"Kalk lan!" Kafama atılan yastıktan rahatsız olup diğer tarafa döndüm. "Beste kalk diyorum!" Mızmızlanarak "3 saat daha" dedim. "İyi o zaman ben patatesleri bitiriyorum." Aç hayvanlar gibi kalktım, ve hızla mutfağa girdim. Neden fesatlaşıyorsunuz?
"Hani nerede patates?" Tedirgin bir şekilde "önce onu yapmamız lazım," dedi. Cansuya tip tip bakıp geri yatağıma yattım.
"Beste?" Evde değilim. "Beste?" Vallaha değilim. "Beste!" Ebenin oradayım ufak bir işim var halledip gelcem. "Bil bakalım bugün ne var?" Biraz heyecanlı gözükerek, "bok mu var?" Dedim.
Cansu biraz düşünerek "sayılır," dedi. Meraklanarak "ne var?" Dedim. "Okul!" diye haykırdı. Bir insan neden arizona kertenkelesinin çiftleşme dansına şahit olmuş gibi bağırır? "Sen beni salonda bekle üstümü değiştirip geliyorum," dedim. Siyah okul eteğimi siyah kilotlu çoraplarımı bir de beyaz okul gömleğimi alarak banyo ya gittim.
Saçlarımı üç kez yıkadıktan sonra vücutumu yıkadım. Ve üstümü giyip, banyodan çıktım. Havalar sıcak olduğu için saçımı kurutma ihtiyacı duymadım. "Ayva flower açmış, summer mı gelecek? Gönül bu lovedan vazmıgeçecek."
Serviste şarkı söylerken okula geldik. "Arkadaşlar performans iyiydi, yarın sabah için mahmut tuncer karı gördüm kaydımı söyleyeceğiz. Herkes şarkıyı ezberesin bide bana yemek yetirsin. Bu arada ayağıma basan kişi canım yandı, dalağım düz."
Servisten ıyy bu salak ne dedi? Nidaları yükselirken biri kafama ayakkabı fırlatınca servisten koşarak uzaklaştım. Her okulda popi şeysi olurdu ya bizim okulda hiç öyle birşey yok. Herkes keko tabi ehehhe.
Sınıfa girip arkadaşlarıma doğru ilerledim. Grupta kaan onun yanında oturan erkek olan deniz benim yanımda oturan cansu cansuyla benim önümde oturan emre vardı.
"Beste gözüm kanadı." "Gözüm kanadı diye bir kanat mı var kanki?" Emre bana dönüp. "Ayol bi sie," dedi. Kaan yüzü buruşturdu. Cansu ise mal bu çocuk bakışlarını attı. Deniz ise yazık yavrum, felç inmiş gibi duruyor.
"Bir şarkı söyleyeyim, ortam şenlensin." Sesimi temizleyip söylemeye başladım. "Karı gördüm kaydım, kaymaz olay-" ağzıma konan elle ölümüne savaşırken sınıftan gülme sesleri çoğalıyordu.
"Çarpılmış gibi hareket etmesene kızım, bu kulak anladın mı? Ve sen az önce bu organın ırzına geçtin!" Nefesimi toplayınca konuşmaya başladım. "Şimdi ben senin kulağının ırzına geçtim ya?" Devam et der gibi yüzüme baktı. "Onunla evlenmem gerekmiyor, değil mi?" Suratındaki ifade bir an donuklaştı, fakat ben daha gülemeden kafama doğru hızla uçan sandalyeyi fark ettim.
"Allahım biliyorum, fazla dua etmedim. Ama eğer ölürsem cenazeme gül yerine bilgisayar koysunlar." Bu sıra neden bana çarpmadı diye düşünürken sırtımdaki keskin acıyı fark ettim. Felçten kurtulan deniz beni yere çekmişti. Sınıftaki bir kaç kişi "ıyy dinsiz bu diyince saçma duamı dıştan söylediğimi fark ettim."
***************************
Dersler bittikten sonra sıradan topladığım çantamı aldım, ve okuldan çıktım. Servise gitmiyordum, sabah çok erken okul başlıyordu. Ve sabah oturduğumuz yer pek tekin olmadığı için sadece sabah biniyordum, servise.
****************************
Otobüste hamile bir kadına yer vermek için ayağa kalktım, otobüs ani bir fren yapınca yumuşak birşeyin üstüne düştüm. Bu kişiyi ultra yakışıklı bir çocuk sandınız değil mi? Ama altımda can veren kişi ponçik bir teyzeydi. Otobüs durdu ve insanlar teyzeye yardım etti. Bende olaydan istifade aradan sıvıştım. Üzgünüm minnoş yanaklı ponçik teyze.
Sağ salim eve vardım, o anki hayvanlığımla bir bütün ekmek bitirmiştim. Üzerimdeki ağırlıkla kendimi yatağa attım. Fesatsınız biliyorum. Ve uykuya daldım.
YOU ARE READING
EKŞIN
HumorYüksek mizah içerir, okurken psikolojiniz bozulabilir. Gözünüz kanayabilir.
