dağl...
