i » koukou

28 0 1
                                        

çok kısa bi bölüm oldu, devamını isteyen olursa yorum bıraksın lütfen ;) sınavlarım var ve beğenilmezse kendimi yazmaya zorlamam zor olabilir (ciddiyim okuma almak için söylemiyorum) o yüzden lütfen beğendiyseniz veya beğenmediyseniz söyleyin neyse iyi okumalaar! :)))

"Al bakalım, tatlım." Ruri sarı saçlarımın üst kısmını mavi bir tokayla tuttururken gülümsedi. "İşte oldu." Yaşaran gözlerini kaçırdı. Annesi doğumunda ölmüş bir kız için, annem sayılırdı. "Yapma ama," Kollarımı tombul gövdesine sararken konuştum, "Sadece lise bu." Sarılışıma karşılık verdi.

"Lucy, neden gidip babanı görmüyorsun?" Ruri babama olan düşkünlüğümü bilerek söyledi, "Eminim kafasını o zengin işlerinden kaldıracak vakti vardır, hayatım." Babam annemin ölümünden sonra, kendisini işlerine adamıştı, bütün bu evleri ve arabaları kazanarak. Başımı salladım, "Bir gün beni fark edeceğine eminim." Ben konuşurken mavi gözlerinde yaşlar birikti. Annemden sonra Ruri daha duygusal hale gelmişti. Küçük şeylere bile üzülüp, ağlamak istiyordu.

İçimi çektim. "Tamam, Ruri. Benim için üzülme." Ona sarılıp, teselli etmeden önce. 

"Tamam." Burnunu çekti. "İyi olacağım, git ve yeni dostlar edin." Kafamı salladım ve arabaya binmek için merdivenlere yöneldim.

➳ ➳ ➳

"Hey, Luce!" Bana bu gülünç adla bağırdığında, sınıfa neredeyse geç kalacaktım, ve kötü olan ise bu isme oldukça alışkındım. Hızlıca sınıfa yürümeyi denedim çünkü çoktan derse geç kalmıştım. Ve biliyordum ki eğer yavaş yürürsem, onunla konuşmak zorunda kalacaktım. Birden, omzumda sıcak bir el hissettim.  Görmeye alışkın olduğum kareli atkısı, erkek parfümü gibi kokuyordu.

"Sana seslendiğimde beni görmezden gelme lanet olası!" Keskin çenesi sinirlendiğinde belirginleşirdi.

"N-Natsu..." diye kekeledim. Sırıttığı ve yapacağını bildiğim bir sonraki şeyi yaptı, kollarını belime sardı. Hiçbir şey diyemedim, çünkü ondan hoşlandığımı çoktan kabullenmiştim. Yıllardır ondan hoşlanıyordum, ama lanet olası benimle yıllardır oyunlar oynuyordu. Çoktan bir kız arkadaşı vardı. Bana bunları yapmasının aptalca bir nedeni var. Sevgililer günü yaklaşmıştı, ona çikolata verecektim ve Natsu benim için kırıcı ve üzücü bir şekilde gelip benim önümde Lissana'ya sevgilisi olabilir mi diye sormuştu. O zamandan beri ondan nefret ediyordum. Nefret ediyordum çünkü o, insanlara karşı kibirli, kendini beğenmiş ve kaba Lisanna'yla çıkıyordu. Bu yüzden açıkçası, delirdi. Ve bana yakın davranmaya başladı. Biliyorum, çok aptalca bir neden.

Karnımdaki kelebekler eşliğinde koridorda adımlamayı sürdürürken sırıttı. Sağ omzundaki dövme kol kaslarında belli oluyordu. Bakmamayı denedim fakat başaramadım. Boşverip sınıfa gitmeyi seçtim.

"Bayan Heartfilia ve Bay Dragneel, neden geç kaldınız? Lütfen yerlerinize geçin," boş olan tek sırayı gösterirken konuştu.

"Dinle, ben sadece bu konu hakkında üzgünüm." dedi oturduğu yerde geriye yaslanarak. "Ama sınıf öğretmeni yanında oturmam gerektiğinden bahsetti."

"Biliyorum." Sıranın üstüne şekiller çiziyordum. Hiç arkadaş bulamadığımı Ruri'ye söyleyemeyeceğim için üzgündüm. 

Parmaklarını uzun kırmızı saçlarından geçirdi, genellikle yukarı doğru kıvrılan saçları şu an doğal halindeydi. "Luce, ben-"

"Benim adım Lucy, Luce değil." Kollarımı okulun mavi üniformasının açıkta bıraktığı göğsümün altında birleştirdim. "Eğer sana Natsu yerine, Natt deseydim hoşuna gider miydi? Bu senin ismin değil, değil mi?"

"Büyü gücün nedir?" Natsu sormuştu, konuyu değiştirerek.

Natsu, okulda oldukça popüler sayılabilirdi. Hayatı boyunca, ev dersleri alan benim aksime. İlk gün olmasına rağmen, lise çevresindeki söylentilere göre, o bir büyü dahisiydi. Bütün bunları ona Igneel adında bir ejderhanın öğrettiği söyleniyordu. 17 gibi genç bir yaşta Fairy Tail loncasının tüm onur listelerinde vardı ve bunu önemli bir şey olarak görmüyordu. Bunu yapmaktan zevk aldığından şüpheliyim çünkü bunu onda hiç görmedim.

Maalesef ki ablam Mirajane ile Natsu'nun ağabeysi Zeref çok iyi arkadaşlardı.

Yani babam Natsu'nun büyü gücünün üstünlüğünü öğrenince, beni okula kaydetmeleri için para teklif etti. Böylece onun kızı olmaya layık olabilecektim. 

Ve bu Natsu Dragneel'in yanımda oturmasıyla sona erdi. "Neden büyü derslerini gelecek yıla ertelemiyoruz? Bana sadece birkaç ay ver...daha fazla yıldız anahtarı toplamak için." diye sordum sıkılarak. "Ama o zaman bu dersi parayla geçmek zorunda kalırsın. Ve sen bundan nefret edersin." omuzlarını silkti. Kaşını kaldırıp benden gelecek cevabı bekledi. "Tamam." Gülümsedi.

☼ ☼ ☼


You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Apr 23, 2016 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

aishiteru ➵ naluStories to obsess over. Discover now