'Komşularımız? '

170 13 15
                                        

Merhabaa, yine ben ve bu sefer güzel bir kurguyla karşınızdayım. Begeneceginize eminim. Begenmelisiniz yani. Begenin yazdım o kadar. :D ♡♡♥♥

Medya: Doğu Övütkan

Umarım beğenirsiniz.

¤¤¤
Saçlarımı toplayıp aynadaki soluk görüntüme baktım. Nefesimi aldıkça köprücük kemiklerim kendini belli ediyor, saçlarımı geriye atmamın hakkını veriyordu. Sıkılmıştım gülmekten, gülümsemekten. Kendi gözlerime baktım. İçime baktım, kendimle yüzleştim. Hep suçlu çıkmak yoruyordu, yıpratıyordu. Aynadan arkamdan poşeti alıp kaçan kişiyi görmemle kendime geldim.Yeni gelen kızın aldığını farkettigimde çoktan koşmaya başlamıştım.
Sınıfın sonuna sıkıştırıp yerimde kaldım .Yine suçlu olmak istemiyorum.En azından okulda. 

"Bak, hemen o elmayı bana vermezsen, seni... " dedim dişlerimin arasından.

" Bak bak, bizim elma kurduna bak.Bana karşı geliyor.Hah! Bir de sinirlenirmiş, yeni model misin sen?  "

Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Daha bu sene gelmişti ve benim neler yapabileceğimi bilmiyordu.

" Hemen elmayı bana ver! "
Sorunum elma değildi. Sorunum; benimle zıtlaşan bu rahat tavrıydı.

"Meva! "

"Ne var! " diye bağırdım son gücümle Bukre'ye.

"Kızım bir elma ,ne olacak? "

O da çok iyi biliyordu sırf elma için olmadığını.Tamam ,elmanın payı da vardı ama ben onu pek umursamıyordum. Yani, sadece; sulu , kıpkırmızı ve kıtır kıtır bir elmaydı (!)
Yanımdaki çantayı aldım ve direk kafasına vurdum. Elma düşmeden son anda tuttum ve çantamı da alıp yoluma devam ettim.Bir de bana tersleniyordu aptal!

Hala sinirle yolun karşısına geçmek için hareketlendiğimde sert fren sesiyle yerimde kaldım. Elmam!
Yerde yuvarlanarak ızgaraya çarpan elmamla beraber ona uzanan ele baktım.Gözlerim yavaşça eline, elinden koluna ,kolundan yüzüne,sonra tüm vücuduna gitti.Uzun boylu, yakışıklı biriydi. Kahverenginin en güzel tonunu içine çekmişti gözleri. Benden 5-6 cm uzundu, yada daha fazla.Siyah pantolon,
mavi tişört vardı üzerinde. Elmayı tişörtüne silip bana uzattı. Yavaşça aldım.

"Herkesin verdiği elmayı yememelisin."dedi alayla.

" O elma benimdi." dedim kaşlarımı çatarken.

" Ah hayır, benim elime değdi. "
Anlamıyordum.

" Açık konuşur musun? " dedim.

"Meva!" Bukre'nin seslenmesiyle yerimden sıçradım.
Gözleri kısa bir süre arkama kaydı.
" İsminin anlamını biliyor musun?"
Başımı olumsuz yönde salladım.

"Büyük kayıp Pamuk Prenses. .." diyip arabasına bindi.

Pamuk Prenses?

Bu kim olduğunu sanıyordu!
Arabayla önümden keskin bir hareketle geçti.
Elimdeki elmaya bakakaldım.
Ne demek istemişti?

"Meva, " Kolumdan çekilmeye başlanınca kendime geldim.

"Meva, "dedi tekrar.

"Hı? "

" Kızım eziliyordun! "diye bağırdı. Sarhoş gibi elmadan bir ısırık aldım ve sinirle nefesimi dışarı verdim.  

"O kimdi? " diye sordu.

" Kim? " dedim gülerken.Garip bir şekilde gülesim vardı.

Sinirdendir sinirden.

İç sesime hak verip gerçek dünyaya döndüm.

Pamuk Prenses ( Prenses Serisi )Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora