Poyraz esiyordu güneş hafif gözüküyordu
günlerden cumaydı Behiçle daha yeni tanışmıştık Kolombiya üniversitesin de tabi benle Behiç daha böyle değildik ev Arakadaşım
Jos daha ölmemişti Behiçle Cafeye oturduk 2 adet kahve söyledik. kahve sıcak değildi üzerindeki köpükler de sanki birsi tükürmüş gibiydi kavmeden bir yudum alıp tükürmem bir oldu Behiçle sohbete başlamıştık
Ben; hangi bölümdesin ?
Behiç: bilişim Sen
Ben : işletme Tükiye de nerde oturuyordun
Behiç: Sakarya Ya sen
Ben : İstanbul
Biraz daha durduk ve kahve içmeye devam eti behiç Nasıl içiyor o kahveyi anlamış değildim
Behiç: kalacak yer arıyorum
Ben ; gel bizim evde yaşa dedim
Behiç: yük olmayım dedi
Ben : 100 pezosu ver hiç bir sıkıntı olmaz
Behiç : ben kal kıyım yarın görüşürüz
Dedi ve kalktı. boğota sokakların da gezintiye çıktım güney Afrika'da yaşam zordu çünkü gasp burda en yüksek seviyede ama onları da anlamlı lazım emperyalistler sömürmüş ülkeyi me diye bilinir ki yürümeye devam ettim birisi arakamdan yaklaşıktı kendimi güveneli biryere almak istedim ama Bir anada kayboldu arkamdaki sonra dönüp bir baktım cüzdanım yok Koşan bir siyahi kız
YOU ARE READING
Kimim
ParanormalAçıklamayı hiç sevmem deliller bu kadar mı iyi olur diye düşüne bilirsiniz
