Sabah saat 09:00. Dünya yine bir baş ağrısıyla uyandı ve yine yatağında değildi. Her uyandığında kendini iyi hissetmemesi ve her zaman kendini yatağı dışında bir yerde bulmasının bir nedeni vardı tabiki ama Dünya bunu kurcalamak istemiyordu. Zaten hayatı yeterince karışıktı. Kahvaltı vakti gelmişti Dünya yetimhanenin yemekhanesinde oturacak bir yer arıyordu her yer tıkabasa doluydu. Ve her yerden çok fazla ses geliyordu bu durum her zaman Dünya'yı rahatsız etmiştir. Aşırı sese karşı bir zaafı vardı. Sıraya girdi yemeğini aldı menüde yine ekmek ve mercimek çorbası lapası vardı. Yanındada biraz patates püresiyle bir dilim domates bir dilim salatalık ve ısırılmış bir dilim ekmek. Dünya sıradan çıkarken Betül ile karşılaştı. Betül yetimhaneye yerleştiğinden beri Dünya'nın arkadaşıydı ve Dünya sanki ona karşı bir şeyler hissediyordu.
-Aa merhaba Dünya nasılsın ?
-Şey iyiyim iyi sen sen nasılsın ?
-Ben iyiyim ama sanki senin bir şeyin var gibi benimle konuşabilirsin..
-Ne benim mi ha hayır yok bir şeyim sadece şey
-Yine başka bir yerde uyandın değil mi ?
-Galiba evet..
-Bence artık bunu çözmenin vakti geldi. Yürü gidiyoruz..
-Nereye ? Hem daha yemeğimi yemedim !
-Gel dedim orada yeriz.
Tarmanköy Psikolojik ve Ruhsal Hastalıklar Araştırma Merkezi
-Burasıda neresi ? hem neden geldik ki buraya ?
-Neden mi ?! İyi değilsin Dünya buna bir son vermenin vakti geldi. Lütfen izin ver sana yardım etsinler.
Betül ile beraber içeri girdiler. Her taraf leş gibi kokuyordu ve pisti. Işıklar bile o kadar zayıftı ki birbirlerini zar zor görüyorlardı. Dünya tam psikoloji bölümüne girerken Betül kolunu tuttu.
-Nereye gidiyorsun ? Bence senin sorunun psikolojik değil.
Dünya biraz mırıldansa da ruhsal hastalıklar bölümüne girdiler.
Güler yüzlü bir doktor Dünya ve Betül'e selam verdi. Sanki dünyadan bağı kopmuş gibiydi adamın yüzü o kadar neşeliydi ki sanki dünya onun etrafında dönüyordu.
-Hoş geldiniz hoş geldiniz çocuklar.. Oturun bakalım anlatın neyiniz var nasılsınız aç mısınız bir şey içer misiniz.
Adamın konuşmasından kırk yılda bir hasta geldiği belli idi. Biraz tedirgin olan Dünya cevap verdi
-Ben bir şey içmem sadece biz nasılsınız diye sormaya geldik..
Betül Dünya'nın kolunu dürttü ve sözünü keserek devam etti
-Bu Dünya sanırsam biraz tedirgin onun için abuk subuk şeyler söylüyor onun kusuruna bakmayın. İsterse kendi anlatsın rahatsızlığını
Dünya ayağa kalktı ve etraftaki fotoğraflara alet ve edevatlara bakarak doktorla konuşmaya başladı. Rahatlamış gibiydi sanki ruhu bir anda hafiflemiş.
Sesli ve gür bir tonla rahat hareketlerle doktora :
-Doktor bey. Rahatsızlığım şu ki herkes bir rahatsızlığım var sanıyor. Oysa ki benim hiç bir şeyim yok.Sanılanın aksine çok dinç ve çok kuvvetli bir çocuğum.
Dediği gibi doktorun gırtlağına yapıştı bir anda deliye dönmüş ve doktoru oracıkta boğuverecekti. Doktor Dünya'ya karşı zor bir şekilde direndi ve Dünya'yı duvara doğru iterek elini bırakmasını sağladı. Dünya yere yatarak kafasını dizinin içine soktu ve hıçkırarak ağlamaya başladı aradada çığlıklar atıyordu cin çarpmışa dönmüştü. Doktor Betül'ü zor ikna etsede kelepçeleyerek bir yatağa yatırdı. Yatak kirli ve sanki hiç temizlenmemişti sapsarı olmuştu. Ayak bileklerinide yatağa kelepçeleyen doktor Dünya'ya bir iğne yaparak uyumasını sağladı.
Dünya uyandığında çok şaşırmış bir mimikle herşeyi anlatmaya başladı. Kekemeleyerek
-Bir birini gördüm aynı aynı bana benziyordu sanki bendim ama tavırları sanki b...
Derken Dünya bir anda zıplayarak başka bir sese büründü aynı sesin kalınlaşmış haliydi.
-Aynı ben gibiydim. Kimseye benzemiyordum kendimi gördüm bu gayet normal birşey değilmi doktor?
Doktor şaşırmıştı ve Dünya'nın kendine ve başkasına zarar verebileceğinden korktuğu için bir sakinleştirici yaparak Dünya'nın rahatlayıp sızmasını sağladı. Betül ile birlikte Dünya'nın geçmişini incelemeye başladılar.
1998 Kastamonu doğumluydu. İkiz olarak doğacağı yazılmıştı. Ama ikiz doğmamıştı ve diğer çocukta anne karnından çıkmamıştı. Anne Dünya'yı doğururken ölmüştü zaten. Baba ise kayıplara karışmıştı. Çocuğun hiç bir akrabası sahiplenmemiş ve yetimhaneye bırakılmıştı.
Dünya kendi kendine konuşmaya başladı
-Sen ? Sen kimsin !
-Ben senim Dünya ben senin ikizinim.
-Ne ? Nasıl olur ? Benim ikizim yok !
-Yanılıyorsun.. Tam burada ruhunun hemen yanında..
-Devam Edecek-
YOU ARE READING
İkiz Ruh (Twin Soul)
AdventureDünya adında bir bedende iki çocuk. Zorlu bir yaşam ve kahraman olma çabaları. Tüm bilgileri burada vermek olmaz ee o zaman hikayeye ne kalıcak. Okuyun ve görün =)
