1.Bölüm

12 2 0
                                        

Çocukluk aşkımı , arkadaşımın yanındayım artık. Aradan 3 yıl geçmesine rağmen hala yakışıklı ve kalbimin yerinden çıkmasına sebep olacak kadar hala aşığım ona. Seviyorum. Aslında 4 aydan beri İzmir'deyim ama karşısına çıkacak cesaretim yok. Ya beni unuttuysa olabilir mi ? Olabilir. Eğer unuttuysa kalbimi yerinden çıkarmam gerekecek. Çünkü basit bir sevgi değil benimki hala o tatlı heyecan var. Bebekliğimizden liseye
kadar beraberdik hiç ayrı değildik. Ama ayrıldık işte Yekta'nın babası iş gereği İzmir'e gelmeleri gerekiyordu. Çok ağlamıştım 1 ay kendime gelememiştim. Seviyordum. Çok seviyordum. İlkti sonuçta ilk aşk , unutmam kolay olmaz diyordum ama 3 yıl geçti hala aynı , hala seviyorum. Tabi karşılıksız. Hiçbir zaman bana o gözle bakmadı kız kardeşi gibi gördü beni. Aramızda 3 yaş vardı oysa. Canım yandı, üzüldüm tabi sonra alıştım yanımda olması bile yetiyordu. Şimdi karşımda oturmuş bankta denizi izliyor ama beni görmüyor. Kafası yere eğik , omuzları düşük bir sorun olduğu belli normalde Yekta her zaman dik duruşluydu , güçlü ve yenilmez imajı vardı ama şimdi öyle değil . Arada kafasını kaldırıyor baş döndürücü gülümsemesini göremiyorum. Yanına gitmek istiyorum sıkıntısı her neyse elinden tutup çözelim demek istiyorum ama cesaretimi bulamıyorum. Kalkıyor esen havada ince T-shirtü dalganıyor , saçları bağımsızlığını ilan etmiş hareket halinde. Etrafına bakmadan yürüyor sakin ve yorgun adımlar içim parçalanıyor sevdiğimi böyle görmek içimi mahvediyor. İzmir'e ilk geldiğimden beri takip ediyordum. Bursadayken de takip ediyordum bir şekilde. Ama ilk gördüğümle şimdiki arasında çok fark var. Birşeyler var. Yekta'yı yıkan birşeyler var. Yanında olmalıyım. Elinden tutmalıyım. Yalnız olmadığını bilmeli. Biliyorum ki içine kapanık hala. Belki de beni unutup unutmamasını umursamamalıyım. Unuttuysa da kendimi hatırlatırım. Uzaktan izlemem ne bana fayda ne de ona. Üniversite başladığı gün karşısına çıkacağım. Hem büyüdüm artık da. Hep bana 'daha küçüksün kendi yaşıtlarınla takıl' derdi de umursamaz kuyruk gibi takılırdım peşine. Büyüdüğümü görünce küçük kız kardeşi olarak da görmez , belki sever benim gibi. Sorunlarını beraber aşarız. Kahverengi saçlarımı karıştırmasına bile izin verebilirim. Çünkü onu çok özledim. Bu özlem beni yok etmesinden, aklımı kaybetmekten korkuyorum. Sokak lambaların yanmasıyla hava kararmış durumda da şuan Yekta evine gittiğini biliyorum. Eve gitmeli ve güzel uyku çekmeliyim. Yarın Yekta'ya güzel görünmek istiyorum. Umarım beni sever de şu küçük kalbim aydınlanır sevginle.

İlk defa yazıyorum daha uzun bölümlerle geleceğim.

HasarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin